Ebeveyne Yabancılaşma Farkındalık Günü Ankara’da uzmanların katılımıyla ele alındı

Türkiye’nin tarafsız haber ajansı CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın takip ettiği Ebeveyne Yabancılaşma Farkındalık Günü toplantısında, EYS’nin çocuk hakları, aile yapısı, duygusal istismar, klinik değerlendirme ve toplumsal etkileri uzman konuşmacılar tarafından Ankara’da masaya yatırıldı.

Nisan 25, 2026 - 22:47
Ebeveyne Yabancılaşma Farkındalık Günü Ankara’da uzmanların katılımıyla ele alındı

Türkiye’nin tarafsız haber ajansı CUMHA Cumhur Haber Ajansı, 25 Nisan 2026 Cumartesi günü Ankara’da düzenlenen Ebeveyne Yabancılaşma Farkındalık Günü toplantısını takip etti. EYS Ebeveyne Yabancılaşma Sendromu Toplantısı, Türk Dünyası Parlamenterler Vakfı Toplantı Salonu’nda 14.00-16.30 saatleri arasında gerçekleştirildi.

Toplantı, KABİP STK’larda Kadın Birliği Platformu ile BABAC-DER Babasız Bırakılan Çocuklar Derneği organizasyonuyla düzenlendi. Programda ebeveyne yabancılaşma sendromunun psikolojik, sosyal, hukuki ve akademik yönleri uzman isimler tarafından değerlendirildi.

“Çocuğun beyninden diğer ebeveynin silinmesi üzerine kurulur”

Toplantıda konuşan Dr. Erkut Erdoğan, ebeveyne yabancılaşma sendromunun boşanma, velayet ve aile içi çatışma süreçlerinde çocuğun bir ebeveyne karşı yönlendirilmesiyle ortaya çıkabildiğini söyledi.

Erdoğan, EYS’nin yalnızca iki yetişkin arasındaki anlaşmazlık olarak görülemeyeceğini vurgulayarak, “Ebeveyne yabancılaşma sendromu; boşanma süreci ve sonrasında ya da evlilik devam ederken, velayet sahiplerinden birinin diğerine karşı çocuğun beynini yıkayarak, çocuğu manipüle ederek, kendi çıkar ve düşüncelerine uygun hale getirerek diğer ebeveyni onun beyninde yok etmesi üzerine kurulur.” dedi.

Erdoğan, çocuğun bu süreçte olmayan kurgularla, çift değerli duygularla ve toplumsal bağlarında kırılmalarla karşı karşıya kalabileceğini ifade etti.

Duygusal istismar vurgusu

Dr. Erkut Erdoğan, EYS’nin temelinde duygusal istismar bulunduğunu belirterek, bu istismarın yalnızca anne ya da baba tarafından değil, çevredeki kişiler tarafından da gerçekleştirilebileceğini söyledi.

Erdoğan, “Ebeveyne yabancılaşma sendromu bir duygusal istismardır. Ebeveynlerden birinin çocuğu duygusal istismar ederek diğer ebeveyne karşı düşman etmesidir. Duygusal istismarcı kadın da olabilir, erkek de olabilir. Hatta kadının çevresi veya erkeğin çevresi, ailenin dışından birileri de olabilir.” ifadelerini kullandı.

Erdoğan, çocuğun yanında anne ya da babanın aşağılanmasının çocuğun ruh dünyasında yaralayıcı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, “Çocuğun anne ve babasına yönelik aşağılayıcı sözler, çocuğun beyninde yabancılaştırmaya yönelik bir hamledir. Bu duygusal istismardır.” dedi.

“Duygusal istismar da fiziksel istismar gibi suçtur”

Dr. Erkut Erdoğan, çocukların bedensel zararlarının daha kolay fark edildiğini ancak duygusal dünyalarında oluşan yıkımın yeterince görünür kılınamadığını belirtti.

Erdoğan, “Duygusal istismar, tıpkı fiziksel istismar ve cinsel istismar gibi bir suçtur. Fiziksel istismar ve cinsel istismarın cezalandırılması ağır ceza mahkemelerinde vardır. Fakat şu ana kadar ülkemizde Cumhuriyet tarihi boyunca duygusal istismar davası açılmamıştır.” dedi.

Çocukların doğrudan başvurabileceği güvenilir mekanizmalara ihtiyaç olduğunu vurgulayan Erdoğan, çocukların zor durumda kaldığında ulaşabileceği sabit bir başvuru hattının oluşturulmasının çocuk hakları açısından önem taşıdığını söyledi.

Akademik çalışma çağrısı

Soru-cevap bölümünde EYS’nin tespit edilmesi için bilimsel çalışmaların artırılması gerektiğini belirten Dr. Erkut Erdoğan, Türkiye’de bu alandaki akademik yayın sayısının sınırlı olduğunu söyledi.

Erdoğan, “Akademik anlamda 2011 yılında başlayan bu süreç içerisinde toplam makale sayısı onun altında. Ülkede herkes ebeveyne yabancılaşma sendromuyla alakalı konuşmaya başladı fakat henüz yeterli sayıya ulaşmadı.” dedi.

Üniversitelerde psikiyatri ve çocuk psikiyatrisi alanlarında çalışan akademisyenlerin bu konuya yönlendirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, “Toplumun ihtiyacı olan bu konular üzerine çalışmalar yapılması gerekiyor.” diye konuştu.

Geniş aile bağları da hedef alınabiliyor

Dr. Erkut Erdoğan, ebeveyne yabancılaşmanın yalnızca anne ve baba arasındaki ilişkiyle sınırlı kalmadığını, çocuğun geniş aile çevresinden de koparılabildiğini söyledi.

Erdoğan, “Takıntılı yabancılaştırıcının en büyük hedeflerinden biri, yabancılaştırdığı kişinin geniş aile çevresidir. Geniş aile çevresi; anneanne, babaanne, hala, teyze, dayı ve kuzenlerdir. Takıntılı yabancılaştırıcı sistematik olarak o tarafı yok etme yoluna gider.” dedi.

Kültürel bağların korunmasının çocukların aidiyet duygusu açısından önem taşıdığını belirten Erdoğan, “Kültürel varlığın devamı, yabancılaşmanın kesilmesi için önemlidir. Yabancılaşmayı kesemezsek ebeveyne yabancılaşma sendromuyla başa çıkamayız.” ifadelerini kullandı.

“EYS klinik açıdan çocuk istismarıdır”

Toplantıda konuşan Uzm. Klinik Psikolog Birtem Kutman, ebeveyne yabancılaşma sendromunun klinik açıdan çocuk istismarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kutman, “Burada farkındalık kazanmak anlamında en çok fark etmemiz gereken şey, bunun bir çocuk istismarı olduğunu görebilmektir. Klinik anlamda bakıldığında bu, gerçekten sinyal olarak verilmesi gereken bir durumdur.” dedi.

Kutman, gerçek fiziksel ya da cinsel istismar vakalarında çocukta çift değerli duygu durumunun görülebildiğini belirterek, EYS’de ise çocuğun hedef alınan ebeveyne karşı giderek kırıcı, uzak ve saygısız bir tutuma yönlendirilebildiğini ifade etti.

“Bu yalnızca ailenin değil, toplumun meselesidir”

Uzm. Klinik Psikolog Birtem Kutman, EYS’nin çocukların güvenli bağ kurma kapasitesini zedeleyebileceğini ve bunun yetişkinlik dönemindeki ilişki biçimlerini de etkileyebileceğini söyledi.

Kutman, çocukluk döneminde yaşanan manipülasyonun ilerleyen yaşlarda güven algısını, ilişki tercihlerini ve bağlanma biçimlerini etkileyebileceğini belirterek, “Çocuklukta yaşanan bu kırılmalar, yetişkinlikte kurulan ilişkilerde tekrar edebilir. Kişi tanıdık gelen olumsuz ilişki biçimlerine yönelebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kutman, EYS’nin yalnızca çekirdek ailenin iç meselesi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak, konunun toplumu ilgilendiren bir halk sağlığı problemi olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.

Çocuk hakları ve aile yapısı öne çıktı

Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, ebeveyne yabancılaşma sendromunun yalnızca boşanmış ya da çatışmalı aileleri ilgilendirmediği, çocukların gelecekteki aile yapılarını, psikososyal gelişimlerini, ruhsal sağlıklarını ve toplumun geleceğini etkileyebilecek bir konu olduğu vurgulandı.

Programda, çocukların anne ve babayla sağlıklı ilişki kurma hakkının korunması, aile mahkemelerinde uzmanlaşmanın artırılması, kişisel ilişki merkezlerinin güçlendirilmesi ve EYS’nin daha görünür hale gelmesi gerektiği belirtildi.

CUMHA Cumhur Haber Ajansı’nın takip ettiği toplantı, çocuk hakları, aile bütünlüğü ve duygusal istismar başlıklarının birlikte ele alınması gerektiği mesajıyla tamamlandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI