CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış: “SGK’nın bilançosu düzeliyor, emeklinin sofrası küçülüyor!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış: “SGK’nın bilançosu düzeliyor, emeklinin sofrası küçülüyor!”

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesine tepki gösterdi. Emekli aylıkları, asgari ücret, kademeli emeklilik, Bağ-Kur prim eşitsizliği, MESEM’deki çocuk ölümleri ve taşeron işçilerin haklarını gündeme taşıyan Kış, Bakan Vedat Işıkhan’a seslenerek sosyal güvenlik sistemindeki mali iyileşmenin vatandaşın yaşam koşullarına neden yansımadığını sordu.

Kasım 4, 2026 - 12:08

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı bütçesine ilişkin konuşmasında, iktidarın sosyal güvenlik ve çalışma hayatına yönelik politikalarını eleştirdi. Emeklilerin alım gücünden asgari ücretlilerin geçim sıkıntısına, kademeli emeklilikten iş güvenliğine kadar birçok başlığı gündeme getiren Kış, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'dan somut düzenlemeler ve uygulama takvimi istedi.

Kış, sosyal güvenlik sisteminin başarısının yalnızca mali göstergeler üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, “SGK’nın mali dengesi iyileşirken emeklinin geçim koşulları neden iyileşmiyor?” sorusunu yöneltti.

“SGK’nın Kasası Güçlenirken Emeklinin Alım Gücü Neden Eriyor?”

Bakanlığın bütçe sunumunda Sosyal Güvenlik Kurumunun gelirlerinin giderlerini karşılama oranının yüzde 88’e ulaşacağının açıklandığını hatırlatan CHP’li Kış, mali dengedeki iyileşmenin emeklilerin yaşam koşullarına yansımadığını savundu.

En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu belirten Kış, yıllarca çalışarak prim ödeyen milyonlarca vatandaşın kira, fatura ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Kış, Bakan Işıkhan’a şu sözlerle seslendi:

“SGK’nın mali dengesi iyileşirken emeklinin geçim koşulları neden iyileşmiyor? Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlar bugün kiralarını, faturalarını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Sosyal güvenlik sisteminin başarısını yalnızca mali tablolarla ölçemeyiz.”

“Çok Prim Ödeyen de Az Prim Ödeyen de Aynı Yoksullukta Buluşuyor”

Emeklilik sistemindeki sorunların yalnızca en düşük aylıkla sınırlı olmadığını vurgulayan Gülcan Kış, aylık bağlama sistemindeki eşitsizliklerin de giderilmesi gerektiğini söyledi.

Yüksek prim ödeyen emeklilerle düşük prim ödeyenler arasındaki aylık farklarının giderek daraldığına dikkat çeken Kış, bu durumun çalışma hayatında prim ödeme ile emeklilik geliri arasındaki bağı zayıflattığını kaydetti.

Bakan Işıkhan’ın Ocak 2027 için ilave düzenleme hazırlığına ilişkin açıklamasını hatırlatan Kış, düzenlemenin kapsamının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

“Bu düzenleme kaç emekliyi kapsayacak? En düşük emekli aylığı ne kadar olacak? Aylık bağlama sistemindeki eşitsizlikler giderilecek mi? Daha fazla prim ödeyenin emeğinin karşılığını alamadığı bir sistemde emeklilik adaletinden nasıl söz edeceğiz?”

“Enflasyon Rakamları Arasındaki Farkı Emeklinin Cebinden mi Kapatacaksınız?”

Konuşmasında Ekim 2026 enflasyon verilerine de değinen Kış, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) tarafından açıklanan oranlar arasındaki farklılığı gündeme taşıdı.

TÜİK’in yıllık enflasyonu yüzde 29,77, ENAG’ın ise yüzde 45,12 olarak hesapladığını belirten Kış, iki veri arasındaki 15,35 puanlık farkın ücret ve emekli aylığı artışları bakımından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Kış, enflasyon verilerinin doğrudan milyonlarca çalışanın ve emeklinin gelirini etkilediğine işaret ederek şunları söyledi:

“Bu fark basit bir istatistik tartışması değildir. Ücret ve aylık artışlarında kullanılan verilerle vatandaşın karşılaştığı hayat pahalılığı arasındaki ilişkinin sorgulanmasını gerektiriyor. Emeklinin ve çalışanın alım gücünü korumak için enflasyon farkının ötesinde hangi refah düzenlemelerini yapacaksınız?”

“28 Bin Liralık Asgari Ücretle Hangi Hayatın Hesabını Yaptınız?”

Asgari ücretlilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıları da Komisyon gündemine taşıyan Gülcan Kış, 28 bin 75 liralık asgari ücretin barınma, beslenme ve ulaşım gibi temel giderler karşısındaki yeterliliğini sorguladı.

Yeni asgari ücretin belirlenmesinde çalışanların gerçek yaşam maliyetlerinin dikkate alınması gerektiğini belirten Kış, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:

“Bir çalışanın bu ücretle barınma, beslenme ve ulaşım giderlerini nasıl karşılayacağını hangi hesapla açıklıyorsunuz? Yeni asgari ücrette gerçek yaşam maliyetini esas alacak mısınız?”

Kademeli Emeklilik, Bağ-Kur ve Staj Mağdurları İçin Düzenleme Çağrısı

Emeklilikte çözüm bekleyen kesimlerin taleplerine de değinen CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, özellikle 8 Eylül 1999 öncesinde ve sonrasında sigortalı olan vatandaşlar arasında oluşan emeklilik koşulu farklılıklarına dikkat çekti.

Kademeli emeklilik konusunda bir etki analizi yapılıp yapılmadığını soran Kış, hükümetin bu alanda herhangi bir yasal düzenleme hazırlığı bulunup bulunmadığının açıklanmasını istedi.

Bağ-Kur sigortalılarının emeklilik için gerekli prim gün sayısının 9 binden 7 bin 200’e düşürülmesi yönündeki vaatlerin henüz hayata geçirilmediğini belirten Kış, esnafın beklentilerine karşılık verilmesi gerektiğini söyledi.

Kış, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:

“Esnafımıza verilen 7 bin 200 prim günü sözü ne zaman tutulacak? Bu düzenlemenin 2027 bütçesinde mali karşılığı hesaplandı mı?”

Staj ve çıraklık dönemlerinde sigortalı olmalarına rağmen bu süreleri emeklilik başlangıcı olarak kabul edilmeyen vatandaşların yaşadığı sorunları da gündeme getiren Kış, Bakanlıktan çözüm önerilerini açıklamasını istedi.

“17 Yaşındaki Halil İbrahim İlk İş Gününde Öldü, O İşyeri Denetlenmiş miydi?”

Gülcan Kış’ın konuşmasında öne çıkan başlıklardan biri de Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) kapsamında çalıştırılan çocukların iş kazalarında yaşamını yitirmesi oldu.

Gaziantep’te MESEM kapsamında çalışmaya başladığı ilk gün bir inşaatta hayatını kaybeden 17 yaşındaki Halil İbrahim Yağız’ın ölümünü hatırlatan Kış, iş sağlığı ve güvenliği denetimlerinin etkinliğini sorguladı.

Bakan Işıkhan’ın sunumunda 11 bin 39 işyerinin denetlendiğini ve 190 işyerinde hayati tehlike nedeniyle işin durdurulduğunu açıkladığını belirten Kış, denetim sayılarının tek başına yeterli bir başarı göstergesi olmadığını vurguladı.

Kış, çocukların çalıştırıldığı işletmelerdeki denetim süreçlerinin açıklığa kavuşturulmasını isteyerek şu soruları yöneltti:

“Halil İbrahim’in çalıştığı işyeri denetlenmiş miydi? MESEM öğrencilerinin çalıştırıldığı işletmelerde kaç denetim yapıldı? Ölümle sonuçlanan iş kazalarının yaşandığı işyerlerinden kaçı daha önce denetlenmişti?”

İş güvenliği politikalarında denetimlerin sonuçlarına odaklanılması gerektiğini belirten Kış, “Denetimin başarısı yalnızca ziyaret sayısıyla değil, önlenen ölümlerle ve giderilen risklerle değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Taşeron İşçiler Yıllardır Kadro Bekliyor”

Kamu kurumlarında görev yapan taşeron işçilerin yaşadığı sorunlara da değinen Gülcan Kış, Karayolları, hastaneler ve diğer kamu kurumlarında çalışanların kadro, ücret, fazla mesai ve sendikal haklar konusundaki taleplerini gündeme getirdi.

Taşeron işçilerin uzun süredir eşit özlük hakları beklediğini belirten Kış, Bakanlığın bu konuda hangi düzenlemeleri yapmayı planladığını sordu.

TBMM’de görev yapan milletvekili danışmanlarının iş sonu tazminatı sorununa da dikkat çeken Kış, Meclis çalışanlarının haklarının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.

Kış, Bakan Işıkhan’a şu sözlerle seslendi:

“Bizimle birlikte Mecliste gece gündüz mesai harcayan danışman arkadaşlarımızın da iş sonu tazminatı hakkının bulunmadığını biliyor musunuz Sayın Bakan? Bu sorunun çözümüne katkı sağlayacak mısınız?”

“2,4 Trilyonluk Bütçede Rakamlar Büyüyor, Vatandaşın Payına Neden Hep Beklemek Düşüyor?”

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2027 yılı için yaklaşık 2,4 trilyon liralık bütçe teklif ettiğini hatırlatan Gülcan Kış, bütçenin büyüklüğünden çok vatandaşların yaşam koşullarına sağlayacağı katkının önemli olduğunu söyledi.

Emeklilerin geçim sıkıntısı, çalışanların alım gücü kaybı, iş kazalarında yaşanan ölümler, esnafın emeklilik beklentileri ve taşeron işçilerin haklarının aynı bütçe çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Kış, açıklanan mali hedeflerin sosyal haklarla desteklenmesini istedi.

Bakan Işıkhan’dan emeklilik sistemi, ücret politikaları, iş güvenliği ve çalışan haklarına ilişkin somut adımların takvimini açıklamasını talep eden Kış, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Bu bütçenin başarısı, yalnızca SGK’nın bilançosunda değil; emeklinin sofrasında, işçinin güvenliğinde, esnafın geleceğinde ve çalışanların haklarında görülmelidir. Bu sorunlar için somut düzenleme ve takvimlerinizi öğrenmek istiyoruz.”