Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu: “Vergilerle yapılan köprüleri özel sermayeye peşkeş çekiyorsunuz”
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, 7 Eylül 2026 tarihli açıklamasında köprü ve otoyollara ilişkin özelleştirme kararından yargı uygulamalarına, Millî Eğitim Bakanlığına yönelik eleştirilerden terörle mücadele sürecine kadar Türkiye gündemindeki başlıkları değerlendirdi. Karamahmutoğlu, 30 yıllık özelleştirme planının vatandaşlara daha yüksek geçiş ücretleri olarak döneceğini savundu.
Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karamahmutoğlu; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, ekonomi, yargı uygulamaları, köprü ve otoyolların özelleştirilmesi, Millî Eğitim Bakanlığının okullara gönderdiğini belirttiği tebliğ, terörle mücadele süreci, Orta Vadeli Program ve Ahmet Davutoğlu hakkında açıklamalarda bulundu.
“HUKUK DEVLETİNİN GEREĞİ OLDUĞUNU HATIRLATMAK İSTİYORUZ”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ni eleştiren Karamahmutoğlu, ekonomik sorunlarla yargı alanındaki uygulamaları birlikte değerlendirdi. Karamahmutoğlu, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi adıyla 2018 yılından bu yana geçilen tek adam rejiminin sekizinci yılındayız ve bu yönetim biçiminin yol açtığı yıkımların en başında, son sekiz yılda içine sürüklendiğimiz ağır ekonomik buhran ile birlikte adalette ve yargıda yaşanan, toplum vicdanını ve adalet duygusunu yaralayan uygulamalar ve hukuksuzluklar vardır.” dedi.
Oğuzhan Uğur üzerinden tutuklu yargılamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karamahmutoğlu, “Oğuzhan Uğur neden tutuklu? Kamuoyu oluşturmada etkili ve etkin olan bir ismin tutuklu yargılamayla hapse edilmesi, özgürlüğünden yoksun bırakılması, o bireyi çalışmalarından alıkoymak ve etkisiz kılmak sonucuna hizmet eder. Öyleyse maksat bu muydu? Yoksa herhangi bir suça ilişkin adaletin tecellisi mi?” ifadelerini kullandı.
Karamahmutoğlu, yargılamaların özgürlük kısıtlanmadan yapılabileceğini savunarak, “Oğuzhan Uğur ile birlikte, onun gibi aslında pekâlâ yargılaması özgürlüğü kısıtlanmadan tutuksuz olarak yapılabilecek, cezaevlerindeki tüm mağdurların toplumsal vicdan ve adalet duygusu gözetilerek özgür bırakılmalarının hukuk devletinin gereği olduğunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz.” diye konuştu.
KÖPRÜ VE OTOYOLLAR İÇİN 30 YILLIK ÖZELLEŞTİRME ELEŞTİRİSİ
Karamahmutoğlu, 6 Eylül'de Resmî Gazete'de yayımlandığını belirttiği özelleştirme kararına ilişkin olarak iki boğaz köprüsü, sekiz otoyol ve iki çevre otoyolunun 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildiğini söyledi.
Kararın alınma yöntemini Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi üzerinden eleştiren Karamahmutoğlu, parlamenter sistemde benzer kararların farklı kurumlarda tartışılacağını savundu. Karamahmutoğlu, “Şayet parlamenter demokratik sistem olsaydı, bu alınan karar ve bu tür kararlar bir tek kişinin iki dudağı arasında değil, önce Özelleştirme Yüksek Kurulu'nda tartışılır ve karara bağlanır, ardından Bakanlar Kurulu'nda enine boyuna tartışılır ve ülke yararına karar alınırdı.” ifadelerini kullandı.
Zafer Partisinin ekonomi politikalarının yanı sıra hukuk devleti ve kamu yönetimine ilişkin yaklaşımını da aktaran Karamahmutoğlu, “Ekonomiyle birlikte hukuk devletinin varlığının, demokratik sistemin ve düzgün işleyen akılcı bir kamu yönetiminin de gerekli olduğuna inanıyor, savunuyor ve bunun tesis edilmesi gerektiğinin sözünü veriyoruz.” dedi.
Cumhur İttifakı'nın ekonomi politikalarını eleştiren Karamahmutoğlu, “Cumhur İttifakı iktidarı, yüksek enflasyon, yüksek iç ve dış borçlar ve yüksek faiz sarmalında bocalayıp durmakta ve sistemin devam etmesi için çıkış yolu bulamamaktadır.” değerlendirmesinde bulundu.
“VATANDAŞA DAHA PAHALI YOL VE KÖPRÜ KULLANIMI OLARAK GERİ DÖNECEK”
Özelleştirme kapsamındaki yolların vatandaşların vergileriyle yapıldığını belirten Karamahmutoğlu, işletme hakkının şirketlere verilmesinin geçiş ücretlerini artıracağını ileri sürdü.
Karamahmutoğlu, “Köylünün, çiftçinin, işçinin, esnafın, emeklinin, topyekûn tüm vatandaşların ortak paralarıyla, vergisiyle yapılan bu köprüleri ve otoyolları satarken, bu geliri ve getirisi yüksek olan bu yatırımlar özelleştirilip 30 yıl süreyle şirketlere verilecek.” dedi.
Karamahmutoğlu, “Bu özelleştirmeden ele geçen köprü ve otoyollar, şirketlerin yönetim marifetiyle daha da zamlanacak, vatandaşa daha yüksek ücret, daha pahalı yol ve köprü kullanımı olarak geri dönecek ve daha yüksek enflasyon olarak yansıyacak.” iddiasında bulundu.
“BU KURULAN DÜZENEK TEPEDEN TIRNAĞA BİR SOYGUN DÜZENİDİR”
Özelleştirme kararına sert sözlerle tepki gösteren Karamahmutoğlu, “Bu bir soygun düzenidir. Bu kurulan düzenek tepeden tırnağa bir soygun düzenidir ve soyulan, devletin hazinesine emanet ettiği parası çalınan vatandaşların tamamıdır. Yani burada partili vatandaş ayrımı yoktur. AKP seçmeni olan vatandaşların kasası da soyuluyor.” ifadelerini kullandı.
Köprü ve otoyolların kamu açısından gelir sağlayan yatırımlar olduğunu savunan Karamahmutoğlu, açıklamasının öne çıkan bölümünde, “Aç bıraktığınız çocukların anne babalarından hazineye kazandırdığınız vergilerle yapılan köprüleri özel sermayeye peşkeş çekiyorsunuz.” dedi.
Karamahmutoğlu, yabancı sermayeye ödenen faizlerle özelleştirme kararları arasında bağlantı bulunduğunu ileri sürerek, “Milletin yoksulluk, açlık bedeliyle var ettiği yatırımları yabancıların mevduatlarına faiz olarak ödeyebilmek için elden çıkarıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.
“GELECEK 30 YILINI ÖZEL SERMAYEYE İPOTEK EDİYORSUNUZ”
İşletmelerin zarar etmediğini ve devlete yük oluşturmadığını savunan Karamahmutoğlu, özelleştirmenin vatandaşlara daha yüksek köprü ve otoyol ücretleri şeklinde yansıyacağını öne sürdü.
Karamahmutoğlu, “Yatırımlarımızın, birikimlerimizin gelecek 30 yılını devletten kaçırıp özel sermayeye ipotek ediyorsunuz.” dedi.
Ekonomik kaynakların asgari ücretli, emekli, eğitim ve sağlık için kullanılması gerektiğini belirten Karamahmutoğlu, hükümetin borçlanma ve faiz politikalarını eleştirdi. Karamahmutoğlu, gençlerin geleceğine ilişkin olarak da “Gençlerin karartılan gelecek ufuklarının yeniden aydınlatılabilmesi için Zafer Partisi yine gençlerle birlikte Türkiye'mizin yönetiminde söz sahibi olacaktır.” ifadelerini kullandı.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA TEBLİĞ ELEŞTİRİSİ
Karamahmutoğlu, açıklamasının bir diğer bölümünde Millî Eğitim Bakanlığının okullara gönderdiğini söylediği bir tebliği gündeme getirdi. Karamahmutoğlu, PKK'ya yönelik “özel af” olarak nitelendirdiği düzenlemenin öğretmenler aracılığıyla öğrencilere anlatılmasının istendiğini ileri sürdü.
Söz konusu düzenlemenin 10 Ağustos 2026'da TBMM'deki oylamayla yasalaştığını söyleyen Karamahmutoğlu, oluşturulan komisyon ve alt komisyonlara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.
Karamahmutoğlu, Millî Güvenlik Kurulunun örgütün silah bırakıp bırakmadığını tespit ve teyit etmesi gerektiğini belirterek, “MGK bu tespit ve teyidi yaparken Suriye'de, Suriye devletinde silahlarıyla temsil edilen YPG-PYD'nin ve Irak'ta PKK yapılanması olan PÇDK'nın ve İran PKK'sı olan PJAK'ın silah bıraktığının tespit ve teyidi nasıl yapılacaktır? İkna edici bir şekilde yapılabilecek midir?” diye sordu.
“OKULLARA SİYASETİ SOKUYORLAR”
Karamahmutoğlu, okulların açıldığı dönemde söz konusu politikanın öğrencilere anlatılmasının istendiğini savunarak, “Türk halkının büyük çoğunlukla reddettiği bu al-ver pazarlık masası utancı, sanki matah bir şeymiş gibi öğretmenler tarafından öğrencilere anlatılması isteniyor. Okullara siyaseti, hem de utanılacak bir siyaseti sokuyorlar.” dedi.
Zafer Partisinin Ekim 2024'ten itibaren sürece itiraz ettiğini belirten Karamahmutoğlu, “PKK ile kurulan bu al-ver pazarlık masasına itiraz ederken en ağır bedeli ödeyen parti Zafer Partisi'dir. En fazla çalışmayı ve çabayı sergileyen, toplumu bilgilendiren, bilinçlendiren parti de Zafer Partisi'dir.” ifadelerini kullandı.
Karamahmutoğlu, sürecin önceden hazırlandığını ileri sürerek, “Bu, çoktan gizli bir mutfakta pişirilmiş olan bir yemeğin 22 Ekim 2024 tarihinde Devlet Bahçeli'nin anonsuyla topluma servis edilmesidir, dedik. Ve içini, içeriğini, arkasını, altyapısını sorduk.” şeklinde konuştu.
Sürece itiraz eden kesimlerin baskı altında bırakıldığını öne süren Karamahmutoğlu, açıklamasını, “Daha fazla bu şekilde Türk milletini, Türk gençliğini, Türk milliyetçilerini, Atatürkçüleri, cumhuriyetçileri, vatanperverleri baskılamaya devam ederseniz, bizim pusulamız Atatürk'ün Bursa Nutku'dur. Bursa Nutku'nun takipçisi oluruz.” sözleriyle sürdürdü.
OVP İÇİN AYRINTILI AÇIKLAMA İŞARETİ
Karamahmutoğlu'na Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın açıkladığı Orta Vadeli Program da soruldu. Konuyu Zafer Partisi Ekonomi Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fikret Başkan ile değerlendirdiklerini belirten Karamahmutoğlu, “Epey bir bilgi notu verdi. Benden sonra o, OVP'yle ilgili enine boyuna bir açıklama yapacak.” dedi.
AHMET DAVUTOĞLU'NUN SAVCILIK İFADESİNİ DEĞERLENDİRDİ
Karamahmutoğlu, Ahmet Davutoğlu'nun savcılığa ifade vermeye gideceğine ilişkin soru üzerine de değerlendirmelerde bulundu. Davutoğlu'nun geçmişte dile getirdiği iddiaların arkasında durup durmayacağını merak ettiğini söyleyen Karamahmutoğlu, “Sayın Ahmet Davutoğlu o iddiaların arkasında durabilecek mi? Yoksa bir pişmanlık, bir nedamet mi getirecek? Vaz mı geçecek bu söylediklerinden? Yanlış düşündüğünü, yanlış değerlendirdiğini mi söyleyecek? Ben asıl bunu merak ediyorum ve savcılık ifadesini o yüzden dört gözle bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI