AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat: “Hedefimiz Akan Kanın Durması, Anaların Gözyaşı Dökmemesi”

AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat: “Hedefimiz Akan Kanın Durması, Anaların Gözyaşı Dökmemesi”

AK Parti Erzurum Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Abdurrahim Fırat, CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı’ya Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verdiği özel röportajda Terörsüz Türkiye sürecini, yeni anayasa çalışmalarını, Erzurum’daki yatırımları ve Antalya’da düzenlenmesi planlanan COP31 İklim Zirvesi’ni değerlendirdi. Fırat, terörle mücadelede yeni bir döneme girildiğini belirterek toplumsal uzlaşma, ekonomik kalkınma ve kardeşlik mesajları verdi. Erzurum'un ulaşım, sanayi, turizm ve hayvancılık yatırımlarına ilişkin rakamları paylaşan Fırat, yeni anayasa konusunda iktidar ve muhalefete ortak çalışma çağrısında bulundu.

Kasım 2, 2026 - 19:20
Kasım 2, 2026 - 19:53

AK Parti Erzurum Milletvekili ve TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Abdurrahim Fırat, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı'nın sorularını yanıtladı. Fırat, Terörsüz Türkiye sürecinden yeni anayasa çalışmalarına, Erzurum'daki yatırımlardan Antalya COP31 İklim Zirvesi'ne kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin tarihî bir dönemden geçtiğini ifade eden Fırat, değişen uluslararası dengelerde Türkiye'nin konumuna dikkat çekerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen çalışmaları değerlendirdi.

“Terörsüz Türkiye Gerçekten Yüzyılın Projesi”

Terörsüz Türkiye sürecini değerlendiren AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, Türkiye'nin kırk yılı aşkın süredir terör nedeniyle ekonomik, sosyal ve insani kayıplar yaşadığını belirtti.

Fırat, sürecin tarihî önemine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye önemli bir kavşaktan geçiyor. Dünya önemli bir kavşaktan geçiyor. Hepimizin bildiği yerleşmiş kurumların, anlayışların ve bakış açılarının tamamen değiştiği bir dönemdeyiz. Tarihsel bir ana tanıklık ediyoruz. Türkiye de bölgesinde lider bir ülke olarak dünyada sözü dinlenen bir liderin öncülüğünde tarihsel yerini almak için gereken çabayı gösteriyor.”

Terörsüz Türkiye hedefinin yalnızca güvenlik boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Fırat, şöyle konuştu:

“Terörsüz Türkiye projesi gerçekten yüzyılın projesi. Ülkemizde kırk yılı aşan terörden dolayı ciddi kayıplarımız oldu. Ekonomik olarak oldu, sosyal olarak oldu, can kayıplarımız oldu. Bunların sonlandırılması, Türkiye'de bin yıllık kardeşlik hukukunun tekrar yeşertilmesi, birlik ve beraberliğimizin güçlendirilmesi anlamında yaklaşık iki yıldır bir süreç devam ediyor.”

“Aralık Ayına Kadar Silah Bırakmanın Teyit Edilmesini Bekliyoruz”

Terör örgütünün silah bırakması ve örgüt mensuplarının topluma yeniden kazandırılmasına ilişkin beklentilerini paylaşan Fırat, TBMM'deki çalışmalara ve bölgesel gelişmelere değindi.

Fırat, ağustos ayında parlamentoda 467 milletvekilinin katılımıyla güçlü bir adım atıldığını ifade ederek sürecin Suriye ve Irak boyutlarının bulunduğunu kaydetti.

Özellikle Suriye'de örgütün Suriye hükümetiyle anlaşması, Irak'ın Şengal ve Büyük Zap bölgelerindeki silahlı unsurların faaliyetlerini sonlandırması ve silahların teslim edilmesi konularına dikkat çeken Fırat, beklentisini şu sözlerle aktardı:

“Beklentimiz ve umudumuz odur ki aralık ayına kadar, yasada da yer aldığı gibi, Millî Güvenlik Kurulu tarafından örgütün silahlarını bıraktığı teyit edildikten sonra geri dönüşlerin başlatılması, örgüte katılan kişilerin topluma tekrar kazandırılmasıyla ilgili süreç inşallah devam edecektir.”

Fırat, silah bırakma sürecinin tamamlanmasının ardından toplumsal bütünleşmeye yönelik adımların gündeme gelmesini beklediklerini dile getirdi.

VİDEO: Abdurrahim Fırat, Terörsüz Türkiye sürecini, silah bırakma aşamasını ve aralık ayına ilişkin beklentilerini anlattı.

“Bölgede Ciddi Bir Beklenti ve Umut Var”

CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı'nın Terörsüz Türkiye sürecinin sahadaki yansımalarına ilişkin sorusunu yanıtlayan Fırat, Tunceli, Bingöl, Muş, Elazığ, Erzurum ve Diyarbakır'da vatandaşlarla bir araya geldiğini anlattı.

Bölge ziyaretlerinde farklı toplumsal kesimlerin görüşlerini dinlediklerini belirten Fırat, şunları söyledi:

“Terörsüz Türkiye buluşmaları kapsamında Tunceli'ye gittim. Bingöl, Muş, Elazığ, Erzurum ve Diyarbakır'ı ziyaret ettik. Bu bölgeleri gezdiğimizde insanlarımızın Terörsüz Türkiye ile ilgili çok ciddi bir beklentisi olduğunu gördük. Bölgede ciddi bir umut var. Özellikle her kesimde umutlar var.”

Ziyaretlerde şehit aileleri ve gazilerle de görüştüklerini kaydeden Fırat, sürecin yürütülmesinde bu kesimlerin hassasiyetlerinin önem taşıdığını vurguladı.

“Biz gittiğimiz her yerde şehit ailelerimizi ve gazilerimizi de ziyaret ediyoruz. Sürecin onların aleyhine bir olumsuzluk geliştirmeyeceğini hep dile getiriyoruz. Şehit ailelerimizden ve gazilerimizden de şunu dinledik: 'Evet, bizim evlatlarımız şehit oldu, gazi oldu ama başka kimseler vefat etmesin, gazi olmasın.' Çok ciddi bir destek var.”

Bölgede kırk yılı aşan çatışmalı sürecin toplumsal güven üzerinde etkiler bıraktığını ifade eden Fırat, farklı siyasi kesimlerdeki tereddütlere de değindi.

“Tabii ki kırk yıllık bir çatışma döneminden geçen bölgede ister istemez bir güvensizlik var. Özellikle DEM tabanında ve bizim tabanımızda, iki tarafta da belirli bir güvensizlik var. Ama zaman geçtikçe aslında bu güvensizlik duygusunun boşa çıktığını, sürecin çok sağlıklı ve güzel bir şekilde yürüdüğünü hepimiz görmekteyiz.”

Türkiye'deki Türkler, Kürtler ve Araplar arasındaki tarihî birlikteliğe dikkat çeken Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Benim beklentim ve umudum odur ki en kısa zamanda bu sorunun artık Türkiye'nin gündemine bir daha gelmeyecek şekilde çözülmesidir. Türkiye'de zaten Kürtler, Türkler ve Araplar arasında bin yıllık bir kardeşlik hukuku var. Bu kadar yoğun terörün olduğu bir ortamda bile bu kardeşlik hukukuna en ufak bir zarar getirilmedi. Bundan sonra da toplumsal yapımızdaki eksiklikleri gidererek ilerleyeceğimize inancım tam.”

VİDEO: Fırat, bölge ziyaretlerini, şehit aileleri ve gazilerle görüşmelerini, vatandaşların beklentilerini değerlendirdi.

“Erzurum Yeniden Tarihî ve Stratejik Konumuna Kavuşacak”

Röportajın Erzurum'a ilişkin bölümünde ulaşım, sanayi, turizm, hayvancılık ve istihdam yatırımlarını değerlendiren Fırat, kentin tarihî ticaret yollarındaki önemine dikkat çekti.

Erzurum'un Osmanlı döneminde önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Fırat, Süveyş Kanalı'nın açılması ve ticaret güzergâhlarının değişmesiyle şehrin ekonomik açıdan ivme kaybettiğini ifade etti.

“Erzurum gerçekten Doğu'nun incisidir. Osmanlı döneminde önemli şehirlerden biriydi. Tarihsel süreç içerisinde, özellikle Süveyş Kanalı'nın açılmasından sonra İpek Yolu'ndaki ticaret yollarının değişmesiyle Erzurum tarihsel anlamda bir ivme kaybına uğradı. Şehrimizin bugün yaklaşık 730-740 bin nüfusu var. Erzurum dışında yaşayan yaklaşık 1 milyon 800 bin Erzurumlu bulunuyor.”

Erzurum'un yeniden ekonomik ve ticari bir merkez hâline gelmesi için milletvekilleri, yerel yönetimler ve ilgili bakanlıklarla çalışmalar yürüttüklerini belirten Fırat, Zengezur Koridoru, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Projesi'nin kentin geleceği açısından önemli olduğunu söyledi.

“Zengezur Koridoru dediğimiz, özellikle Orta Koridor olarak ifade ettiğimiz Çin'den Londra'ya uzanan hat ve Kalkınma Yolu gibi projelerin geliştiği bir dönemdeyiz. Bu yollar ve yapılar tamamlandıktan sonra Erzurum yeniden jeopolitik önemini kazanacak ve yükselecektir.”

“Kırık Tüneli'nde Gerçekleşme Oranı Yüzde 85”

Erzurum ile Karadeniz arasındaki ulaşım yatırımlarına ilişkin bilgi veren Fırat, Dallıkavak Tüneli'nin açılışının gerçekleştirildiğini, Kırık Tüneli'ndeki çalışmaların ise sürdüğünü ifade etti.

“Kısa süre önce Dallıkavak Tüneli'nin açılışını yaptık. Şu anda Kırık Tüneli'nde yüzde 85 oranında bir gerçekleşme söz konusu. Burası da tamamlandıktan sonra Erzurum ile Rize arasındaki mesafe 192 kilometre olacak.”

Rize İyidere'deki liman projesine değinen Fırat, limanın tamamlanmasıyla Erzurum'un ticaret ve lojistik açısından yeni fırsatlar elde etmesini beklediklerini dile getirdi.

“Erzurum'dan Zengezur Koridoru, Orta Koridor ve Kalkınma Yolu üzerinden gelecek yüklerin Rize İyidere'de devam eden limana ulaştırılması söz konusu. Limanın hizmete alınmasıyla Erzurum'un geçmişte İpek Yolu ve Baharat Yolu üzerindeki güçlü stratejik konumuna yeniden dönmesini ve tekrar nüfus almasını bekliyoruz.”

“İkinci Organize Sanayi Bölgesi 8 Bin Kişiye İstihdam Sağlayacak”

Erzurum'un sanayi alanındaki yatırımlarını değerlendiren Fırat, İkinci Organize Sanayi Bölgesi'nin faaliyete geçirildiğini açıkladı.

“Erzurum'da İkinci Organize Sanayi Bölgesi'ni faaliyete geçirdik. Yaklaşık 10 işletmemiz başladı ve işletme ruhsatını aldı. 58 firmamızla ilgili süreç devam ediyor. Burası tamamlandıktan sonra 8 bine yakın bir istihdam sağlanacak.”

Organize sanayi bölgeleri ile İyidere Limanı arasındaki bağlantının ekonomik önemine dikkat çeken Fırat, yeni ulaşım güzergâhlarının Erzurum'da üretim ve yatırım kapasitesini artırmasını beklediklerini kaydetti.

VİDEO: Zengezur Koridoru, Kırık Tüneli, İyidere Limanı ve Erzurum'da 8 bin kişilik istihdam hedefi.

“Erzurum'a Yaklaşık 210 Milyar Liralık Devlet Yatırımı Yapıldı”

AK Parti iktidarları döneminde Erzurum'da önemli altyapı ve kamu yatırımlarının gerçekleştirildiğini söyleyen Fırat, şehirdeki çalışmaların farklı alanlarda devam ettiğini belirtti.

“Erzurum'da AK Parti iktidarı döneminde çok ciddi yatırımlar yapıldı. Yaklaşık 210 milyar liralık devlet yatırımı söz konusu. Erzurum Büyükşehir Belediyemizin ilimizde yaptığı altyapı ve su yatırımları var. Şehrimizin iki ila üç milyon nüfusa yetecek altyapısı ve temiz su kapasitesi bulunuyor.”

Kentsel dönüşüm çalışmalarına da değinen Fırat, tarihî alanların yeniden görünür hâle getirildiğini ifade etti.

“Erzurum'da çok iyi bir şekilde kentsel dönüşüm yaptık. Tarihî alanları tekrar gün yüzüne çıkardık. Şehrimizin altyapı, yerleşim ve yaşam alanları açısından önemli imkânları bulunuyor.”

“20 Bin Kişilik Yeni Stadyum Yapılıyor”

Erzurum'da spor altyapısı ve turizm yatırımlarının sürdüğünü açıklayan Fırat, yapımı devam eden stadyum projesine ilişkin bilgi verdi.

“Erzurum'da şu anda yeni stadyumumuzun yapımı devam ediyor. Yaklaşık 5 milyar 800 milyon lira bedelle 20 bin kişilik bir stadyumumuz ve 5 bin kişilik bir yüzme havuzumuz söz konusu.”

Erzurum'un kış turizmindeki potansiyeline dikkat çeken Fırat, Palandöken ve Konaklı kayak tesisleri ile atlama kulelerinin şehrin turizm altyapısında önemli yer tuttuğunu kaydetti.

“Erzurum bir turizm kenti. Kış turizmine yönelik çok ciddi yatırımlarımız var. Atlama kulelerimiz, Palandöken'deki kayak tesislerimiz ve Konaklı kayak tesislerimizle şehrimizin turizm alanındaki imkânlarını geliştirmeye devam ediyoruz.”

“Hayvancılık ve Tarım Destekleriyle Köye Dönüşü Teşvik Ediyoruz”

Erzurum'un hayvancılık potansiyeline değinen Fırat, tarım ve hayvancılık yatırımlarının istihdam açısından önem taşıdığını ifade etti.

“Erzurum'da hayvancılık anlamında çok ciddi yatırımlarımız var. İkinci besi organize sanayi bölgesini kuruyoruz. Büyükbaş ve küçükbaş hayvan teşviklerimiz, Tarım Bakanlığımızın destekleri var.”

Köye dönüşlerin teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Fırat, barınma, hayvancılık ve tarımsal üretim alanlarında sağlanan desteklerden yararlanılması çağrısında bulundu.

“Köye dönüşlerde özellikle ev yapımında, hayvan desteğinde ve tarımsal destekler noktasında hükümetimizin, AK Parti'mizin çok ciddi destekleri var. İnsanlarımızı bu desteklerden faydalanarak Erzurum'a, hayvancılık yapmaya, turizm alanlarında çalışmaya veya yatırım yapmaya davet ediyoruz.”

“Batıya Göç Anlayışının Artık Değişmesi Gerekiyor”

Erzurum'dan büyükşehirlere yaşanan göçü değerlendiren Fırat, kentin sunduğu imkânların daha fazla dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“Ben sorunu biraz da insanların batıya, batılı şehirlere göç etme anlayışında görüyorum. Bu anlayışın, bu mantalitenin artık değişmesi gerekiyor. Çünkü Ankara, İstanbul ve İzmir gibi şehirlerde insanların yaşayabileceği alanlar, altyapı ve su kaynakları bakımından ciddi sorunlar var.”

Vatandaşların Erzurum gibi kentlere yeniden yöneleceğine inandığını dile getiren Fırat, şöyle devam etti:

“Ben inanıyorum ki yakın zamanda insanlarımız günde dört beş saatlerini trafikte geçireceğine, yüksek kira bedelleri ödeyeceğine, altyapısı sağlam ve istihdam olanakları bulunan Erzurum gibi Doğu ve Güneydoğu'daki şehirlerimize tekrar döneceklerdir.”

Fırat, Erzurum'a dönmek, üretim yapmak veya yatırım gerçekleştirmek isteyen vatandaşlara destek vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.

VİDEO: Erzurum'a yapılan yatırımlar, yeni stadyum, hayvancılık destekleri ve tersine göç çağrısı.

“Türkiye Sivil ve Demokratik Bir Anayasayı Hak Ediyor”

TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Av. Abdurrahim Fırat, röportajda yeni anayasa çalışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin demokratik gelişiminin yeni bir anayasa ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten Fırat, 1961 ve 1982 anayasalarının askerî müdahale dönemlerinde hazırlandığını hatırlattı.

“Türkiye'nin demokratikleşmede geldiği standartlar ve ülkemizdeki gelişimin sonucu olarak yeni bir anayasayı gerçekten hak ediyoruz. Yirmi sekizinci dönem parlamentomuz yüzde 95'in üzerinde temsil gücü olan bir parlamento. Sivil, demokratik, tamamen kendi parlamentomuzun imkânlarıyla oluşabilecek bir anayasa yapmamız gerekir.”

1982 Anayasası'nda birçok değişiklik yapıldığını ancak anayasanın hazırlanış koşullarının değişmediğini belirten Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“1982 Anayasası'nda çok ciddi değişiklikler oldu. Bunların önemli bir bölümü bizim dönemimizde gerçekleşti. Fakat anayasanın ruhu ve dibacesi 12 Eylül'ün bir ürünü. Darbe ürünü bir anayasayla Türkiye'nin yönetilmesi hiçbirimize yakışmıyor.”

“İktidar ve Muhalefet Ortak Noktada Buluşmalı”

Yeni anayasa hazırlanırken siyasi partilerin uzlaşmasının önemine işaret eden Fırat, toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.

“İktidar ve muhalefetin müşterek noktalarda bir araya gelerek kısa, özlü, demokratik, sivil siyaseti ön planda tutan ve sivil toplum örgütlerine değer veren bir anayasa yapması gerekiyor. Biz de Anayasa Komisyonu olarak böyle bir toplumsal mutabakatla anayasa yapmayı isteriz.”

Anayasa değişikliği için TBMM'de gerekli oy sayılarına da değinen Fırat, halkın desteğini alacak bir metin hazırlanmasının önemini vurguladı.

“Biliyorsunuz, anayasa değişiklikleri için 360 oy gerekiyor. 360 oyla referanduma gidilmesi gerekiyor, 400 ve üzerindeki oyla referandumsuz anayasa değişikliği yapılabiliyor. Ama her hâlükârda vatandaşımızın da desteğini alacak bir anayasa yapmamız lazım.”

“AK Parti Olarak Yeni Anayasa Çalışmalarına Hazırız”

AK Parti'nin yeni anayasa konusundaki yaklaşımını değerlendiren Fırat, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde çalışmalara hazır olduklarını belirtti.

“Bu konuda biz AK Parti olarak, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatlarıyla hazırız. Meclis Başkanımız Numan Kurtulmuş'un da daha önce anayasayla ilgili gayret ve çabası olmuştu. Bu dönemde yeniden böyle bir gayret içerisinde olacağız.”

Fırat, siyasi partilerin önceki dönemlerde hazırladığı metinlerin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Daha önce ciddi bir birikim var. Yirmi altıncı ve yirmi yedinci dönemlerde her siyasi partinin hazırladığı anayasa taslakları var. Elimizde ciddi metinler bulunuyor. Önemli olan bu metinler arasında bir uzlaşma noktası sağlamak.”

Türkiye'nin uluslararası alandaki konumunun da demokratik ve çoğulcu bir anayasa ihtiyacını güçlendirdiğini söyleyen Fırat, çalışmaların sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.

VİDEO: TBMM Anayasa Komisyonu Üyesi Abdurrahim Fırat, yeni anayasa hazırlıklarını, 360 ve 400 oy eşiklerini, referandumu ve siyasi uzlaşma arayışlarını anlattı.

“COP31 İklim Zirvesi Dünya İçin Önemli Bir Buluşma Olacak”

CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı'nın Antalya'da düzenlenmesi planlanan COP31 İklim Zirvesi'ne ilişkin sorusunu yanıtlayan Fırat, organizasyonun Türkiye'nin uluslararası alandaki konumu açısından önem taşıdığını belirtti.

“Antalya'da harika bir organizasyon var. COP31 gerçekten çok önemli bir zirve. Emine Erdoğan'ın öncülük yaptığı bir yaklaşım ve Murat Kurum'un başkanlığında çok ciddi bir katılımla dünyanın en büyük zirvelerinden birisini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”

Türkiye'nin uluslararası organizasyon düzenleme kapasitesine dikkat çeken Fırat, iklim değişikliğiyle mücadelede ülkelerin ortak hareket etmesinin gerektiğini vurguladı.

“Türkiye gibi bir ülkenin bu kadar büyük bir organizasyonu yapabilmesi önemli. İkincisi de dünya ülkelerinin Türkiye'nin öncülüğünde iklim değişikliğiyle ilgili bir zirvede bir araya getirilmesi çok önemli.”

İklim değişikliğinin etkilerinin dünya genelinde hissedildiğini belirten Fırat, zirvenin çözüm önerilerinin tartışılması bakımından önemli bir fırsat oluşturacağını dile getirdi.

“Hepimiz televizyonlarımızı açtığımız zaman olağanüstü yağışların, olağanüstü iklim koşullarının yaşandığı bir dönemde olduğumuzu görüyoruz. İnsanlık kendi eliyle yaşadığı dünyayı tehlikeli bir hâle getirdi. Buna yönelik nasıl çözümler üretilebilir, neler yapılabilir, bunları konuşabilmek ve ardından aksiyon alabilmek adına çok önemli bir zirve.”

Fırat, COP31'de Türkiye ve dünya için yararlı kararların alınmasını beklediklerini söyledi.

VİDEO: Fırat, Antalya COP31 İklim Zirvesi'nin önemini ve Türkiye'nin uluslararası organizasyonlardaki rolünü değerlendirdi.

“Herkes İyilik ve Barış Adına Konuşsun”

Röportajın sonunda Erzurumlulara ve Türkiye genelindeki vatandaşlara mesaj veren AK Parti Erzurum Milletvekili Av. Abdurrahim Fırat, toplumsal birlik ve beraberliğin korunması gerektiğini vurguladı.

Erzurum milletvekilleri olarak vatandaşların taleplerini takip ettiklerini ifade eden Fırat, ülke genelindeki sorunlarla da yakından ilgilendiklerini belirtti.

“Erzurumlu hemşerilerimize selam ve saygılarımı iletiyorum. Biz Erzurum milletvekilleri olarak Erzurum adına vatandaşlarımızın hizmetine amadeyiz. Yine bir Türkiye milletvekili olarak Türkiye'nin bütün problemleriyle yakından ilgiliyiz. Bizim dönemimiz, yirmi sekizinci dönem, Türkiye'de iz bırakan bir dönem gibi gözüküyor.”

Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirten Fırat, farklı toplumsal kesimlerin haklarının güvence altında olduğu bir anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“Benim özellikle hemşerilerime ve vatandaşlarıma mesajım şu: Önemli bir dönemden geçiyoruz. Herkes iyilik ve barış adına konuşsun. Bin yıllık kardeşliğe yakışır toplumsal bir mutabakatla herkes hakkından emin olsun. Kardeş kardeşinin hakkından emin olsun, komşu komşusunun hakkından emin olsun.”

Fırat, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin beklentisini ise şu sözlerle dile getirdi:

“Hepimizin hedefi akan kanın durması, anaların gözyaşı dökmemesi. Birlik ve beraberlik içerisinde Türkiye Yüzyılı başlasın. Türkiye Yüzyılı'nda herkes kendisini bu ülkeye ait hissetsin. Birlik, beraberlik ve kardeşliğimizi artıralım.”

Anadolu'nun tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını hatırlatan Fırat, açıklamalarını şu ifadelerle tamamladı:

“Bu ülke, bu topraklar binlerce medeniyete ev sahipliği yaptı. Kardeşliği, birliği ve beraberliği en güzel yansıtan Anadolu coğrafyasındayız. Bu birlik daim ve devamlı olsun. Allah yar ve yardımcımız olsun.”

VİDEO: Abdurrahim Fırat'tan Erzurumlulara ve Türkiye'ye birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajı.