DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Kalıcı barış adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür”

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye süreci ve komisyon raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Babacan, kalıcı barış için hukuk devleti ve temel hak güvencesinin şart olduğunu vurgularken, ‘Casperlar’ soruşturması, 6,5 milyon gencin sistem dışında kalması ve Filistin’de yaşanan gelişmelere dair dikkat çeken açıklamalar yaptı.

Şubat 26, 2026 - 12:32
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: “Kalıcı barış adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür”


DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grubunda yaptığı konuşmada terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan komisyon raporunu değerlendirdi. Ali Babacan, “Terörsüz Türkiye sürecinin gündeme geldiği ilk günlerde ‘Barış savaştan iyidir, diyalog çatışmadan iyidir’ demiştik. ‘Bu ülke bu sorunu çözsün; biz gerekirse bedenimizi taşın altına koyarız’ diye eklemiştik. Tam 1 yıl 4 ay geçti. Sürece katkı sunacak her zeminde yer aldık” ifadelerini kullandı.

Komisyon raporunun geçtiğimiz hafta oylandığını ve yayımlandığını hatırlatan Ali Babacan, “Silahların susması, terör örgütünün feshi elbette çok önemlidir. Ancak kalıcı barış yalnızca silahların susmasıyla sağlanmaz. Kalıcı barış; adaletle mümkündür; hukuk devletiyle mümkündür; temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınmasıyla mümkündür” dedi.

“Yargıyı ikna sopası olarak kullanırsanız insanları sürece ikna edemezsiniz”

Ali Babacan, kayyım uygulamalarının sona erdirilmesine yönelik iradeyi değerli bulduklarını belirterek, “Sadece bir ifade yeterli değil. Bu konunun sağlam hukuki güvencelerle desteklenmesi gerekir” diye konuştu.

Yüksek yargı ve uluslararası mahkeme kararlarının uygulanmamasını eleştiren Ali Babacan, “Siyasetin yargıya müdahale ettiği bir düzende hangi hukuk devletinden söz edebilirsiniz? Bir taraftan özgürlük deyip, diğer taraftan yargıyı ikna sopası olarak kullanmaya devam ederseniz, insanları bu sürece ikna edemezsiniz” ifadelerini kullandı.

Ali Babacan, “Raporu hazırlayan siyasi partiler gerçekten sözlerinin arkasındaysa, gelin gereğini bu yüce Meclis’in çatısı altında hemen yapalım” çağrısında bulundu.

“Tek bir kişi, bütün sistemi kilitlemiş durumda”

Yasama, yürütme ve yargı arasındaki dengeye dikkat çeken Ali Babacan, “Meclis istese bunları yapamaz mı? Yapabilir. İçişleri Bakanı kayyımları geri çekemez mi? Çekebilir. Ama bunlar olmuyor. Çünkü tek bir kişi, bütün sistemi kilitlemiş durumda” dedi.

“Casperlar soruşturması yargı ve kolluk açısından çok vahim”

Ali Babacan, kamuoyuna yansıyan ‘Casperlar’ adlı silahlı suç örgütü soruşturmasına da değindi. Ali Babacan, “Aralarında polis memurlarının, bir zabıt kâtibinin ve bir gümrük muhafaza memurunun bulunduğu 14 kamu görevlisinin tutuklandığı belirtiliyor. Bir suç örgütünün kamu görevlileriyle irtibat ve menfaat ilişkisine girmesi yargı ve kolluk açısından çok vahim bir durumdur” dedi.

Ali Babacan, “Kamu görevlileri bir suç örgütünün hiyerarşisi içinde hareket etmişse burada yalnızca bireysel bir yozlaşma yoktur; kurumsal bir güvenlik zafiyeti vardır. Devlet bu tür sızmaları kaldıramaz” ifadelerini kullandı.

Filistin ve iki devletli çözüm vurgusu

Gazze’de yaşananlara dikkat çeken Ali Babacan, “Gazze’de 70 binden fazla insan hayatını kaybetti. Ateşkes, işlenen suçların cezasız kalması anlamına gelmemelidir” dedi.

Ali Babacan, “Netanyahu’nun dünya kamuoyuna meşru bir aktör olarak tekrar sunulmaya çalışıldığı hiçbir platforma Türkiye destek vermemelidir” ifadelerini kullanarak, “Kudüs’te, Batı Şeria’da yaşayan Filistinli kardeşlerimizin durumu yakından izlenmelidir” diye konuştu.

“6,5 milyon genç ne eğitimde ne istihdamda”

TÜİK’in 2025 yılı işgücü istatistiklerine de değinen Ali Babacan, “15–34 yaş grubunda 24 milyon gencimiz var. Bunun 6,5 milyonu ne eğitimde ne istihdamda. Oran yüzde 27 ve son 4 yılın en yüksek seviyesinde” dedi.

Ali Babacan, “Gençler fırsatların olmadığı bir düzende kendilerine çıkış yolu arıyor. Kolay para vaadiyle suç örgütlerinin ağına düşebiliyorlar. Devlet gençlere her konuda fırsat eşitliği sağlamak zorundadır” ifadelerini kullandı.

“Aile sofrası propaganda alanına dönüştürülemez”

Bir bakanın iftar ziyareti sırasında kullanılan görselleri de eleştiren Ali Babacan, “Bir ailenin sofrasına siyasi pano eşlik ediyor. Devlet ile partiyi ayıramayan bir anlayışın temsiliydi o resim. Ailelerin sofrasına oturup arkaya reklam panosu asanlara söylüyorum: Biz, değerlerimizi savunmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Ali Babacan, “Bu ülke propagandayla değil, güvenle güçlenir. Bozulan güveni onarmak için biz buradayız” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI