DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Üretici de kazanamıyor, son tüketici de çok pahalıya ürün almak zorunda kalıyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen: “Üretici de kazanamıyor, son tüketici de çok pahalıya ürün almak zorunda kalıyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Demirhisar Köyü’nde çiftçilerle buluştu. Artan girdi ve işçilik maliyetleri nedeniyle tarımın cazibesini kaybettiğini belirten Ekmen, üretici ile tüketicinin aynı anda kaybettiği ekonomik düzene dikkat çekti. Köylülerin üretim maliyetleri, ürün fiyatları ve tarımsal planlamaya ilişkin anlattıkları bölgedeki tabloyu ortaya koydu.

Eylül 8, 2026 - 21:11


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, Mersin’in Akdeniz ilçesine bağlı Demirhisar Köyü’nü ziyaret ederek çiftçilerle bir araya geldi. Köy kahvesinde üreticilerin sorunlarını dinleyen Ekmen, yüksek girdi maliyetleri, ürünlerin düşük satış fiyatları, tarımsal planlama eksikliği ve kırsaldan göç başlıklarına dikkat çekti.

“Tarım ve üretim cazibesini tamamen kaybetmiş durumda”

Ziyaretini gün ortasında dolu olan köy kahvesinden aktaran Ekmen, çiftçilerin üretimden uzaklaşmaya başladığını belirterek, “Mersin ilimizin Akdeniz ilçesi Demirhisar Köyü’nde, köy kahvesindeyiz. Kahve maalesef dolu; köylülerimiz, çiftçilerimiz burada oyun oynayarak vakit geçiriyor çünkü tarım ve üretim cazibesini tamamen kaybetmiş durumda.” dedi.

Türkiye’de gıda fiyatlarının geldiği noktaya işaret eden Ekmen, “Son beş yıldır Türkiye gıda enflasyonunda dünya üçüncüsü. Pazarlarda bir kilo meyve 100 liradan başlıyor. Domatesin fiyatı sadece sezon sonunda, salçalık olunca düşüyor; sezonunda sofralık domates 40-50 liradan alınamıyor.” ifadelerini kullandı.

Ürünlerin pazardaki fiyatları nedeniyle tüketicinin çiftçinin yüksek gelir elde ettiğini düşünebildiğini söyleyen Ekmen, üreticinin de tüketicinin de mevcut tablodan olumsuz etkilendiğini savundu.

Ekmen, “Emekli, asgari ücretli, işçi pazarda ürün alamayınca insanlar doğal olarak üreticinin kazandığını düşünüyor. Ama Türkiye son yıllarda o kadar çarpık bir ekonomik sisteme girdi ki üretici de kazanamıyor, son tüketici de çok pahalıya mal almak zorunda kalıyor. Peki kim kazanıyor?” diye konuştu.

“Tarla dededen, güneş Allah’tan; çiftçi geri kalan her şeye para ödüyor”

Çiftçinin üretim sürecinde karşılaştığı maliyetleri sıralayan Ekmen, “Tarla dededen, güneş Allah’tan; ama geri kalan her şeye çiftçi para ödemek zorunda kalıyor. Tohumuna para ödüyor, fidesine para ödüyor, sulama için sulama birliğine pahalı bir ücretle ve peşin para ödüyor. Gübre alabilirse, gübrenin torbasına 5 yıl öncesine göre neredeyse 20 kat para ödüyor.” dedi.

Ekmen, üreticinin yüksek maliyetlere rağmen ürününü düşük fiyatlardan satmak durumunda kaldığını belirterek, “Neticede eline geçen ürünü, örneğin ihracat malı sayılan Splendor eriğini 20 liraya satabiliyor; şeftalinin en kıymetlisini, yani meyve suyuna değil sofraya gidecek olanı 18-25 lira aralığında satmak zorunda kalıyor.” ifadelerini kullandı.

Narenciye üreticisinin karşılaşabileceği tabloya da değinen Ekmen, “Şu anda narenciye için 8-10 lira fiyattan bahsediliyor ki bu bir yıkım olur. 8-10 liralık pazar fiyatı olan narenciyenin kilo başına toplama bedeli 5-6 lira. Geçen yıl şeftali, meyve suyu fabrikalarına 5 liraya satılmıştı; bu yıl 10 liraya satılıyor ve bu neredeyse sadece toplama bedeline karşılık geliyor.” diye konuştu.

“Köy, 50 yaş üstü vatandaşlarımızın emeğine kaldı”

Tarımdaki ekonomik sorunların kırsal nüfus üzerindeki etkisine değinen Ekmen, gençlerin çiftçilikten, orta yaş grubunun ise köylerden uzaklaştığını söyledi.

Ekmen, “Bütün bu tabloda gençler çiftçiliği bırakıyor, orta yaş köyü terk ediyor. Köy adeta 50 yaş üstü vatandaşlarımızın emeğine kalıyor. Bir şekilde hasat aşamasına getirdikleri meyveyi toplamak için de karşımıza işçilik maliyetleri çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin kendi toprağını işlemesinin ekonomik karşılığının giderek azaldığını savunan Ekmen, “Tarlalar kiraya verilse veya köylü ekip biçmek yerine gidip asgari ücretle çalışsa, belki yıllık kazancı bu ata topraklarına sahip çıkmaktan daha fazla bir hale gelecek. Zaten o yüzden de çiftçi sayısı azalıyor.” dedi.

Çiftçiden tarımsal planlama çağrısı

Ekmen, Demirhisar’da görüştüğü Sami isimli çiftçinin yaşadığı sorunları da aktardı. Sami, üreticilerin kârlı ürün arayışı içerisinde olduğunu belirterek, “Bahçeleri sökmek zorundayız, niye? Para etmiyor, cebimizden para harcıyoruz. Hem çalış hem cebinden para harca diye dünyada bir düzen yok. Son 5-6 yıldır herkes sağa sola ne yapabiliriz, ne edebiliriz diye arayış içerisinde.” ifadelerini kullandı.

Üreticilerin belirli bir üründen gelir elde edildiğini gördüğünde aynı ürüne yöneldiğini anlatan Sami, “Birisi bir şey ekti, biraz para etti mi hepimiz oraya hücum ediyoruz; bu sefer o da para etmez oluyor.” dedi.

Tarımsal üretimde yönlendirme ve planlama yapılmasını isteyen Sami, “Planlamayla ilgili devletten şimdiye kadar biri gelmedi, bize bir şey demedi. Devlet yıllardır buraya bir adam gönderip de ‘Arkadaşlar, şu ürünü ekin, buranın doğa şartları ona daha müsait; şu ürünü ekmeyin, para kazanamazsınız’ diyecek bir akıl vermedi.” diye konuştu.

“Bu tablo sadece Demirhisar’ı değil, tüm Türkiye’yi anlatıyor”

Ekmen, köy kahvesinde çiftçilik yapan ve aynı zamanda bilgisayar mühendisliği bölümünde öğrenim gören Hasan Hüseyin’i de dinledi.

Hasan Hüseyin, çiftçilerin yaşadığı sorunların Demirhisar ile sınırlı olmadığını savunarak, “Bugün bu tablo sadece Demirhisar köyünü değil, tüm Türkiye’yi anlatıyor. Bizim buradaki çiftçiyle Çorum’daki ya da Güneydoğu’daki çiftçinin pek bir farkı olduğunu düşünmüyorum. Teşvik yok, planlama yok, hiçbir şey yok. Biz tarım ülkesi değil miyiz? Toprağımızın her karışına bir şey eksen bir şey çıkar; ama üretim sıfır, planlama sıfır.” ifadelerini kullandı.

Hasan Hüseyin, bu yıl beş dönüm patlıcan ektiklerini ve girdi maliyetinin 400 bin liradan başlayarak 600 bin liraya kadar çıktığını söyledi. Komisyoncunun hasılatın yüzde 20’sini aldığını belirten Hasan Hüseyin, tarlada kendisinin, annesinin, babasının ve iki teyzesinin ücretsiz çalıştığını anlattı.

Ekmen’in elde edilecek gelirin aile fertlerinin asgari ücret karşılığını sağlayıp sağlamayacağı yönündeki sorusuna Hasan Hüseyin, “Vermez, o kadarını kesinlikle vermez.” yanıtını verdi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI