Azerbaycan ve Türkiye Öz Kardeştir
cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.
Türkiye’de o zaman yürürlükte olan kılık-kıyafet kanununa rağmen; Üniversite’de ‘çalışan, memur ve akademisyene’ başörtüsünü serbest eden naçizane ilk Üniversite idarecisi olarak bu mülakatı vermek istiyoruz. İlave olarak talebesine başörtüsünü hiçbir zaman yasaklamayan tek üniversitenin Boğaziçi Üniversitesi olduğu hakkını da teslim etmek lazım.
Son günlerde ‘Can Azerbaycan’da başörtüsü ile alakalı çıkarılan mevzuat, Türkiye’de sosyal medya üzerinden bazı reaksiyonlara sebep oldu. Azerbaycan’da da fiili itirazların olduğu görüldü.
Türkiye Türkleri ile Azerbaycan Türkleri aynı boydan ve aynı soydandır. Kardeşliği, hiçbir menfaate veya sun’i bir saike bağlı değildir. Çünkü aynı Ata’nın çocuklarıdır. Azerbaycan’ımızın Umumi Lideri Merhum Haydar Aliyev; ‘Bir Millet, İki Devlet’ sözü ile bunu en güzel şekilde tarif etmiştir. Azerbaycan için bir asır, Ulu Türkistan için ise en az iki yüzyıl ağlamıştır. Türkiye, Öz Kardeşleri Azerbaycan ve Ulu Türkistan (Türkmenistan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan)’dan vazgeçmez. Hala esaret altında yaşayan diğer Türk İllerinin de hasretini çekmeye devam eder.
Azerbaycan’ın Türkiye’ye tarihte yaptığı yardımlar, iki ülke arasındaki "tek millet, iki devlet" anlayışının en köklü göstergelerinden biridir. Özellikle Türk Kurtuluş Savaşı ve yakın dönemdeki büyük afetlerde Azerbaycan halkı ve devleti Türkiye’nin yanında yer almıştır:
Azerbaycan Türk’ü en zor şeraitte de Türkiye’yi hiçbir zaman ihmal etmemiştir. Türk İstiklal Mücadelesi ve Harbi müddetince Türkiye’ye 19 bin Osmanlı altını, 1 milyon Fransız frangı, 8 parça petrol poliçesi göndermişlerdir. Yetim Türk çocuklarının tahsil ve tedrisi için 500 yüzlük Osmanlı altınını Komutan Kazım Karabekir Paşa’ya bizzat teslim etmişlerdir. Azerbaycan Hükümeti, hiçbir karşılık beklemeden Anadolu’ya aylık düzenli olarak vagonlar dolusu petrol ve gaz yağını muharebeler boyunca göndermiştir. Hayırsever İş Adamları Hacı Zeynel Abidin Tağıyev ve Şemsi Asadullayev gibi Azerbaycanlı zengin hayırseverler ve halk, Türkiye'deki ihtiyaç sahipleri ve göçzede muhacirlere için kendi servetlerinden yardımlar ulaştırmıştır. 17 Ağustos 1999 Gölcük / Marmara zelzelesinde Azerbaycan, arama-kurtarma ekipleri, sağlık personeli ve insani yardım malzemelerini bölgeye ulaştıran ilk ülkelerden biri olmuştur. 2023 Kahramanmaraş merkezli zelzelesinin ilk gününden itibaren Azerbaycan devleti ve halkı büyük bir seferberlik başlatmıştır. 850 kadar arama-kurtarma, sağlık ve uzman personel deprem bölgesine intikal etmiştir. Uçaklarla ve yüzlerce tırla binlerce çadır, seyyar hastane, jeneratör, ısıtıcı, battaniye, giysi, ilaç ve tonlarca gıda malzemesi Türkiye’ye sevk edilmiştir. Kardeş Azerbaycan halkı sokaklarda ve spor salonlarında günlerce Türkiye için yardım toplamış, Bakü'deki Haydar Aliyev Merkezi'ne devamlı Türk bayrağı gösterilmiştir. Azerbaycan, Nuri Paşasına ve Kafkas İslam Ordusunun Kahramanlarına vefayı da ihmal etmemiştir.
Türkiye, Azerbaycan’ın ve diğer Kardeş Ülkelerin iç işlerine karışmaz. Fakat Azerbaycan’ın veya diğer Kardeşlerimizin ayağına diken batsa, Türkiye’nin yüreğine batmış gibi acı çeker. Türkiye, Azerbaycan’ın veya hiçbir Türk Ülkesinin problem yaşamasına tahammül edemez. Türk Ülkelerinin yeniden bir esarete düşmesi ihtimali halinde kahrolur. Her daim (hemişe) Türk Ülkeleri için titrer. Bu sebeple tarihte hiç esaret yaşamamış bir Türk Ülkesi olarak tecrübelerini Kardeş Ülkelere aktarabilir.
Türkiye’nin 1959 yılında fert başına geliri İtalya ile aynı seviyede idi. Dış menşe’li ve dışardan destekli 1960, 1971, 1980, 1997 darbeleri ve onların cunta veya güdümlü idareleri ile İtalya’nın çok gerisine düşürüldü. Çünkü her defasında Millet ile Devlet karşı karsıya getirildi, kavga ettirildi, birbirine düşman edildi. Türk Milletinin en kıymetli değerlerine tasallut edildi. Vazgeçmeyeceği dinine ve namus olarak gördüğü değerlerine taarruz ve tecavüz edildi. Başörtüsü (eşarp, yemeni, hicab) yasağı da Devlet ile Milleti birbirine düşüren en mühim bir unsurlardan biri olarak kullanıldı. Sonunda Millet galip geldi. Fakat bütün bunlardan Türk Devleti ve Türk Milleti zarar gördü. Enerjisini boşa harcadı. Zaman kaybetti.
Türkiye, tecrübelerini Öz Kardeşlerine aktarmaya mecburdur. Çünkü bugün ABD, Rusya ve Çin; Türk Ülkelerini tekrar kendi aralarında paylaşmak için harekete geçmişlerdir. Bu planın sekretaryasını da İsrail’e vermişlerdir. Bunun için evvela Türkiye’nin içinde olmadığı bir Türk Devletleri tesis etmek istiyorlar. Bunun için Kardeş Türk Devletleri ile Türkiye’nin arasına fitne sokmaya çalışıyorlar. Sonra geçmişte Türkiye’ye yaptıkları gibi Türk Devletlerinde iç karışıklıklar çıkarmak, Devletle Milleti birbirine düşürmek ve Kardeşlerimizi zayıf düşürmeyi planlıyorlar. Ülkelerde zafiyet arttıkça sık sık otorite ve iktidar değişikliğini de hayata geçireceklerdir. Çünkü sık otorite ve iktidar değişikliği Devleti ve Milletin enerjisini tüketmektedir. Nihai olarak da Öz Kardeşlerimizi tekrar esir etmeyi hedefliyorlar. Esir olmanın sonu yok olmaktır.
Emperyalist planın sahiplerinin Türkiye’de de kolları mevcuttur. Bilhassa bazı Körfez Ülkeleri ve İran’dan idare edilen trol- sosyal medya hesapları başörtüsü yasağına karşı çıkma bahanesi ile devamlı Azerbaycan aleyhine hakaretlerle neşriyat yapmaktadır. Bunların Türk Devleti ve Milleti ile alakası yoktur. Her zaman yasaklar istismarı getirir. İstismar ise hem Devlet için, hem de Millet için mühim bir tehdit ve tehlikedir. Yasaklar kalkmadıkça Can Azerbaycan’ımıza düşman olan bütün çevreler istismarı körükler. Biz Öz Kardeşimiz Can Azerbaycan’ımızın Büyük Haçlı planını ve Türk milletini yok etmek için fırsat kollayan emperyalistlerin oyununu, tuzağını, tezgahını; Mektepte feryad eden şehid hanımı başta olmak üzere Asil Azerbaycan Halkına kulak vererek kendi içinde halledeceğine inanıyoruz.