YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale: “Milyarlarca liralık destek verdiğiniz şirketlerin adı fon vurgununda geçiyor”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale: “Milyarlarca liralık destek verdiğiniz şirketlerin adı fon vurgununda geçiyor”

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesini değerlendirirken Astor Enerji, CW Enerji ve Kontrolmatik'e verilen milyarlarca liralık yatırım teşviklerini gündeme taşıdı. Şirketlerin fon vurgunuyla anılmasına dikkat çeken Özlale, kamu kaynaklarıyla desteklenen firmaların faaliyetlerinin izlenmesi gerektiğini belirterek Bakanlığa denetim ve kurumlar arası koordinasyon çağrısı yaptı.

Kasım 2, 2026 - 23:48

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının 2027 yılı bütçesi üzerine yaptığı konuşmada, sanayi politikalarından yatırım teşviklerine, imalat sanayindeki gerilemeden ihracat performansına kadar birçok başlıkta değerlendirmelerde bulundu. Özlale, özellikle Bakanlığın yatırım teşviki sağladığı Astor Enerji, CW Enerji ve Kontrolmatik şirketlerinin adlarının fon vurgunuyla anılmasına dikkat çekerek kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin denetim mekanizmasının sorgulanması gerektiğini söyledi.

“MİLYARLARCA LİRALIK TEŞVİK VERİLMİŞ”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının desteklediği üç şirketi gündeme taşıyan Özlale, Kontrolmatik, CW Enerji ve Astor Enerji'ye verilen teşvikleri hatırlattı.

Özlale, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Bakan, bakınız burada sizin bakanlığınızın destek verdiği üç tane şirket var. Astor Enerji, CW Enerji, Kontrolmatik. Bu üçünün de adı fon vurgununda geçti.”

Kontrolmatik'e 917,1 milyon liralık yatırım teşviki verildiğini belirten Özlale, şirketin yatırımcılarını mağdur ettiğini savunarak, “Kontrolmatik şu anda bütün ona güvenenleri hüsrana uğrattı ve battı. Dolayısıyla sizin yatırım teşvikiniz de battı” dedi.

CW Enerji'ye verilen yatırım teşvikine de değinen Özlale, şirketin kurucusunun 28 Eylül 2026 tarihinde şirketin mal varlığına tedbir konulduğunu açıkladığını aktardı.

Astor Enerji'nin ise Bakanlıktan 1 milyar 134 milyon liralık yatırım teşviki aldığını belirten Özlale, şirketin ana hissedarlarının da soruşturmada adının geçtiğini söyledi.

“ŞİRKETLERİN FAALİYETLERİNİ İZLEMESİ GEREKEN BİR ORGAN OLMALI”

Yatırım teşviklerinin sürdürülmesini desteklediklerini ifade eden Özlale, kamu kaynaklarıyla büyüyen şirketlerin sonraki faaliyetlerinin takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Özlale, Bakanlığa yönelik eleştirisinde şu değerlendirmeyi yaptı:

“Verdiğiniz desteklerle büyüttüğünüz şirketlerin daha sonradan nasıl faaliyet gösterdikleri, bu şirketlerin hangi alanlarda ne tür finansal manipülasyonlar yaptığını izlemesi gereken bir organ olması lazım. Bakın, burada milyarlarca liralık yatırım teşviki verilmiş ama bunun sonucunda da bu şirketlerin fon vurgununda adı geçiyor.”

Özlale, yatırım teşviklerinin yalnızca şirketlere aktarılan yatırım tutarı üzerinden değil, oluşturduğu ekonomik sonuçlar ve verimlilik artışı üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini de belirtti.

“SANAYİ POLİTİKASI İSTİKRAR PROGRAMININ KURBANI”

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bütçesinde reel olarak yüzde 12,5 artış yapılmasını olumlu değerlendiren Özlale, buna karşın imalat sanayinin millî gelir içerisindeki payının gerilemesini eleştirdi.

2026 planında imalatın millî gelirdeki payı için yüzde 17 hedeflendiğini, gerçekleşme tahmininin yüzde 15,5 seviyesinde kaldığını belirten Özlale, 2027 hedefinin de yüzde 15,9'a düşürüldüğünü aktardı.

Doğrudan yabancı yatırımlar ve Teknogirişim rozeti gibi göstergelerde de hedeflerin gerisinde kalındığını ifade eden Özlale, Bakanlığın birçok alanda hedeflerini gerçekleştiremediğini ve sonraki yılın hedeflerini aşağı çektiğini söyledi.

Sanayide yaşanan sorunların yalnızca son iki yılda başlamadığını kaydeden Özlale, 2019-2022 dönemindeki teşvik ve yatırım politikalarının da bugünkü tabloda etkili olduğunu belirtti.

Özlale, sanayi politikalarının ekonomi programındaki konumuna ilişkin, “Sanayi ve teknoloji politikamızın maalesef Hazine ve Maliye Bakanı tarafından uygulanan istikrar programının bir kurbanı olması” ifadelerini kullandı.

“BU BİZİM SANAYİSİZLEŞME FOTOĞRAFIMIZ”

İmalat sanayindeki gerilemeye ilişkin verileri paylaşan Özlale, imalatın millî gelirdeki payının 2022'de yüzde 21,8 seviyesindeyken yüzde 15,4'e gerilediğini söyledi.

İmalat sanayi istihdamındaki değişimin negatif olduğunu, kapasite kullanım oranının ise yüzde 77 seviyesinden 2026 yılında yüzde 73,8'e düştüğünü belirten Özlale, üretim ve istihdam göstergelerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

İmalat sanayi endeksinin 2023 yılında 111,9 seviyesinde olduğunu, Ağustos 2026'da ise 108,7'ye gerilediğini aktaran Özlale, “Yani burada tamamıyla yatay seyreden bir imalat sanayi var. Resmî verilerdir. O yüzden de burada sanayide işlerin iyi gittiğini söylemek mümkün değil” dedi.

Borsadaki sanayi şirketlerinin performansına da değinen Özlale, 2023'ten itibaren BIST 100 endeksinin yüzde 39,5, BIST Sınai Endeksi'nin ise yalnızca yüzde 3,1 yükseldiğini belirterek sanayi şirketlerinin yatırımcılar açısından yeterli performansı gösteremediğini ifade etti.

“DÜNYA İHRACATINDAKİ PAYIMIZ AZALIYOR”

Sanayi ve ihracat politikalarının birlikte planlanması gerektiğini belirten Özlale, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı arasındaki görev dağılımının koordinasyon sorunlarına yol açtığını savundu.

İhracat teşviklerinin Ticaret Bakanlığı tarafından verildiğini, veri merkezleri ve veri altyapısının ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının görev alanında bulunduğunu hatırlatan Özlale, sanayi, ihracat ve teknoloji politikalarının ortak bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin ihracat performansının yalnızca toplam ihracat tutarı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Özlale, Dünya Ticaret Örgütü verilerine atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:

“İstediğiniz kadar ihracatı artırın, tek bir şeye bakmanız lazım. Türkiye'nin dünya ihracatında payı artıyor mu? Azalıyor mu? Azalıyor. Bakın, Çin hariç de baksanız, Çin'i dâhil de etseniz dünya ihracatındaki payımız bizim azalıyor. İhracatta başarı hikâyesi yok ki.”

İSTİHDAM KAYBININ YÜZDE 60'I ÜÇ İLDE

Sanayideki durgunluğun özellikle emek yoğun sektörlerde krize dönüştüğünü ifade eden Özlale, İstanbul, Bursa ve Tekirdağ'ın toplam istihdam kaybının yüzde 60'ını oluşturduğunu belirtti.

Bu tablonun bölgesel kalkınma politikalarının önemini artırdığını kaydeden Özlale, sanayi yatırımlarının bir bölümünün farklı bölgelere yönlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Sanayi programına ayrılan bütçedeki artışı olumlu karşıladığını belirten Özlale, bölgesel kalkınma için ayrılan ödeneğin ise yetersiz kaldığını savundu.

KOBİ'LERİN BÜYÜK PROJELERE KATILMASI ÇAĞRISI

Kamu alımlarının büyük şirketler açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu belirten Özlale, İstanbul Sanayi Odası 500 listesinde yer alan savunma, havacılık ve raylı sistemler ağırlıklı çalışan, temel müşterisi kamu olan 10 firmanın satışlarının yüzde 63,5 arttığını, 343 yerli özel firmadaki artışın ise yüzde 25,9'da kaldığını aktardı.

Kamu alımları ve yatırım teşviklerinin KOBİ'lere de katkı sağlayacak şekilde tasarlanmasını isteyen Özlale, küçük ve orta ölçekli işletmelerin büyük projelere katılımının artırılması gerektiğini söyledi.

Özlale, KOBİ'lerin ortak test altyapılarına erişiminin kolaylaştırılması ve büyük şirketlerden teknoloji transferinin desteklenmesi gerektiğini belirterek kamu alımlarıyla oluşturulan katma değerin daha geniş bir üretim ağına yayılmasını istedi.

“TEŞVİKLERİ YATIRIM TUTARIYLA MI, VERİMLİLİK ARTIŞIYLA MI ÖLÇÜYORSUNUZ?”

Ar-Ge harcamalarındaki artışın Türkiye'nin Avrupa Birliği-27 ortalamasının altında kaldığı gerçeğini değiştirmediğini ifade eden Özlale, yapay zekâ politikalarında mevcut şirketlerin teknolojiyi kullanma kapasitesine odaklanılması gerektiğini söyledi.

Yapay zekâ alanında yerli teknoloji şirketleri geliştirmenin yanında, mevcut işletmelerin bu teknolojileri kullanarak verimliliklerini artırmasının önemine dikkat çeken Özlale, Bakanlığa şu soruyu yöneltti:

“Bu verdiğiniz teşviklerin sonucunu verdiğiniz yatırım tutarıyla mı ölçüyorsunuz? Yoksa şirketlerin verimlilik artışıyla mı ölçüyorsunuz?”

AB'NİN SANAYİ POLİTİKASI VE BYD-TOGG KARŞILAŞTIRMASI

Avrupa Birliği'nin yeni sanayi politikasının Bakanlığın bütçe sunumunda yeterince ele alınmadığını savunan Özlale, Türkiye ihracatının yaklaşık yarısının gerçekleştirildiği Avrupa pazarındaki değişimin önümüzdeki beş-altı yıl açısından kritik olduğunu belirtti.

Elektrikli otomobil pazarındaki gelişmelere de değinen Özlale, 2024 yılında BYD'nin 8 bin 331, TOGG'un ise yaklaşık 30 bin araç sattığını, 2025 yılında ise BYD'nin satışlarda TOGG'u geçtiğini söyledi.

Özlale, bu değişimi BYD ile yapılan 1 milyar dolarlık yatırım anlaşmasıyla ilişkilendirerek Bakanlıktan konuya ilişkin açıklama beklediğini ifade etti.

Bakanlığa Denetim ve Koordinasyon Çağrısı

Konuşmasının sonunda yatırım teşviklerinin devam etmesini desteklediklerini ancak teşvik alan şirketlerin faaliyetlerinin izlenmesi gerektiğini yineleyen Özlale, kamu kaynaklarının etkin kullanımının sağlanması için kurumlar arasında koordinasyon kurulmasının önemine dikkat çekti.

Özlale, milyarlarca liralık teşvik verilen şirketlerin daha sonraki faaliyetlerinin ve finansal işlemlerinin takip edilmesini sağlayacak bir mekanizmaya ihtiyaç olduğunu belirterek konuşmasını teşekkür ederek tamamladı.