YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre: “Emir Sarıgül’ün İddialarının Hepsi Yalan, Belgelerle Çürütüyoruz”

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre: “Emir Sarıgül’ün İddialarının Hepsi Yalan, Belgelerle Çürütüyoruz”

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, MYK toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında Emir Sarıgül’ün savcılığa verdiği ek ifadede yer alan iddiaları reddetti. Parti otobüsünün kiralama faturalarını ve Mustafa Sarıgül’ün üyelik kaydının sona erdiğine ilişkin belgeyi basın mensuplarıyla paylaşan Emre, “Bu iftiralara karşı yasal yollara başvuracağız.” dedi. Emre, ekonomik sorunlardan belediye meclislerindeki gelişmelere, askerî hastanelerden Avrupa Birliği ile ticarete kadar gündemdeki birçok başlığı değerlendirdi.

Kasım 2, 2026 - 17:27

YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından düzenlediği basın toplantısında, Emir Sarıgül’ün savcılığa verdiği ek ifadede YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında dile getirdiği iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Parti otobüsünün kiralama faturalarını ve Mustafa Sarıgül’ün parti üyeliğinin sona erdiğine ilişkin belgeyi gösteren Emre, iddialar hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı.

Zeynel Emre, basın toplantısında YENİ Parti’nin saha çalışmalarını, iktidarın ekonomi politikalarını, fon soruşturmasına ilişkin iddiaları, belediye meclislerindeki gelişmeleri ve parti içi seçim hazırlıklarını da değerlendirdi.

“Milletimiz YENİ Parti’yi Bağrına Basıyor”

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla İstanbul Kadıköy’de düzenlenen yürüyüşe katıldığını hatırlatan Emre, etkinlikte yoğun bir kalabalığın bulunduğunu söyledi.

Emre, Balıkesir ziyaretinde de benzer bir ilgiyle karşılaştıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Dikkat ettiyseniz, geçtiğimiz hafta Genel Başkanımız 29 Ekim'de İstanbul'da, Kadıköy'de milyonlarla birlikte bir yürüyüş gerçekleştirdi. Bu, belki de bugüne kadar görülmüş en büyük kalabalıklardan birinin katıldığı, en büyük 29 Ekim gece yürüyüşlerinden biri oldu.”

Partiye yönelik ilgiden memnuniyet duyduklarını ifade eden Emre, “Biz gittiğimiz her yerde şunu görüyoruz: Milletimiz YENİ Parti'yi bağrına basıyor, sahipleniyor. Partimize yoğun bir katılım sürüyor.” dedi.

“AK Parti Yöneticileri Sahada Protestolarla Karşılaşıyor”

AK Parti yöneticilerinin vatandaşlardan tepki gördüğünü öne süren Emre, AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş'ın Kayseri'de protesto edildiğini söyledi.

Emre, “Kendileri yandaşlarla birlikte Lale Devri'ni yaşarken halkın sorunlarına, çektiği ıstıraplara ve acılara gözünüzü, gönlünüzü kapatırsanız sahada göreceğiniz tablo bundan farklı olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

Fon Soruşturması Üzerinden İktidara Eleştiri

Kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasına değinen Emre, olayın örgütlü suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Soruşturmada bazı kamu yöneticilerinin isimlerinin geçtiğini ileri süren Emre, fon işlemlerinde denetim sorumluluğu bulunan kurumların da araştırılması gerektiğini belirtti.

Emre, soruşturma kapsamında gözaltına alındığını söylediği Borsa İstanbul yöneticisine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Peki, örgütün üyelerinden birinin Enes Ergün Korkmaz olduğu bir ortamda bu örgütün lideri kimdir? Bu örgütü kim kurmuştur? Kurucusu kimdir?”

Söz konusu kişinin 29 Eylül'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirildiğini belirttiği fon toplantısında yer aldığını öne süren Emre, “O kadar iç içe geçmiş bir yapı var ki... Şimdi bu vurgunda başlıca sorumlular kimler? Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Borsa İstanbul. Ama en büyük kusurlu da Adalet ve Kalkınma Partisi'dir.” dedi.

“2 Bin 137 X Hesabına Erişim Engeli Getirildi”

İfade Özgürlüğü Derneğinin verilerine atıfta bulunan Emre, sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerini eleştirdi.

Emre, “Eylül ve ekim aylarında toplam 2.137 X hesabına erişim engeli getirilmiş. Sadece ekim ayında 795 hesap. Ekim ayında kapatılan bu hesapların toplam takipçi sayısı ise 21 milyon 500 bin.” ifadelerini kullandı.

Erişim engellerinin kamuoyundaki tartışmaları ortadan kaldırmayacağını savunan Emre, fon soruşturmasının Türkiye'nin her bölgesinde konuşulmaya devam edeceğini söyledi.

“Dört Kişilik Ailenin Yoksulluk Sınırı 123 Bin 856 Lira”

Türkiye'deki ekonomik koşulları değerlendiren Emre, TÜRK-İŞ'in Ekim 2026 araştırmasında yer aldığını belirttiği rakamları paylaştı.

Emre, “Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38.024 TL'ye yükselmiş. Gıda harcamasının yanına giyim, konut, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu temel ihtiyaçları da koyduğunuzda, dört kişilik bir ailenin asgari düzeyde yaşayabilmesi için 123.856 TL gelire ihtiyacı var.” dedi.

Emekli ve asgari ücretlilerin gelirlerinin temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu savunan Emre, Türkiye'de yaklaşık 16 milyon emekli bulunduğunu, 5,5 milyon emeklinin ise en düşük emekli aylığını aldığını ifade etti.

Emre, “Şimdi bu ücretleri ve sayıları hesaba katıp aileleri de düşündüğünüzde, Türkiye'nin yarısından fazlası açlıkla boğuşuyor; yoksulluk sınırının çok altında yaşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İktidarın emeklilere ilişkin açıklamalarını da eleştiren Emre, “Yatağa aç giren milyonlarca vatandaş, emekli var. Hâlâ hiç sıkılmadan 'Emekliler bizim başımızın tacı.' diyebiliyorlar.” diye konuştu.

“Elektrik Faturaları Üzerinden Gizli Zam Yapılıyor”

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun elektrik tüketim sınırına ilişkin kararını değerlendiren Emre, düzenlemenin milyonlarca konut abonesinin faturasında artışa neden olacağını savundu.

Yıllık tüketim sınırının 4 bin kilovatsaatten 3 bin kilovatsaate düşürülmesine ilişkin karara değinen Emre, yaklaşık 6,5 milyon abonenin düzenlemeden etkilenebileceğini ileri sürdü.

Emre, “Yani siz, daha vatandaşın cebine beş kuruş girmeden, bir cebine girecek parayı öbür cebinden alıyorsunuz.” dedi.

Emekli aylıklarına yönelik taleplerini de açıklayan Emre, “Bir emekli maaşı ilk etapta en az asgari ücret kadar olmalı. Devam eden süreçte de asgari ücret artırılmalı ve emekli maaşı bir buçuk asgari ücret seviyesine çekilmelidir.” ifadelerini kullandı.

“Butlan Kararı Sonrasında AK Parti ile İş Birliği Yapılıyor”

YENİ Parti'nin kuruluş sürecine ve CHP'deki butlan kararına ilişkin tartışmalara değinen Emre, bazı belediye meclisi seçimlerinde AK Parti ile mevcut CHP yönetimi arasında iş birliği yapıldığını iddia etti.

İzmir Menderes, Mersin Yenişehir ve Mezitli ile Adana Çukurova'daki belediye meclisi oylamalarını örnek gösteren Emre, son tur seçimlerde oy tercihlerinin değiştiğini ileri sürdü.

Emre, “İlk üç turdaki oylamada herkes kendi partisine oy veriyor. Biz öndeyiz. Dördüncü tur oylamaya gelindiğinde her nasılsa butlan, Cumhur İttifakı'nın oylarını alıyor ve belediye başkan vekilliğini kazanmış oluyor.” dedi.

Özgür Özel'in geçmiş açıklamalarının CHP'nin internet sitesinden kaldırıldığını da öne süren Emre, “Saray, butlanla ittifakına devam etsin; biz milletimizle ittifak yapıp yolumuzda yürümeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

“Askerî Hastanelerin Kapatılması Yanlıştı”

Türkiye'nin savunma kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emre, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından askerî hastanelerin kapatılmasını eleştirdi.

Askerî hekimliğin uzmanlık gerektiren ayrı bir alan olduğunu belirten Emre, “Suç varsa kişilere aittir. Onları da bulup yargılarsınız. Ancak kurumları kapatamazsınız.” dedi.

Emre, “Bugün NATO'nun en büyük ikinci ordusuyuz. Askerî hastanesi olmayan NATO ülkeleri arasında tekiz. Burada bir yanlış yapılmıştı. Bu yanlıştan bir an evvel dönülmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

Avrupa'ya Taşımacılık Yapan Tır Şoförlerinin Sorunları

Avrupa Birliği'nin ticaret politikaları ve Türk nakliyecilerin yaşadığı vize sorunlarına değinen Emre, Schengen bölgesindeki kalış süresi uygulamalarının kara yolu taşımacılığını olumsuz etkilediğini belirtti.

Emre, “Şu an Avrupa'yla ticaretimizin yüzde 40'ı kara yoluyla yapılıyor. Yine geçtiğimiz günlerde yüzlerce tır şoförünün kontak kapatıp protesto ettiğini gördük.” dedi.

Türk nakliyecilerin turist vizelerine uygulanan kalış süresi sınırlamaları nedeniyle mağduriyet yaşadığını savunan Emre, “Ticaret Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının doğru bir koordinasyon sağlayarak bu soruna çözüm bulması gerekmektedir.” çağrısında bulundu.

YENİ Parti'de 81 İlde Genel Başkanlık Seçimi

Parti içi demokrasi çalışmalarına ilişkin bilgi veren Emre, genel başkanlık seçimi için üyelerin sandık başına gideceğini açıkladı.

Emre, “Bu hafta sonu da 81 ilde, 3 bini aşan sandık bölgesinde, pazar sabah saat 08.00'den akşam 19.00'a kadar genel başkanlık seçimi için üyelerimiz oy kullanacak. 5 Kasım'a kadar üye olan herkes genel başkanlık seçiminde oy kullanabilecek.” dedi.

Partinin hedefinin iktidar olmak olduğunu belirten Emre, “Adını milletin koyduğu, bütçesini milletin belirlediği YENİ Parti'nin iktidara yürümek ve milletin umutlarını boşa çıkarmamak dışında hiçbir hedefi yoktur.” ifadelerini kullandı.

“Emir Sarıgül'ün İddiaları Akıl Dışı”

Basın toplantısının önemli bölümünü Emir Sarıgül'ün savcılık ifadesindeki iddialara ayıran Emre, söz konusu ifadede YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e para verildiği yönünde anlatımlar bulunduğunu söyledi.

Emre, Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül'ün ek ifadesinde, bir miktar paranın atkıların bulunduğu paket içerisinde Özel'e ulaştırıldığı yönünde iddiada bulunduğunu aktardı.

Bu anlatımın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunan Emre, şu ifadeleri kullandı:

“Saçmalığa bakar mısınız? Efendim, babası sözüm ona genel başkanımıza para vermiş; kendisi iki tane atkı almış. Ağustos ayında da kim kime atkı alır? O da ayrı bir tartışma konusu. Çünkü bahsettiği ay ağustos ayı.”

Söz konusu paketin yemek sonrasında Özel'in aracına bırakıldığı iddiasını da reddeden Emre, yemekte çok sayıda kişinin ve güvenlik görevlisinin bulunduğunu belirtti.

“Genel Başkanın Aracına Paket Koymaya Polisler İzin Verir mi?”

Emre, Özgür Özel'in bulunduğu ortamlarda güvenlik önlemlerinin uygulandığını, koruma görevlilerinin giriş ve çıkışları kayıt altına aldığını söyledi.

İddiaların güvenlik uygulamalarıyla bağdaşmadığını savunan Emre, “Genel başkanımızın yemekte olduğu, 20'den fazla insanın ve korumaların bulunduğu, korumaların sürekli ceride tuttuğu, gelen gideni yazdığı bir ortamda, kimse görmeden yemek çıkışında arabasına bu paketi koyabilmişler.” dedi.

Emre, açıklamasını şöyle sürdürdü:

“Ya değerli arkadaşlar, genel başkanın aracına yaklaşıp bir paket koymaya polisler izin verir mi? Yani bu sizin aklınıza yatıyor mu?”

İddiaların yargı mercilerine taşınacağını açıklayan Emre, “Saçma sapan iddialar. Suç duyurusunda bulunacağız elbette. Bu iftiralara karşı yasal yollara başvuracağız.” ifadelerini kullandı.

Hukukta hayatın olağan akışına uygunluk ilkesine dikkat çeken Emre, “En az 20 kişi, en az beş araba. Hiç kimse görmeyecek, hiçbir kamera çekmeyecek; bir kutuyu götürüp arabaya koyacaksınız. Akıl dışı iddialar bunlar, değerli arkadaşlar.” dedi.

“Parti Otobüsünü Satın Alma Opsiyonuyla Kiraladık”

Emir Sarıgül'ün ifadesinde parti otobüsünün alımı ve ses sistemine ilişkin iddialar bulunduğunu belirten Emre, bu iddialara karşı otobüsün kiralama faturalarını basın mensuplarına gösterdi.

Partinin kuruluş aşamasında mali işlemlerin yasal çerçevede yürütülmesine önem verdiklerini ifade eden Emre, bağış yapmak isteyenlere önce partinin resmî kuruluşunun ve banka hesaplarının açılmasının beklenmesi gerektiğini söylediklerini aktardı.

Emre, “Partiyi yasal olarak kuralım, hesabımızı açalım. O yasal sınırlar içerisinde ne kadar para yatırılabiliyorsa, yapabildiğiniz kadar yapın. Biz ne harcama yapacaksak ondan sonra yapalım.” dediklerini belirtti.

Otobüsün satın alınmadığını, satın alma opsiyonlu kiralama yöntemiyle temin edildiğini açıklayan Emre, şu ifadeleri kullandı:

“Bakın, bu da bizim otobüsü aldığımız döneme ait iki aylık fatura. Biz otobüsü satın alma opsiyonuyla kiraladık. Bir yıllık kira sözleşmesi yaptık. Sonunda da satın alma imkânımız var.”

“Otobüse Ses Sistemi Yaptırmadık, Fatura Burada”

Emre, otobüsün ses sisteminin parti tarafından yaptırıldığı iddiasını da reddetti.

Kiralanan aracın ses sistemiyle birlikte teslim edildiğini belirten Emre, “İçine yaptırdığımız bir ses sistemi yok. Çünkü firma bize bunu böyle kiraladı. Biz ses sistemi falan yaptırmış değiliz yani. Alıştılar bu tür yalanlara. Öyle devam ediyorlar. Fatura burada.” dedi.

İddiaların belgelerle çürütüldüğünü savunan Emre, “Şimdi, iddianın biri bu. Bakın, çürüdü. Öteki de kış gününde atkı almış, ağustosta! Bari birazcık kafanızı çalıştırın da kumpası kurarken insanları ikna edecek şekilde yapmaya çalışın.” ifadelerini kullandı.

“Mustafa Sarıgül'ün Partiyle İlişiği Aynı Gün Kesildi”

Mustafa Sarıgül'ün YENİ Parti'den ayrılma sürecine ilişkin tartışmalara da yanıt veren Emre, Sarıgül'ün hakkındaki iddialar nedeniyle parti yönetimine istifa talebini ilettiğini söyledi.

Emre, “Mustafa Sarıgül, hakkındaki iddiaların yoğunluğu ortaya çıkınca yönetime kendisi başvurdu ve partiye zarar vermemek adına istifa etmek istediğini söyledi. Biz de bunu olumlu karşıladık.” dedi.

Sarıgül'ün parti üyeliğinin sona ermediği yönündeki iddiaları reddeden Emre, üyelik kaydına ilişkin belgeyi de gösterdi.

Emre, “Ben burada açıklama yaptığımız gün, 'Bizim partimizle ilişiği kalmamıştır.' dediğim gün, burada ne yazıyor? 'Üyeliğin son bulması.' Bak, o da burada. Aynı gün!” ifadelerini kullandı.

Sarıgül'ün daha sonra yeniden istifa açıklaması yapmak zorunda kaldığını belirten Emre, “Biz, ne kadar kumpas kurmaya çalışırlarsa çalışsınlar, her türlü yalanı ve iftirayı çürütmeye devam edeceğiz.” dedi.

“İBB Meclisinde Üye Sayımız 115'i Geçti”

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde, DEM Parti'nin İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisindeki bazı üyelerin kendi partisine geçeceğine ilişkin açıklaması da gündeme geldi.

Emre, YENİ Parti'nin bazı belediyelerde meclis çoğunluğunun Cumhur İttifakı'na geçmemesi için üyelerine başlangıçta parti değiştirme çağrısı yapmadığını söyledi.

Emre, “Bazı belediyelerde, belediye başkanlıklarında ve belediye meclislerinde dengeyi gözeterek, sorumluluk gereği Cumhur İttifakı'nın gerisine düşmemek amacıyla şu anda çağrı yapmıyoruz, dedik.” ifadelerini kullandı.

İstanbul İttifakı kapsamında seçilen DEM Parti'ye yakın üyelerin kendi partilerine geçişini olağan karşıladıklarını belirten Emre, “Bildiğim kadarıyla bizdeki meclis üyesi sayısı 115'i geçti. Dolayısıyla biz YENİ Parti'ye geçmişken, DEM Parti'ye gönül veren kişilerin de butlanda kalmasını zaten beklemiyorduk.” dedi.

“Olası İBB Seçiminde İstanbul İttifakı'na Sahip Çıkılmalı”

İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisinde olası bir başkan vekili seçimine ilişkin soruyu da yanıtlayan Emre, muhalefet partilerinin seçim koşullarına göre birlikte hareket etmesi gerektiğini belirtti.

Emre, “Tekrardan yeni bir kumpasla karşılaşırsak, bir daha seçim olursa, ben o gün İstanbul İttifakı kapsamında bizim listelerimizden seçilen arkadaşların o ittifaka sahip çıkacaklarını düşünüyorum.” dedi.

Gelecekteki gelişmelerin bugünden kesin biçimde öngörülemeyeceğini ifade eden Emre, “Umarım öyle bir durumla, yeni bir kumpasla karşılaşmayız. Ama karşılaşırsak, o günkü koşullarda herkesin Türkiye İttifakı'na, İstanbul İttifakı'na sahip çıkması gerekir.” diye konuştu.

“Türkiye'nin Önceliği 100 İl ve 1000 İlçe Değil”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 100 il ve 1000 ilçe önerisine ilişkin soruyu yanıtlayan Emre, Türkiye'nin öncelikli sorunlarının ekonomi, güvenlik ve yoksulluk olduğunu savundu.

Emre, “Türkiye'nin önceliği bu mu desek, Türkiye'nin önceliği bu değil. Önce Türkiye'nin mevcut il ve ilçelerde güvenliği sağlaması, o şehirlerde refahı artırması, ekonomiyi düzeltmesi, bu ülkedeki yoksulun ve emeklinin hâlini düşünmesi gerekiyor.” dedi.

Emre, “Sürekli bir anlatı, bir hikâye üzerinden vatandaşın karnını doyuramazsınız. Vatandaşın somut problemlerinin çözülmesine ihtiyaç var.” ifadelerini kullandı.

“Butlan Kararı Muhalefete Kurulmuş Bir Kumpastır”

Yargıtay'dan beklenen karar ve CHP'nin internet sitesindeki değişikliklere ilişkin soruyu da değerlendiren Emre, butlan kararının siyasi sonuçlar doğurmak amacıyla kullanıldığını öne sürdü.

Emre, “Bunun bir kumpas olduğunu, butlan kararının muhalefete, bize kurulmuş bir kumpas olduğunu söyledik. Asıl amaç, ülkedeki siyasetin tamamen rayından çıkarılması ve seçme-seçilme meselesinin göstermelik hâle geldiği bir Türkiye inşa edilmesiydi.” dedi.

YENİ Parti'nin kuruluş sürecindeki kamuoyu araştırmalarına değinen Emre, “Butlan kararı geldiği gün, elimize ulaşan araştırmalara göre oyumuz yüzde 35'ti. Şimdi dikkat ederseniz, oradaki oy yüzde bir, bir buçuklarda, bilemediniz ikilerde çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

“Sarıgül'ü Siyasete Özgür Özel Kazandırmadı”

Mustafa Sarıgül'ün siyasi geçmişine de değinen Emre, Sarıgül'ün daha önceki CHP yönetimi döneminde partiye yeniden kabul edildiğini ve çeşitli seçimlerde aday gösterildiğini hatırlattı.

Emre, “Sarıgül gibi bir ismi kimse tanımıyordu da Sayın Özgür Özel topluma mal etmiş gibi bir anlayış var. Hâlbuki kendisi önceki yönetim tarafından başarılı bulunmuş. Daha önce ihraç edilen Sarıgül'ü partiye almış, büyükşehir adayı göstermiş, devamında milletvekili adayı göstermiş.” dedi.

Sarıgül'ün son seçimli kurultayda Özgür Özel'i destekleyen tarafta bulunmadığını belirten Emre, daha sonra YENİ Parti'ye katıldığını söyledi.

Emre, “Hakkındaki iddialar ortaya çıkınca da dediğim gibi yapılması gereken adımları karşılıklı konuşarak yaptık. Bundan sonrası, olay tam açıklığa kavuştuktan sonra ortaya çıkar.” ifadelerini kullandı.

“Her Türlü Yalanı ve İftirayı Çürütmeye Devam Edeceğiz”

YENİ Parti'ye yönelik siyasi saldırıların devam ettiğini savunan Emre, partisinin kamuoyundaki iddialara yanıt vermeyi sürdüreceğini belirtti.

Emre, “Tek bir gün yok ki yeni güne uyandığımızda bizim partimizin büyümesine yönelik haksız bir saldırı olmasın. Tek bir gün yok ki kara propagandalara karşı kendimizi tekrar tekrar izah etmek durumunda kalmayalım.” dedi.

Partinin gelecek programına ilişkin de bilgi veren Emre, Genel Başkan Özgür Özel'in Mecliste haftalık grup toplantısını gerçekleştireceğini, sonraki hafta ise en az iki ilde saha ziyareti yapılmasının planlandığını açıkladı.

Emre, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Bütün bu resme baktığınız zaman, aynı anlayışın butlanı da adeta pamuklara sardığını görüyorsunuz. Yani sosyal medyada, medyada bizi yerden yere vurup karalayanların butlana karşı bir sevgisi ve övgüsü ortaya çıkıyor. Bu fotoğraflara aslında bir bütün olarak baktığınızda halkımız, Türk halkı, her şeyi görüyor. Seçimde de gereken dersi herkese verecek.”