ASKER MİLLET Üniforma Çıkar, Gönül Bağı Kalır
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Bugün eski askerlerimden birinin böbrek yetmezliği nedeniyle hastanede diyaliz makinesine bağlandığını öğrendim. Hemen telefon ettim, kendisiyle ve kızıyla görüştüm. Kızı, babasının benimle konuşurken ağladığını söyledi.
Bu haber beni derinden duygulandırdı. Çünkü aradan yıllar geçse de askerlikte kurulan gönül bağları kolay kolay kopmaz.
Bundan 44 yıl önce, Ezine'de görev yaparken ağır silah atışları sırasında meydana gelen bir kazada bir çavuşumuz şehit olmuş, iki askerimiz yaralanmıştı. Yaralı askerlerimiz Ankara GATA'ya götürüldü. Ağır yanıkları olan askerimizi izne ayrıldığım dönemde her gün ziyaret ettim. Beni görünce yatağında doğrulmaya çalışmıştı. Ağabeyi, “Komutanım, ben günlerdir başındayım, beni görünce böyle doğrulmadı.” demişti. Ne yazık ki o askerimiz de daha sonra şehit oldu. Aradan geçen yıllara rağmen hâlâ hafızamda.
Bir gün minibüs şoförü, askerlikte bölük komutanının verdiği takdir belgesini gösterdi. Yıllardır cebinde taşıyordu. Bir başka tatbikatta yaşlı bir köylümüz, yıllar önce askerlikte kullandığı makineli tüfeğin künyesini ezbere okudu. Yine bir eylül tatbikatında tarlasına ordugâh kurduğumuz köylümüz, askerler yesin diye bize karpuz getirdi.
Rahmetli babam da dört yıl süren askerlik hayatından kalan, komutanının imzasını taşıyan sertifikayı yıllarca saklamıştı. Terhisinden sonra komutanını ziyarete gittiğinde kapıda karşılanıp kucaklanmıştı. O sertifika ve fotoğrafları bugün Jandarma Müzesi'nde sergileniyor.
Bir başka eski askerim ise yıllar sonra beni arayıp, “Komutanım, beni ve bir arkadaşımı dövmüştün.” dedi. O günleri hatırlayıp gülüştük. Hâlâ görüşürüz.
Bütün bunları kendimi anlatmak için değil, askerlikte kurulan bağların ne kadar güçlü olduğunu göstermek için yazıyorum. Bunlar yalnızca benim yaşadıklarım değil; nice komutanın ve Mehmetçiğin hayatında karşılığı olan hatıralardır.
Bizim askerimiz vatanını sever, milletine bağlıdır. Anasına babasına duyduğu sevgiyi ve saygıyı komutanına da gösterebilir. Çünkü askerlik sadece emir ve komutadan ibaret değildir; aynı zamanda güven, fedakârlık, vefa ve gönül işidir.
Bugün hastanedeki eski askerimin telefon görüşmemiz sırasında ağlaması, bütün bu hatıraları yeniden canlandırdı. Belki de geçmişte birlikte yaşadıklarımızı hatırladı. Bazen bir telefon, bir hatır sorma, “Seni unutmadım.” demek bile bir insanın yüreğine dokunmaya yeter.
Komutanlık yalnızca rütbe taşımak değil, yıllar sonra bile bir askerin gönlünde yer edinebilmektir.
Ne mutlu böyle bir milletin evladı olmaya, ne mutlu bu Mehmetçiğe komutanlık yapma şerefine erişmeye!
Şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi minnetle anıyorum.
Üniforma çıkar, rütbeler geride kalır; ama gönül bağı ömür boyu yaşar.
Yaşasın asker-millet anlayışı!