CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “Savunma Hakkı ve Silahların Eşitliği” Soruları

CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı televizyon programındaki açıklamalarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, savunma makamının değerlendirmelerde yer almamasını ve tutuklu–avukat görüşmelerine ilişkin olası düzenlemeleri Anayasa ve AİHS çerçevesinde sordu.

Şubat 15, 2026 - 21:21
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ndan Adalet Bakanı Akın Gürlek’e “Savunma Hakkı ve Silahların Eşitliği” Soruları


CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in katıldığı bir televizyon programında yaptığı değerlendirmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Tanrıkulu, yazılı soru önergesinde, adalet teşkilatına ilişkin açıklamalarda hâkim, savcı ve adalet personeline yer verilirken avukatlık mesleğine değinilmemesini eleştirdi.

Tanrıkulu, “Yargının kurucu unsurlarından biri olan savunma makamının değerlendirmelerde yer almaması, Anayasa’nın 2’nci maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır.” ifadelerini kullandı. Hukuk devletinin yalnızca iddia ve yargı makamlarından ibaret olmadığını belirten Tanrıkulu, savunma makamının da sistemin asli unsuru olduğunu vurguladı.

“Silahların Eşitliği İlkesi Zedelenemez”

Anayasa’nın 36’ncı maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesine atıf yapan Tanrıkulu, adil yargılanma hakkının iddia ve savunma makamlarının eşitliğini zorunlu kıldığını belirtti. Tanrıkulu, AİHM içtihatlarına göre “silahların eşitliği ilkesinin” taraflar arasında tam bir denge gerektirdiğini hatırlatarak, “Savunma makamının tali unsur olarak değerlendirilmesi, adil yargılanma hakkının özüne aykırıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Anayasa Mahkemesi kararlarına da değinen Tanrıkulu, yargılama sürecinde taraflardan birine avantaj sağlayacak kuralların hakkaniyet ilkesini zedeleyeceğini ifade etti.

Tutuklu–Avukat Görüşmeleri Gündemde

Tanrıkulu, Bakan Gürlek’in tutukluların avukatlarıyla görüşmesine ilişkin “düzenleme boşluğu” bulunduğu yönündeki ifadelerini de gündeme getirdi. Avukat–müvekkil görüşmelerinin suç faaliyetleriyle ilişkilendirilebileceği yönündeki açıklamaların AİHS’nin 17’nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Tanrıkulu, “Savunma hakkını kriminalize eden bir yaklaşım, hakkın özünü tahrip edebilir.” ifadelerini kullandı.

AİHS’nin 18’inci maddesine de atıf yapan Tanrıkulu, savunma hakkına yönelik olası sınırlamaların yalnızca meşru amaçlarla ve ölçülülük ilkesi çerçevesinde yapılabileceğini vurguladı.

Yargı Reformu Strateji Belgesi Sorusu

Tanrıkulu, Dördüncü Yargı Reformu Strateji Belgesi (2025-2029) kapsamında savcılar ile avukatlar arasında silahların eşitliği ilkesinin güçlendirilmesine yönelik somut hedeflerin belirlenip belirlenmediğini sordu. “Savunma hakkının güçlendirilmesi hedefi doğrultusunda hangi somut adımlar atılmıştır?” diye soran Tanrıkulu, son üç yılda bu alanda yapılan yasal ve idari düzenlemelerin de açıklanmasını talep etti.

Önergede ayrıca, avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle soruşturma veya kovuşturmaya maruz kalmalarını önlemeye yönelik çalışmaların bulunup bulunmadığı da gündeme getirildi. Tanrıkulu, Bakanlığın, AİHM içtihatlarında geliştirilen “silahların eşitliği” ve “çelişmeli yargılama” ilkelerinin Türk ceza muhakemesi sisteminde tam uygulanmasına yönelik bir çalışması olup olmadığını sordu.

Tanrıkulu, sorularının Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yazılı olarak yanıtlanmasını talep etti.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI