DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Meclis’in mehabeti ve saygınlığı hepimizin ortak sorumluluğudur”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, TBMM Genel Kurulu’nda yaşanan fiziki tartışmalar ve yemin töreni sırasındaki görüntülere ilişkin konuştu. Meclis’in itibarının zedelendiğini belirten Ekmen, sürecin Anayasa ve İç Tüzük’e uygun yürütülmediğini savundu ve sorumluluğun Başkanlık Divanı’nda olduğunu ifade etti.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaşanan fiziki tartışmalar ve yemin töreni sırasında ortaya çıkan görüntülere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ekmen, yaşananların Meclis’in saygınlığına zarar verdiğini söyledi.
“Bu tablo hepimizin ortak muhasebesini gerektirir”
Genel Kurul’da söz alan Ekmen, Meclis’in yüz elli yıllık siyasi tarihinde nadir görülebilecek talihsiz bir gün yaşandığını belirterek, “Dün dünya kamuoyuna ve Türk seçmenine yansıyan görüntüler, başta Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin mehabeti ve saygınlığı olmak üzere siyasete olan güveni aşındırmıştır. Bugün kimin ne ölçüde kusurlu olduğu tartışmasına girmeden önce, ortaya çıkan bu tablonun hepimizin ortak sorumluluğu olduğunu kabul etmek zorundayız. Bu suç, müteselsil bir şekilde hepimizin ortak sorumluluğuyla birlikte işlenmiştir ve bulunduğumuz yerden bu görüntüleri izleyen bizler dahil herkesin ciddi bir muhasebe yapması gerekmektedir.” dedi.
“Yemin töreni Anayasa ve İç Tüzük’e uygun zeminde yapılmalıydı”
Bakanların atanmasının siyasi sorumluluğunun Cumhurbaşkanı’na ait olduğunu ifade eden Ekmen, Meclis’te gerçekleştirilen yemin işleminin anayasal bir süreç olduğunu vurguladı. Ekmen, “Mikrofonlar kapalıyken yemin töreninin yapıldığı, tutanakların sağlıklı bir şekilde tutulmadığı ve her iki Bakan’ın ayrı ayrı 25-30 vekilin arasında bu yemini yapmak zorunda kalması; yeminin sağlığı, sıhhati ve Türk siyasetinin görünümü açısından büyük bir hata, büyük bir yanlış ve affedilemez bir tablo olarak karşımıza çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.
Ekmen, “Her hal ve şartta merdivenlerin kanlandığı, kürsü güvenliğinin sağlanamadığı bir ortamda gerçekleştirilen bir yemin töreninin Anayasa’ya ve İç Tüzük’e uygun bir işlem olduğunu ileri sürmek mümkün değildir. Mikrofonların kapalı olduğu, tutanakların sağlıklı biçimde tutulamadığı bir ortamda yemin ısrarının sürdürülmesi ve sürecin bu şekilde tamamlanması, büyük bir hata olarak tarihe geçmiştir.” dedi.
“İç Tüzük açık, sorumluluk Başkanlık Divanı’ndadır”
Kürsüye yönelmenin de kürsüyü fiziki müdahaleyle koruma girişimlerinin de doğru olmadığını belirten Ekmen, Meclis İç Tüzüğü’nün 68’inci maddesine işaret etti. Ekmen, “Başkanlık Divanı’nın, Meclis Başkan Vekili’nin ve İdare Amirleri’nin bu tür durumları yönetme sorumluluğu açıkça düzenlenmiştir. Nasıl ki sokakta herhangi bir kanuna aykırı fiile doğrudan müdahale etme yetkimiz yoksa, İç Tüzük’e aykırı bir duruma da herhangi bir milletvekilinin fiziki müdahaleyle karşılık verme hakkı yoktur.” diye konuştu.
Ekmen, “Kürsüye yürümek ve süresiz bir işgal görüntüsü oluşturmak ne kadar yanlışsa, kürsüyü bu şekilde ‘koruma’ girişimi de o kadar yanlıştır. Üstelik bu tür olaylarda adeta kadrolu saldırganlar vardır. Partiler bu vekilleri cezalandırmak yerine teşvik etmektedir.” ifadelerini kullandı.
Akın Gürlek’e tepki olacağının bilindiğini ancak sürecin buna rağmen yönetilemediğini savunan Ekmen, Meclis Başkan Vekili’nin oturumu sağlıklı biçimde açarak süreci İç Tüzük çerçevesinde yürütmesi gerektiğini söyledi. Ekmen, “Tutanaklar incelendiğinde Başkan Vekili’nin dahi yemin sözlerini duymadığı, buna rağmen yemini tekrarlatmak yerine kabul etmesi yanlış olmuştur.” dedi.
“Zarar gören Meclis’in itibarıdır”
Genel Kurul’da yaşanan görüntülerin yalnızca tarafları değil, Meclis’i ve Türk siyasetini yıprattığını belirten Ekmen, “Bugün zarar gören kürsüde karşı karşıya gelen partiler değil; topyekûn Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Türk siyasetidir. Bu Meclis, millet iradesinin tecelligahıdır. Hepimizin görevi, farklı siyasi görüşlere sahip olsak da bu çatının mehabetini ve saygınlığını korumaktır.” ifadelerini kullandı.
Başta Mahmut Tanal olmak üzere saldırıya uğrayan milletvekillerine geçmiş olsun dileklerini ileten Ekmen, benzer tabloların tekrar yaşanmaması için İç Tüzük hükümlerinin titizlikle uygulanması ve Başkanlık Divanı’nın sorumluluğunu tereddütsüz yerine getirmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI