CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu: “Deprem için toplanan kaynakların tam bilançosu açıklansın”
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından vergi artışları, harçlar, bağış kampanyaları ve ek mali yükümlülüklerle yurttaşlardan toplandığı belirtilen kamu kaynaklarının miktarı ve kullanımını sordu. Tanrıkulu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı yanıtlaması istemiyle TBMM’ye iki ayrı soru önergesi verdi; barınma hakkına ilişkin “boş senet”, borçlandırma, faiz yükü ve rezerv alan uygulamalarına dair ayrıntılı açıklama talep etti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremler sonrası yurttaşlardan toplandığı ifade edilen milyarlarca liralık kamu kaynağının akıbeti ile depremzedelerin barınma hakkına yönelik uygulamaları TBMM gündemine taşıdı. Tanrıkulu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yazılı yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi sundu.
Önergelerde; Motorlu Taşıtlar Vergisi ek ödemeleri, KDV ve ÖTV artışları, yurt dışı çıkış harcı artışı, bağış kampanyaları ve diğer mali yükümlülükler üzerinden ne kadar gelir elde edildiği, bu gelirlerin hangi kalemlerden toplandığı, hangi kurumlara aktarıldığı ve nerelerde kullanıldığı ayrıntılı biçimde soruldu. Tanrıkulu, kamuoyu adına şeffaflık vurgusu yaparak, kaynakların kalıcı konut yapımı, altyapı, geçici barınma, sosyal yardımlar ve deprem bölgesindeki harcamalara ne ölçüde yönlendirildiğinin açıklanmasını istedi.
“Barınma hakkı anayasal haktır”
Tanrıkulu, Bakan Kurum’a yönelttiği önergede, deprem sonrası milyonlarca yurttaşın barınma hakkından mahrum kaldığını, yüz binlerce kişinin konteyner kentlerde yaşamaya devam ettiğini belirtti. Aradan geçen üç yıla rağmen depremzedelerin önemli bir bölümünün kalıcı konutlara erişemediğini kaydeden Tanrıkulu, “Barınma hakkı anayasal bir haktır. Afet sonrası barınmanın bir sosyal devlet yükümlülüğü olduğu açıktır. Depremzedelerin borçlandırılması, senet imzalatılması ve mülkiyet haklarının zayıflatılması kabul edilemez bir uygulamadır.” ifadelerini kullandı.
Boş senet, borçlandırma ve rezerv alan soruları
Tanrıkulu’nun önergelerinde, depremzedelere anahtar teslimi öncesinde boş senet imzalatılması, uzun vadeli borçlandırma, faiz yükü getirilmesi, rezerv alan uygulamalarıyla mülkiyet hakkının zedelenmesi ve kiracıların barınma hakkının görmezden gelinmesi iddialarına ilişkin sorular yer aldı. Bakanlığa, boş senet uygulamasının yasal dayanağı, senet imzalatılan depremzede sayısı ve il il dağılımı, konutlar için öngörülen geri ödeme süresi, faiz oranı ve toplam borçlandırma tutarı soruldu.
Tanrıkulu ayrıca, rezerv alan ilan edilen bölgelerde kaç konut ve kaç parsel bulunduğu, mülkiyet hakkı kısıtlanan yurttaş sayısı ve konteyner kentlerde yaşamayı sürdüren yurttaş sayısının il bazında açıklanması talebini de Meclis’e taşıdı. Önergede, senet imzalatma uygulamasının kaldırılması, borçların silinmesi ve konutların koşulsuz, bedelsiz teslimine yönelik bir çalışma olup olmadığı ile depremi kiracı olarak yaşayan yurttaşlara ilişkin kalıcı konut, kira desteği ve barınma politikaları kapsamındaki adımların açıklanması istendi.
“Ayrı fon var mı, denetim yapıldı mı”
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e yöneltilen soru önergesinde ise deprem finansmanı gerekçesiyle toplanan gelirlerin kalem kalem tutarı, toplam miktarın Türk Lirası ve ABD doları cinsinden karşılığı, kaynakların hangi kurum bütçelerine aktarıldığı ve kurum bazlı dağılımı soruldu. Tanrıkulu, harcamaların konut, altyapı, geçici barınma, sosyal yardımlar, sağlık, eğitim, kentsel dönüşüm, borç ödemeleri ve diğer kalemlere göre kullanım dağılımına ilişkin ayrıntılı bilanço istedi.
Önergede, gelirlerin ne kadarının doğrudan deprem bölgesinde kullanıldığı, ne kadarının genel bütçe içinde farklı alanlara aktarıldığı sorulurken, deprem için ayrı bir fon veya hesap oluşturulup oluşturulmadığı, oluşturulduysa hukuki dayanağı ve mevcut bakiyesinin açıklanması talep edildi. Tanrıkulu ayrıca, bu kaynakların kullanımına ilişkin Sayıştay denetimi yapılıp yapılmadığını, raporların kamuoyuna açıklanıp açıklanmadığını ve “deprem gerekçesiyle” toplanan kaynakların amacı dışında kullanılmasını önleyecek özel bir denetim ve şeffaflık mekanizması bulunup bulunmadığını gündeme getirdi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI