Medicana Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal: “Unutkanlıkta belirleyici olan bilginin kaybolup kaybolmamasıdır”

Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, günlük yaşamda sık karşılaşılan unutkanlığın her zaman masum olmayabileceğini belirterek normal unutkanlık ile hastalığa bağlı unutkanlık arasındaki farkları anlattı. Tekrarlayan ve günlük yaşamı etkileyen unutkanlıkların erken değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Uysal, erken tanının hastalığın seyrini yönetmede kritik rol oynadığını ifade etti.

Nisan 9, 2026 - 00:26
Medicana Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal: “Unutkanlıkta belirleyici olan bilginin kaybolup kaybolmamasıdır”

Medicana International İzmir Hastanesi Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Hasan Armağan Uysal, günlük yaşamda sık yaşanan unutkanlıkların çoğu zaman sıradan kabul edildiğini ancak bazı durumlarda beynin verdiği önemli bir uyarı sinyali olabileceğini söyledi. Uysal, normal unutkanlık ile hastalığa bağlı unutkanlık arasındaki farkın “bilginin kaybolup kaybolmaması” olduğunu belirtti.

Uysal, unutmanın herkesin hayatında zaman zaman yaşadığı doğal bir durum olduğunu ifade ederek, “Anahtarımızı nereye koyduğumuzu unutabiliriz, bir ismi hatırlamakta zorlanabiliriz ya da mutfağa neden girdiğimizi birkaç saniyeliğine hatırlamayabiliriz. Bunların çoğu aslında normaldir. Normal unutkanlıkta bilgi kaybolmaz, sadece ulaşmak gecikebilir ve bir süre sonra hatırlanır.” dedi.

Ancak hastalığa bağlı unutkanlıkta durumun farklı olduğuna dikkat çeken Uysal, “Hastalığa bağlı unutkanlıkta bilgi gerçekten kaybolur. Kişi aynı soruyu tekrar tekrar sorar, aynı olayı yeniden yaşar gibi anlatır ve bunun farkında olmaz. İşte bu noktada unutkanlık artık bir durum değil, bir işaret haline gelir.” ifadelerini kullandı.

Günlük yaşamı etkileyen unutkanlıklar alarm olabilir

Unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlamasının önemli bir uyarı işareti olduğunu belirten Uysal, “Kişinin tanıdık bir yerde yolunu kaybetmesi, para işlerini karıştırması, yemek yaparken aşamaları unutması ya da kelime bulmakta belirgin zorlanması ‘yaş aldım normaldir’ diye geçiştirilecek durumlar değildir.” dedi.

Alzheimer hastalığının çoğu zaman sinsi başladığını ifade eden Uysal, erken dönemde hastaların özellikle yeni bilgileri öğrenmekte zorlandığını söyledi. Uysal, “Hastalar aynı soruları tekrar eder, randevularını unutur, eşyalarını alışılmadık yerlere koyar. Ancak Alzheimer sadece unutkanlık değildir. Zamanla yön bulma güçlüğü, karar verme zorluğu ve günlük hayatın organizasyonunda bozulmalar görülmeye başlar.” diye konuştu.

Gençlerde unutkanlığın nedenleri farklı olabilir

Her unutkanlığın ciddi bir nörolojik hastalık anlamına gelmediğini vurgulayan Uysal, özellikle genç yaşta görülen unutkanlıkların çoğunun farklı nedenlere bağlı olduğunu belirtti. Uysal, “Uyku eksikliği, yoğun stres, anksiyete, depresyon ve sürekli maruz kaldığımız dijital bilgi yükü dikkat sistemimizi bozar. Hafıza, dikkat olmadan çalışmaz. Sorun bazen hafızada değil, dikkatin kendisindedir.” dedi.

Stresin hafıza üzerindeki etkisinin güçlü olduğunu ifade eden Uysal, “Beynimiz stres altındayken öğrenmeye değil hayatta kalmaya odaklanır. Bu nedenle bilgi kaydı zayıflar, dikkat dağılır ve kişi kendini çok unutkan hissedebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Erken tanı sürecin yönetilmesini sağlar

Unutkanlığın giderek artması veya günlük yaşamı etkilemesi durumunda zaman kaybetmeden değerlendirme yapılması gerektiğini belirten Uysal, erken tanının önemine dikkat çekti. Uysal, “Eğer unutkanlık giderek artıyorsa, yakınlarınız bu durumu fark ediyorsa veya davranış değişiklikleri eşlik ediyorsa vakit kaybetmemek gerekir.” dedi.

Tanı sürecinin tek bir testten ibaret olmadığını vurgulayan Uysal, “Bu süreç bir bulmacaya benzer. Hastanın öyküsü, yakınlarının gözlemleri, bilişsel testler, kan tetkikleri ve beyin görüntülemeleri birlikte değerlendirilir. Gerektiğinde ileri biyobelirteçler de kullanılabilir.” ifadelerini kullandı.

Erken tanının hastalığın tamamen ortadan kaldırılmasını her zaman sağlamasa da sürecin yönetilmesine büyük katkı sunduğunu belirten Uysal, “Erken tanı ile hastanın bağımsızlığı daha uzun süre korunabilir, uygun tedaviler zamanında başlanabilir ve aile bu sürece hazırlıklı hale gelir.” dedi.

Beyin sağlığında yaşam tarzı etkili

Beyin sağlığının korunmasında yaşam tarzının önemli rol oynadığını ifade eden Uysal, düzenli egzersiz, kaliteli uyku, sosyal etkileşim ve zihinsel aktivitelerin hafızayı desteklediğini söyledi. Uysal, “Beyin kullanılınca gelişir. Yeni şeyler öğrenmek, okumak, üretmek ve sosyal kalmak beyin sağlığını destekler. Bunun yanında tansiyon, şeker ve genel sağlık kontrolleri de ihmal edilmemelidir.” diye konuştu.

Unutkanlığın bazı durumlarda geri dönüşünün mümkün olabileceğini belirten Uysal, “Eğer altta yatan neden depresyon, vitamin eksikliği veya uyku bozukluğu ise unutkanlık gerileyebilir. Ancak Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklarda tamamen geri dönüş mümkün değildir. Buna rağmen doğru tedavi ve yaklaşım ile hastalığın ilerleyişi yavaşlatılabilir.” dedi.

Uysal, “Unutmak değil, unutmayı fark etmemek tehlikelidir. Beyin bize sinyaller verir. Önemli olan o sinyalleri zamanında duyabilmektir.” ifadeleriyle değerlendirmesini tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI