CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu’ndan TBMM’ye IŞİD iddiası için 12 soruluk önerge
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, “Irak’a sevk edilen yaklaşık 5.000 IŞİD mensubu arasında 165 Türk vatandaşının bulunduğu” iddialarına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi sundu. Tanrıkulu, resmi sayı, kimlik tespiti yöntemleri, iade süreci, cezaevi planlaması ve Ankara Tren Garı Katliamı davasındaki firari sanıkların durumuna dair ayrıntı istedi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. M. Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yanıtlanması istemiyle TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi. Önergede, basına yansıyan iddialar çerçevesinde Irak’a sevk edilen IŞİD mensupları arasında Türk vatandaşlarının bulunup bulunmadığı ve sürece dair resmi veriler soruldu.
Tanrıkulu, önergede, “Irak Adalet Bakanlığı tarafından, SDG kontrolündeki hapishanelerden Irak’a sevk edilen yaklaşık 5.000 IŞİD mensubu arasında 165 Türk vatandaşının bulunduğunun açıklandığı” bilgisinin kamuoyuna yansıdığını aktardı. Aynı metinde, “diplomatik kaynaklarca bu sayının henüz teyit edilmediğinin ifade edildiği” vurgulandı.
Kimlik Tespiti ve Hukuki Sorunlar
Önergede, kimlik tespit süreçlerinde “pasaport ve resmi belge eksikliği, çifte vatandaşlık ve ‘vatansız’ çocuklar gibi hukuki sorunların bulunduğu” ifadelerine yer verildi. Tanrıkulu, kimlik tespitinde parmak izi, DNA analizi ve biyometrik veri karşılaştırması gibi tekniklerin kullanılıp kullanılmadığını da Bakanlığa yöneltti.
Yakalama Kararları ve 10 Ekim Davası Vurgusu
Tanrıkulu, İçişleri Bakanlığının “Terör Arananlar” listesinde IŞİD üyeliği gerekçesiyle 98 kişi hakkında yakalama kararı bulunduğunu hatırlattı. Bu kişilerden bazılarının 10 Ekim 2015’teki Ankara Tren Garı Katliamı davasında firari sanık konumunda olduğuna dikkat çekilerek, Irak’a sevk edilen kişiler arasında bu dosya kapsamında arananların bulunup bulunmadığı soruldu.
İade, Cezaevi Planlaması ve Şeffaflık Talebi
Önergede, Türk vatandaşı olduğu değerlendirilen kişilerin Türkiye’ye iade sürecinin hangi uluslararası sözleşmeler ve ikili anlaşmalar çerçevesinde yürütüleceği sorulurken, iade sonrası hangi ceza infaz kurumlarında tutulacaklarına ilişkin planlama da gündeme getirildi. Tanrıkulu ayrıca, “yargılama süreçlerinin güvenli ve şeffaf yürütülmesi” için özel bir hazırlık yapılıp yapılmadığının açıklanmasını istedi.
Kadınlar, Çocuklar ve Entegrasyon Mekanizmaları
Tanrıkulu’nun soruları arasında, “suça karışmadığı değerlendirilen kadın ve çocuklar” hakkında işletilecek idari ve sosyal inceleme mekanizmaları ile rehabilitasyon ve topluma entegrasyon için hangi kurumlarla koordinasyon sağlanacağı da yer aldı. Önergede, yabancı uyruklularla evli olanlar bakımından çifte vatandaşlık veya vatansızlık riski taşıyan çocukların hukuki statüsünün nasıl belirleneceği ve bakanlıklar arası bir çalışma yürütülüp yürütülmediği de soruldu.
Tanrıkulu, ayrıca Suriye veya Irak’ta bulunduğu değerlendirilen ve “Terör Arananlar” listesinde yer alan kişilerin iadesi için bugüne kadar kaç resmi girişimde bulunulduğunu ve özellikle Ankara Tren Garı Katliamı başta olmak üzere IŞİD saldırılarının firari sanıklarına ilişkin özel bir diplomatik ve hukuki girişim planı olup olmadığını da Bakanlığa yöneltti. Önergede son olarak, mağdur yakınlarının adalete erişimi ve “cezasızlık algısının önlenmesi” için alınan ya da planlanan tedbirlerin açıklanması istendi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI