Bu Ülkenin En Büyük Meselesi: Muhalefet Yanılsaması

Bu Ülkenin En Büyük Meselesi: Muhalefet Yanılsaması

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 12, 2026 - 22:18

Herkes tutturmuş bir ekonomi, bir enflasyon, bir geçim derdi… Evet, mutfaktaki yangın inkâr edilemez, doğru. Ancak bu ülkenin asıl felaketi, asıl çaresizliği ne pazardaki fiyattır ne de döviz kurudur. Türkiye’nin en büyük, en derin ve en tehlikeli sorunu; iktidara alternatif olabilecek milli bir muhalefetin yokluğudur!

Siyaset bir denge işidir. Muhalefet yoksa, denetim yoktur. Muhalefet basiretsizse, iktidar konfora kapılır. Bugün yaşadığımız tüm tıkanıklıkların arkasındaki asıl mimar, tam da bu muhalefet boşluğudur.

Peki, bu boşluğun arkasında nasıl bir zihniyet duruyor? Gelin eğri oturup doğru konuşalım. Bugün muhalefet adı altında yürütülen siyasetin bu ülkeye ve millete kattığı tek şey devasa bir hayal kırıklığıdır.

Milli meselelerde omurgalı bir duruş sergileyemeyen, sınır ötesi operasyondan Doğu Akdeniz’deki haklarımıza, savunma sanayiinden terörle mücadeleye kadar her kritik kavşakta bocalayan bir anlayıştan ana muhalefet olabilir mi? Sırf iktidar yaptı diye ülkenin menfaatine olan hamlelere bile kem küm eden, marjinal söylemlerin arasında sıkışıp kalan bir çizgiden "milli bir alternatif" çıkar mı? Çıkmaz, çıkmıyor.

Muhalefet bugün yapıcı bir vizyon koymak yerine, sadece iktidarın hatalarından beslenen bir "şikâyet makamına" dönüşmüştür. Proje yok, gelecek projeksiyonu yok, millete güven veren tek bir adımı yok. Tek bildikleri; "İktidar gitsin de ne olursa olsun." Prensip bu olunca, ortaya koydukları şey siyaset değil, sadece kaba bir karşıtlıktan ibaret kalıyor.

Millet geçim derdiyle, gelecek kaygısıyla boğuşurken; muhalefet saflarında ne yapılıyor dersiniz? Enerjilerini iç iktidar mücadelelerine, koltuk kavgalarına, ayak oyunlarına ve delege hesaplarına harcıyorlar. Kendi bünyesinde birliği, istikrarı ve huzuru sağlayamayan bir yapı, koca ülkeyi yönetmeye talip oluyor. İroni bu kadarla da bitmiyor; toplumun sosyolojisinden, milletin tarihsel hassasiyetlerinden o kadar kopuklar ki, dar kadrocu bir anlayıştan başlarını kaldırıp halkın gerçek sesini duyamıyorlar.

Türkiye’nin en hazin tablosu şudur: Vatandaş mevcut gidişattan dertli olsa bile, kafasını dönüp muhalefete baktığında "Bunlar daha beter eder" korkusuyla olduğu yerde kalıyor. Yani mevcut muhalefet tarzı, izlediği bu akıl dışı siyasetle iktidarın en büyük can simidi, en büyük garantörü haline gelmiştir.

Son sözüm şudur: Yerli ve milli duruşu omurgasına oturtmuş, devletin bekasını tartışma konusu yapmayan, ciddiyet sahibi güçlü bir muhalefet inşa edilmedikçe; bu ülkede ne ekonomi düzelir ne de sistem. Türkiye’nin kaderi, bu muhalefet kifayetsizliğine mahkûm edilemez!

#Siyaset #MuhalefetKrizi