CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ndan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye 24 Soruluk Denetim Önergesi
CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, 2023–2025 döneminde İçişleri Bakanlığı uygulamalarının tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi sundu. Tanrıkulu, yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’den kolluk yetkileri, insan hakları ihlalleri, kayyum uygulamaları, göç politikaları ve planlanan reformlara ilişkin kapsamlı bilgi istedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından yazılı olarak yanıtlanması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na 24 sorudan oluşan kapsamlı bir soru önergesi verdi. Tanrıkulu, önergesinde İçişleri Bakanlığı’nın kamu düzeni, güvenlik, göç yönetimi ve temel hakların korunması açısından kritik bir kurum olduğunu vurguladı.
Tanrıkulu, önergesinde, “Kamu yönetiminin sürekliliği ilkesi gereği, bakanlıklar kişilere bağlı değil kurumsal yapılardır.” ifadesini kullanarak, önceki dönem uygulamalarının yeni bakanlık döneminde şeffaf biçimde açıklanmasının anayasal bir zorunluluk olduğunu belirtti.
Ali Yerlikaya Dönemi Mercek Altında
Tanrıkulu, 2023–2025 yıllarında görev yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya dönemine ilişkin olarak çıkarılan yönetmelik, genelge, iç düzenleme ve uygulama protokollerinin sayısını sordu. Bu düzenlemelerden kaçının temel hak ve özgürlükleri sınırlandırıcı nitelikte olduğunu da gündeme taşıdı.
Önergede, kolluk kuvvetlerinin uygulamaları da ayrıntılı biçimde yer aldı. Tanrıkulu; GBT uygulamaları, kimlik kontrolleri, üst ve araç aramaları, toplantı ve gösterilere müdahaleler ile sosyal medya paylaşımlarına yönelik işlemler kapsamında kaç işlem yapıldığını sordu. Bu işlemler sonucunda kaç kişinin gözaltına alındığı, tutuklandığı ya da adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığına ilişkin verilerin açıklanmasını istedi.
Kolluk müdahaleleri sonucu yaralanan kişi sayısı ile disiplin soruşturması açılan personel sayısının da kamuoyuyla paylaşılmasını talep eden Tanrıkulu, insan hakları ihlali iddiaları kapsamında Anayasa Mahkemesi, AİHM, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ile Kamu Denetçiliği Kurumu’na yapılan başvuru sayılarını da sordu.
“Tamamlanmayan Reformlar Açıklanmalı”
Tanrıkulu, Yerlikaya döneminde başlatılıp tamamlanamayan projeler ile reform olarak duyurulmasına rağmen hayata geçirilmeyen düzenlemelerin neler olduğunu gündeme getirdi. Hukuki altyapısı hazırlanıp Meclis’e sunulmayan kanun taslaklarının bulunup bulunmadığını da soran Tanrıkulu, AİHM ve ulusal yargı kararları gereği yapılması gereken idari düzenlemelerin akıbetini sordu.
Önergede, “Kolluk denetimi, şeffaflık ve hesap verebilirlik mekanizmaları neden kurulmamıştır?” sorusu da yer aldı. İşkence ve kötü muameleye karşı bağımsız bir denetim mekanizmasının kurulup kurulmadığının açıklanması istendi.
Yeni Dönemde Hangi Reformlar Yapılacak
Tanrıkulu, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin görev dönemine ilişkin planlamaları da gündeme taşıdı. İnsan hakları merkezli güvenlik politikası, demokratik kolluk modeli, şeffaflık ve sivil denetim mekanizmalarına yönelik hangi yapısal reformların hayata geçirileceğini sordu.
Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının fiilen kullanılabilmesi için planlanan düzenlemeleri soran Tanrıkulu, göç politikaları kapsamında geri gönderme merkezleri, sınır dışı işlemleri ve idari gözetim uygulamalarında insan hakları temelli yeni bir yaklaşım geliştirilip geliştirilmeyeceğini de gündeme getirdi.
Kayyum uygulamalarına ilişkin olarak yerel demokrasi ilkesine uygun yeni bir yaklaşım benimsenip benimsenmediğini soran Tanrıkulu, kolluk personeline insan hakları ve orantılı güç kullanımı eğitimlerinin zorunlu hale getirilip getirilmeyeceğini de öğrenmek istedi. İçişleri Bakanlığı bünyesinde bağımsız bir “Kolluk Denetim Kurumu” kurulmasının planlanıp planlanmadığı da sorular arasında yer aldı.
Hukuki ve Kurumsal Sorumluluk Vurgusu
Tanrıkulu, önceki döneme ilişkin hukuka aykırı işlem iddialarıyla ilgili idari ve cezai soruşturmaların başlatılıp başlatılmayacağını sordu. Sayıştay denetimleri sonucunda kamu zararına yol açan uygulamalarla ilgili işlem tesis edilip edilmediğinin açıklanmasını istedi.
İdarenin işlem ve eylemlerinden doğan tazminat davalarının sayısını da soran Tanrıkulu, yeni dönemde “hak temelli kamu yönetimi modeli”nin benimsenip benimsenmediğinin netleştirilmesini talep etti.
Tanrıkulu, önergesinin amacını ise “Bakanlık sürekliliğinin hukuki denetimini sağlamak, kamu yönetiminde şeffaflığı tesis etmek ve demokratik hukuk devleti ilkesini güçlendirmek.” sözleriyle ifade etti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI