CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ndan Belediyelere Yönelik Hukuksuzluk İddialarıyla İlgili TBMM’ye Kapsamlı Soru Önergesi
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, muhalefet partilerince yönetilen belediyelere yönelik kayyım, mali kısıtlama, yargısal süreçler ve idari baskılarla yerel yönetim özerkliğinin zedelendiği iddialarını Meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un yanıtlaması istemiyle çok sayıda başlıkta soru önergesi sundu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, son dönemde belediyelere yönelik uygulamaların Anayasa’ya, hukuk devleti ilkesine ve yerel demokrasiye aykırı olduğu gerekçesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına kapsamlı bir yazılı soru önergesi verdi.
Tanrıkulu, önergesinde Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2’nci, 67’nci ve 127’nci maddelerine ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na atıfta bulunarak, yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin sistematik biçimde daraltıldığını ifade etti. Özellikle muhalefet partilerince yönetilen belediyelerin kayyım tehdidi, mali kuşatma ve ceza soruşturmalarıyla işlevsiz hale getirildiğini vurguladı.
Yasal Düzenlemeler ve Yetki Daralması
Tanrıkulu, belediye şirketleri ve kooperatiflerinde hisse edinimi ve ortaklık işlemlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlanmasının yerel yönetim özerkliğiyle bağdaşıp bağdaşmadığını sordu. Elektrikli scooter denetimlerinin merkezi idareye bırakılması ve belediyelerin yönettiği vakıf mallarının Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilmesinin hukuki gerekçelerini gündeme getirdi.
Mali Kaynaklar ve Ayrımcılık İddiaları
İller Bankası kredileri ve finansman desteklerinde parti aidiyetine göre ayrım yapıldığı iddialarını dile getiren Tanrıkulu, CHP’li belediyelerin kredi ve kaynaklara erişimde engellendiğini savundu. İzmir Körfezi için ayrılan 18 milyon TL’ye karşılık İzmit Körfezi için 900 milyon TL kaynak aktarılmasının gerekçesini sordu.
Kayyım ve Denetim Uygulamaları
Belediye şirketlerine ve belediyeyle çalışan firmalara kayyım atanmasını kolaylaştıran düzenlemeleri eleştiren Tanrıkulu, Devlet Denetleme Kurulu denetçilerinin belediye yöneticilerini doğrudan görevden uzaklaştırma yetkisinin yargı denetimini devre dışı bırakıp bırakmadığını gündeme taşıdı.
Yargı Süreçleri ve Bilirkişi Tartışması
CHP’li belediyelere yönelik soruşturmalarda aynı bilirkişilerin görevlendirilmesinin adil yargılanma hakkını zedelediğini belirten Tanrıkulu, bu durumun siyasi nitelik taşıdığı yönündeki eleştiriler hakkında Bakanlığın değerlendirmesini sordu.
Kredi Onayları, SGK ve İdari Baskılar
Belediyelerin dış kredi başvurularının uzun süre Hazine onayında bekletilmesi, deprem sonrası dönüşüm kredilerinin geciktirilmesi, SGK borçları üzerinden belediyelere baskı uygulanması ve bazı belediyelerin gelir kaynaklarının merkezi idareye devredilmesi önergedeki diğer başlıklar arasında yer aldı.
Hukuk Devleti ve Yerel Demokrasi Vurgusu
Tanrıkulu, yerel yönetimlerin yetkilerinin daraltılmasının seçmen iradesinin fiilen ortadan kaldırılması anlamına geldiği eleştirilerini hatırlatarak, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na aykırı uygulamalar nedeniyle Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerini ihlal edip etmediğini sordu. Bu uygulamaların sona erdirilmesine yönelik bir çalışma olup olmadığına dair açıklama talep etti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI