Hakkâri Evi’nin yıkılmasına tepki: Kültür, istihdam ve şehir hafızasının korunması çağrısı

Hakkâri Evi’nin yıkılmasına tepki: Kültür, istihdam ve şehir hafızasının korunması çağrısı

Hakkâri Evi’nin yıkılmasına yönelik tepkide, yapının yalnızca fiziki bir mekân olmadığı; kent kültürü, gastronomi, turizm, istihdam ve şehir hafızası açısından değer taşıdığı vurgulandı. Hakkâri’deki STK’lar, meslek kuruluşları, kanaat önderleri ve kentin söz sahibi kesimleri ortak irade göstermeye çağrıldı.

Ağustos 11, 2026 - 10:43

Hakkâri Evi’nin yıkılmasına yönelik yapılan açıklamada, kararın yalnızca bir yapının ortadan kaldırılması anlamına gelmediği belirtilerek, burada çalışan ve geçimini sağlayan insanların da süreçten doğrudan etkilendiği ifade edildi.

Açıklamada, “Bugün Hakkâri Evi’nin yıkılmasına göz yumanlar, yalnızca bir yapının ortadan kaldırılmasına seyirci kalmıyor. Aynı zamanda buradan ekmek kazanan insanların, çalışanlarımızın ve ailelerinin rızkına da dokunuyorlar.” ifadelerine yer verildi.

“Hakkâri Evi sıradan bir yapı değildir”

Hakkâri Evi’nin kentin kültürel ve turistik değerlerinden biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Hakkâri Evi sıradan bir yapı değildir. Burası Hakkâri’nin kültürünü, gastronomisini, misafirperverliğini ve turizm potansiyelini yaşatan bir değerdir. Yıllarca emek verilerek oluşturulan bir değeri korumak yerine ortadan kaldırmak, bu şehrin geleceğine yapılmış büyük bir haksızlıktır.” denildi.

Kentte var olan değerlerin korunarak geliştirilmesi gerektiği savunulan açıklamada, “Şehrin mevcut değerlerini koruyup geliştirmek yerine yıkmayı tercih eden anlayışın Hakkâri’ye ne kazandıracağını kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.” değerlendirmesi yapıldı.

“Hakkâri’nin kaybettiği her değer, hepimizin ortak kaybıdır”

Açıklamada Hakkâri’nin gündemindeki sorunlara da işaret edilerek, kişisel hesaplar ile makam ve koltuk tartışmalarının kentin ortak menfaatlerinin önüne geçmemesi gerektiği vurgulandı.

Bu konudaki değerlendirmede, “Üzülerek görüyoruz ki Hakkâri’nin gerçek meseleleri ortada dururken, kişisel hesaplar, makam ve koltuk tartışmaları şehrin ortak menfaatlerinin önüne geçebiliyor. Oysa bu şehir hepimizindir. Hakkâri’nin kaybettiği her değer, hepimizin ortak kaybıdır.” ifadeleri kullanıldı.

STK’lara ve meslek kuruluşlarına çağrı

Hakkâri’de faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, kanaat önderleri ve kentte söz sahibi kesimlere de çağrıda bulunuldu.

Açıklamada, “Ne zaman Hakkâri’nin gerçek meselelerinin yanında duracaksınız? Ne zaman bu şehrin değerleri için ortak bir irade ortaya koyacaksınız? Bugün Hakkâri Evi için ses çıkarmayanlar, yarın Hakkâri’nin başka bir değeri ortadan kaldırılırken hangi gerekçeyle konuşacaktır?” soruları yöneltildi.

“Bizim meselemiz bir bina meselesi değildir”

Hakkâri Evi üzerinden yapılan itirazın yalnızca binanın fiziki varlığıyla sınırlı olmadığı belirtilerek, istihdamdan turizme, gastronomiden kültürel mirasa kadar farklı alanların korunması gerektiği kaydedildi.

Açıklamada, “Bizim meselemiz bir bina meselesi değildir. Bizim meselemiz Hakkâri’nin geleceğidir. İstihdamın, turizmin, gastronominin, kültürel mirasın ve şehir hafızasının korunmasıdır.” denildi.

Kent menfaatlerinin kişisel hesapların önünde tutulması gerektiğinin altı çizilerek, “Hiç kimse bu şehri kişisel hesaplarının, makam mücadelelerinin ve günübirlik çıkarlarının önüne koymamalıdır. Bugün susanlar, yarın bu kayıpların vebalinden kaçamayacaktır.” ifadelerine yer verildi.

Açıklama, Hakkâri’nin değerlerinin ve kentte verilen emeğin korunması yönündeki kararlılık vurgusuyla tamamlandı. “Hakkâri’nin değerlerine sahip çıkmaya, emeğin ve alın terinin yanında durmaya devam edeceğiz. Çünkü Hakkâri’yi yıkmak kolay, yeniden inşa etmek zordur. Biz yıkılanı değil, yaşatılan Hakkâri’yi görmek istiyoruz.” denildi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI