Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi 115 yıllık iklim verisini yapay zeka ile dijital ortama aktarıyor
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, 1911 yılından bu yana tutulan meteorolojik kayıtları yapay zeka destekli yöntemlerle sayısallaştırıyor. İstanbul Üsküdar’daki yerleşkede yürütülen proje ile iklim verilerinin bilimsel araştırmalar ve kamu politikaları için erişilebilir hale getirilmesi hedefleniyor.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Meteoroloji Laboratuvarı, “Meteorolojik Bilimsel Mirasın Korunması” projesi kapsamında 115 yıllık meteorolojik gözlem kayıtlarını dijital ortama aktarma çalışmalarını sürdürüyor. 1911 yılından bu yana kesintisiz tutulan analog veriler, yapay zeka ve veri bilimi teknikleriyle yeniden işlenerek geleceğin iklim analizlerine kazandırılıyor.
Üsküdar’daki Kandilli yerleşkesinde düzenlenen “Kandilli’nin 115 Yıllık İklim Hafızası: 115 Yıllık Gözlemden Geleceğin İklim Verilerine” başlıklı seminerde projenin detayları paylaşıldı. Nisan 2025’te başlatılan çalışmanın yıl sonuna kadar tamamlanmasının planlandığı bildirildi. Proje kapsamında sıcaklık, yağış, basınç, nem, rüzgar ve güneşlenme gibi parametreleri içeren grafik kayıtlar sayısallaştırılıyor.
“Veri yalnızca hava durumunu anlatmaz, yaşamı etkiler”
KRDAE Meteoroloji Laboratuvarı Şefi Ayfer Serap Söğüt, meteorolojik verinin kritik rolüne dikkat çekerek, “Doğru analiz edilen meteorolojik veri, karar süreçlerini yönlendirir ve doğrudan insan yaşamını etkiler.” dedi. Söğüt, “Sıcak hava dalgaları ve ani yağışlar gibi olayların etkisini daha iyi öngörebilmek için büyük veri ve yapay zeka uygulamalarını kullanmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“115 yıllık veri Türkiye’nin iklim hafızasıdır”
Meteoroloji Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürü Atakan Çelebi, uzun dönemli kayıtların önemine vurgu yaparak, “Bu veri seti Türkiye’nin iklim hafızası niteliğindedir.” dedi. Çelebi, “Uzun yıllara yayılan gözlemler sayesinde iklim değişikliğini somut biçimde izleyebiliyoruz.” açıklamasında bulundu.
“Bu kayıtlar toplumun ortak hafızasıdır”
KRDAE Müdürü Prof. Dr. Özer Çinioğlu ise tarihsel meteorolojik gözlemlerin bilimsel değerine dikkat çekerek, “Kandilli’de tutulan uzun süreli kayıtlar yalnızca bir kuruma değil, toplumun ortak hafızasına aittir.” dedi. Çinioğlu, İstanbul’daki ölçümlerde yaşanan kesintilere rağmen Kandilli kayıtlarının sürekliliğinin kritik olduğunu belirtti.
Bilimsel çalışmalara güçlü veri altyapısı
Seminerde yapılan sunumlarda, uzun dönemli ve yüksek zaman çözünürlüklü verilerin iklim değişikliği araştırmalarında temel rol oynadığı vurgulandı. Uzmanlar, “Ekstrem hava olaylarının analizi ve afet risklerinin doğru değerlendirilmesi için bu veriler vazgeçilmezdir.” değerlendirmesinde bulundu.
Sayısallaştırılan veri setlerinin; iklim değişikliği, atmosfer dinamiği ve ekstrem hava olayları üzerine çalışmalara katkı sağlaması bekleniyor. Ayrıca verilerin kamu kurumları ve araştırmacılar için erişilebilir hale getirilmesiyle afet yönetimi, tarım, su yönetimi ve şehir planlaması gibi alanlarda daha etkin karar süreçleri oluşturulması hedefleniyor.
Gençlerden yapay zeka tabanlı projeler
Etkinlik kapsamında Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerinin geliştirdiği projeler de tanıtıldı. Yapay zeka destekli otomatik sayısallaştırma sistemleri, veri analiz platformları ve iklim projeksiyon modelleri katılımcılarla paylaşıldı. Geliştirilen çözümler arasında “doğal dil tabanlı veri sorgulama araçları” ve “uzun vadeli su kaynakları projeksiyon modelleri” öne çıktı.
Kandilli Rasathanesi’nde tutulan meteorolojik kayıtların sayısallaştırılmasıyla Türkiye’de uzun dönemli iklim analizlerinin güçlendirilmesi, ekstrem hava olaylarının tarihsel eğilimlerinin ortaya konması ve meteorolojik mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI