İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez: Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik’in Fon İşlemleri Araştırılsın

İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez: Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik’in Fon İşlemleri Araştırılsın

İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Op. Dr. Turhan Çömez, Türkiye Sigorta ile Türkiye Hayat ve Emeklilik’in kamuoyunda “fon vurgunu” olarak anılan soruşturmayla bağlantılarının araştırılması amacıyla TBMM Başkanlığına Meclis araştırması önergesi sundu. İYİ Parti, 3 Kasım 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulunda görüşülmek üzere gündeme getireceği grup önerisiyle olası kaynak aktarımlarının, yönetim ve denetim sorumluluklarının, kamu zararının ve yatırımcıların hak kayıplarının araştırılmasını talep etti.

Kasım 3, 2026 - 16:14

İYİ Parti, Türkiye Sigorta AŞ ve Türkiye Hayat ve Emeklilik AŞ'nin sermaye piyasalarında yürütülen fon soruşturmasıyla ilişkilerinin araştırılması için Türkiye Büyük Millet Meclisinde harekete geçti. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Op. Dr. Turhan Çömez tarafından TBMM Başkanlığına sunulan araştırma önergesinin, 3 Kasım 2026 Salı günü İYİ Parti Grubunun önerisi olarak Genel Kurul gündemine taşınması öngörülüyor.

Araştırma önergesinde, Türkiye Varlık Fonu portföyünde bulunan iki şirketin kaynaklarının nasıl yönetildiği, fonlara yönelik işlemlerde hangi risklerin üstlenildiği, olası kaynak aktarımları ve yöneticilerin sorumluluklarının incelenmesi istendi.

“Şirket Kaynaklarının Hangi Kararlarla Özel Fonlara Yönlendirildiği Açıklığa Kavuşturulmalıdır”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, TBMM Başkanlığına sunduğu önergede şu ifadelere yer verdi:

“Kamuoyunda ‘fon vurgunu’ olarak anılan sermaye piyasası işlemleri hakkında yürütülen soruşturma, Türkiye Varlık Fonu portföyündeki Türkiye Sigorta AŞ ile Türkiye Hayat ve Emeklilik AŞ’nin kaynaklarının yönetilmesine ilişkin ciddi soruları gündeme getirmiştir.”

Çömez, araştırılması gereken hususları şöyle sıraladı:

“Şirket kaynaklarının hangi kararlarla özel fonlara yönlendirildiği, borçlanma araçları ve ödünç menkul kıymet işlemlerinde hangi risklerin üstlenildiği açıklığa kavuşturulmalıdır. Yöneticilerin kişisel menfaat sağladığı iddiaları ile şirketlerin uğradığı veya maruz kaldığı mali kayıplar, birbirleriyle bağlantıları da araştırılarak incelenmelidir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Yönetim ve Denetim Sorumluluğuna İlişkin Sorular

Araştırma önergesinde, Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ'nin yönetim kurulu başkanlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yürüttüğü hatırlatıldı.

Çömez, bu nedenle incelemenin yalnızca şirketlerin mevcut yöneticileriyle sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:

“Türkiye Varlık Fonu Yönetimi AŞ’nin yönetim kurulu başkanlığını Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan yürütmektedir. Bu nedenle araştırma, şirketlerin eski yöneticileriyle sınırlı tutulmamalıdır.”

Önergede, şirket yönetimlerinden ana hissedara ve Türkiye Varlık Fonu yönetimine uzanan karar, raporlama ve gözetim süreçlerinin incelenmesi gerektiği vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın söz konusu işlemler ve riskler hakkında bilgilendirilip bilgilendirilmediğinin belirlenmesi istendi. Bilgilendirme yapılmışsa bunun zamanı, kapsamı ve alınan tedbirlerin; yapılmamışsa denetim sistemindeki eksikliklerin araştırılması talep edildi.

Türkiye Sigorta'nın 16,3 Milyar Liralık Karşılığı Gündeme Taşındı

Araştırma önergesinin gerekçe bölümünde, Türkiye Sigorta'nın 30 Eylül 2026 tarihli taslak finansal tablolarına ilişkin 30 Ekim 2026 tarihli şirket açıklamasını aktaran kaynaklara yer verildi.

Önergede, toplam 16 milyar 339 milyon 546 bin 449 liralık karşılık bulunduğu, bunun 15 milyar 631 milyon 728 bin 459 lirasının ek karşılıklardan, 707 milyon 817 bin 990 lirasının ise daha önce ayrılmış karşılıklardan oluştuğu belirtildi.

Bu tutarların niteliğinin, fon soruşturmasıyla olası bağlantılarının ve şirketin mali yapısına etkilerinin araştırılması gerektiği ifade edildi.

“Devlet İç Borçlanma Senetlerinin Kime, Hangi Sözleşmeyle Verildiği Belirlenmelidir”

Önergede, şirket kaynaklarının kullanımına ilişkin işlemlerin ayrıntılı biçimde incelenmesi istendi.

“Devlet iç borçlanma senetlerinin kime, hangi sözleşmeyle, hangi teminatla ve kimin onayıyla ödünç verildiği belirlenmelidir. Vadesinde iade edilmeyen kıymetlerin akıbeti araştırılmalıdır.”

Çömez, riskli ihraççıların seçimi, yatırım limitleri ve karşı taraf yoğunlaşmasının da araştırma kapsamında değerlendirilmesini talep etti.

Söz konusu işlemlerle fon soruşturması arasındaki bağlantıların her işlem özelinde ortaya konulması gerektiği kaydedildi.

Tera Portföy ve 1,5–2 Milyar Liralık Yatırım İddiası

Meclis araştırması önergesinde, Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik'in Tera Portföy ile ilişkilerine yönelik basına yansıyan iddialara da yer verildi.

Önergede, eski genel müdür Taha Çakmak'ın beyanına atıf yapılan haberlerde, iki şirketin Tera Portföy'ün TLY kodlu fonuna toplam 1,5–2 milyar lira yatırım yaptığı bilgisinin bulunduğu aktarıldı.

Aynı haberlerde, bu tutarın büyük bölümünün çekildiği, Türkiye Hayat ve Emeklilik'in yaklaşık 100 milyon lirasının ise fonda kaldığı iddiasına yer verildiği belirtildi.

Önergede, kamuoyuna yansıyan bu bilgilerin doğruluğunun araştırılması gerektiği ifade edildi.

Türkiye Hayat ve Emeklilik'in gerçekleştirdiği alımların tarihleri, tutarları, satışları ve tahsilatlarının hesap bazında belirlenmesi talep edildi.

Ayrıca şirketin kendi portföyü ile bireysel emeklilik katılımcılarının fon varlıklarının ayrı ayrı incelenmesi ve katılımcı fonlarıyla bağlantı bulunup bulunmadığının araştırılması istendi.

Yöneticilerin Kişisel Kazanç Sağladığı İddiaları Araştırılsın

Araştırma önergesinde, şirket yöneticilerine ilişkin basına yansıyan iddialar da gündeme getirildi.

Önergede, eski genel müdür Taha Çakmak'ın şirket kaynaklarını Tera fonlarına yönlendirmesi karşılığında 1 milyon dolar aldığı yönündeki iddialara yer verildi.

Kaynak aktarımı için Granitürk hisselerinin alınmasının şart koşulduğu ve hisse işlemlerinden kişisel kazanç sağlandığı iddialarının da araştırılması talep edildi.

Çömez'in önergesinde, Taha Çakmak ile Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer'in soruşturma kapsamında tutuklandıklarına ilişkin basın haberleri hatırlatıldı.

Kurumsal yatırım kararları ile yöneticilerin kişisel işlemlerinin tarihlerinin karşılaştırılması, fon tercihleri, hisse alımları, komisyonlar ve para transferleri arasındaki olası bağlantıların incelenmesi istendi.

“Görev ve Yetki Dağılımı Ortaya Çıkarılmalıdır”

Araştırma önergesinde, şirketlerin yönetim kurulu ve yatırım komitesi kararları, risk raporları, iç denetim bulguları ve ana hissedara gönderilen yazıların incelenmesi gerektiği vurgulandı.

Çömez, görev ve yetki dağılımının belirlenmesi gerektiğine işaret ederek şu soruların yanıtlanmasını istedi:

“Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan bilgilendirildiyse, hangi tarihte hangi tedbirler alınmıştır? Bilgilendirilmediyse, şirket yönetimleri, ana hissedar ve TVF arasındaki raporlama sistemi neden işlememiştir?”

Önergede ayrıca Türkiye Varlık Fonu yönetimine ve yönetim kurulu başkanına sunulan raporların tarihleri, kapsamları ve sonuçlarının belirlenmesi istendi.

Uyarıların saklanıp saklanmadığı, eksik aktarılıp aktarılmadığı veya gereğinin yapılmadan bırakılıp bırakılmadığının da araştırılması gerektiği kaydedildi.

SPK ve SEDDK'nin Denetim Süreçleri İncelensin

Meclis araştırması önergesinde, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (SEDDK) denetim ve müdahale süreçlerinin de incelenmesi talep edildi.

Önergede, kurumların olası ihlal iddiaları karşısında ne zaman harekete geçtiğinin, denetim ve müdahalelerin yeterliliğinin ve kurumsal işleyişteki eksikliklerin ortaya çıkarılması gerektiği belirtildi.

Mevcut bir ihlal iddiası hakkında ceza yargılamasının nerede sonuçlanacağından bağımsız olarak, kurumsal işleyişteki eksikliklerin ve bunları giderecek düzenlemelerin belirlenmesi istendi.

“Sigorta ve Emeklilik Kurumları Vatandaşların Geleceğine İlişkin Güvencesinin Parçasıdır”

Çömez'in araştırma önergesinde, yaşanan belirsizliklerin yalnızca şirket bilançolarıyla sınırlı olmadığına dikkat çekildi.

“Sigorta ve emeklilik kurumları, vatandaşların geleceğine ilişkin güvencesinin parçasıdır. Bu kurumların kaynaklarına yönelik iddialar, yalnızca bilanço tartışması olarak görülemez.”

Önergede, söz konusu belirsizliklerin sigortalıların, emeklilik katılımcılarının, çalışanların ve yatırımcıların kurumlara duyduğu güveni zedeleyebileceği belirtildi.

Araştırma sonunda tahsil edilebilir alacakların, kalıcı kayıpların ve olası kamu yükünün ayrı ayrı hesaplanması gerektiği ifade edildi.

Sigorta yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve katılımcı haklarının korunması bakımından alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi talep edildi.

“Kamu Güveninin Yeniden Tesis Edilmesi Hesap Verme Yükümlülüğünü Gerektirir”

İYİ Parti Grup Başkanvekili Op. Dr. Turhan Çömez, önergesinde kamu güveninin korunması için sorumlulukların bütün yönetim ve denetim kademeleri bakımından araştırılması gerektiğini vurguladı.

“Kamu güveninin yeniden tesis edilmesi, hesap verme yükümlülüğünün yalnızca alt düzey görevlilerle sınırlandırılmamasını gerektirir. İşlemi yapan, onaylayan, gözeten ve denetleyen bütün kademelerin sorumlulukları, somut belgeler temelinde açıklığa kavuşturulmalıdır.”

Çömez, Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat ve Emeklilik'in soruşturma konusu fonlarla ilişkilerinin, kaynak aktarımlarının ve yatırım işlemlerinin araştırılması, olası şirket ve kamu zararının hesaplanması ve yatırımcı haklarının korunması amacıyla Anayasa'nın 98'inci, TBMM İçtüzüğü'nün 104'üncü ve 105'inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını talep etti.

İYİ Parti Grubunun, söz konusu araştırma talebini 3 Kasım 2026 Salı günü TBMM Genel Kurulunda grup önerisi olarak gündeme getirmesi planlanıyor.