Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan: “İşletmelere denetim yaparak değil, destek vererek ülkenin kalkınmasına katkı sağlamış oluruz”

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan: “İşletmelere denetim yaparak değil, destek vererek ülkenin kalkınmasına katkı sağlamış oluruz”

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, TBMM'de Ticaret Bakanlığı, Helal Akreditasyon Kurumu ve Rekabet Kurumunun bütçe görüşmelerinde ihracat yasaklarını, işletmelerin üzerindeki mali yükleri, SGK primlerini, kıdem tazminatını ve Cilvegözü Sınır Kapısı'ndaki taşımacılık sorunlarını gündeme taşıdı. Çalışkan, ekonomik politikalarda vatandaşın refah seviyesinin artırılması gerektiğini vurgulayarak üretici, ihracatçı ve işletmelere yönelik desteklerin genişletilmesini istedi.

Kasım 4, 2026 - 20:10

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) Ticaret Bakanlığı, Helal Akreditasyon Kurumu ve Rekabet Kurumunun bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarının görüşüldüğü toplantıda ekonomik politikaları ve iş dünyasının karşılaştığı sorunları değerlendirdi. Çalışkan, ihracat yasakları, döviz dönüşüm desteği, SGK primleri, kıdem tazminatı, işsizlik fonu ve Hatay Cilvegözü Sınır Kapısı'ndaki geçiş sorunları konusunda düzenleme yapılması çağrısında bulundu.

“Açlık Sınırının 38 Bin Lira Olduğu Bir Ülkede Yaşıyoruz”

Ticaret Bakanının bütçe sunumundaki ekonomik verileri değerlendiren Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, açıklanan rakamlarla vatandaşın yaşadığı ekonomik koşullar arasında farklılık bulunduğunu savundu.

Çalışkan, “Tabii, Sayın Bakanın gayet güzel sunumunu dinledik. Aslında rakamlar çok şahane. Bir taraftan, gerçeklere baktığımızda ise ülkenin özet olarak tablosu şu: Emeklimizin 7 milyona yakını aylık 23 bin lira, asgari ücretli aylık 28 bin lira, açlık sınırı ise 38 bin lira olan bir ülkede yaşıyoruz. Bunun için de rakamların fazla bir anlamı olmasa gerek.” ifadelerini kullandı.

Kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulunan Çalışkan, “Tabii, kaynaklarımız çok ama ne yazık ki hep faize aktarılıyor.” dedi.

Son dönemde gündeme gelen fon tartışmalarına da değinen Çalışkan, “Özellikle de son fonla ilgili hadisede 800 milyardan söz edilirken AK PARTİ iktidarı döneminde yirmi beş yılın toplamında esnafa kredi verilen rakam 803 milyar, sadece bir vurgun yirmi beş yılın tamamına bedel.” değerlendirmesinde bulundu.

“İşletmeler İki Ayrı Sisteme Rapor Hazırlamak Zorunda”

İşletmelerin karşılaştığı muhasebe ve denetim yükümlülüklerine dikkat çeken Çalışkan, Ticaret Bakanlığı ile Hazine ve Maliye Bakanlığına yönelik raporlama süreçlerinin sadeleştirilmesi gerektiğini belirtti.

Çalışkan, “Ne yazık ki hâlen sistem olarak yeterli derecede düzenlemeler yapılamadı. Şimdi, işletmeler bir taraftan Ticaret Bakanlığına, bir taraftan da Maliye Bakanlığına 2 ayrı sistem üzerinden rapor hazırlamak zorunda.” diye konuştu.

Vergi mevzuatı ile ticaret mevzuatı arasındaki farklılıkların işletmelere ilave maliyet oluşturduğunu savunan Çalışkan, şunları kaydetti:

“Vergi Kanunu kırk yıllık, 1985'ten kalma, Ticaret Kanunu ise uluslararası standartlara uygun. Dolayısıyla bütün işletmeler bir tarafta yeminli mali müşavire, bağımsız denetçiye ve serbest muhasebeci, mali müşavirlere fevkalade fazla ödeme yapmak zorunda kalıyor.”

Çalışkan, “Bu konuda hiç olmazsa, vatandaşın üzerindeki bu yük ve bürokrasi Sayın Bakanım eksiltilmeli.” çağrısında bulundu.

“Rekabet Kurumunun Yetkileri Haddi Aşmamalı”

Rekabet Kurumunun uygulamalarını da eleştiren Saadet Partili Çalışkan, özellikle beyaz et sektörü ve hal komisyoncularına yönelik işlemlerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Çalışkan, “Rekabet Kurumu aramızda, belki başarılarından söz edecek ama bakın, yetkiler haddi aşmamalı. Geçtiğimiz aylarda beyaz et operasyonu yapıldı, kabzımal hal komisyoncularına operasyonlar yapıldı. Bu, hiç vicdanı yönü olmayan haksız uygulamalardı.” ifadelerini kullandı.

“Ticaret Özgür Olmalı, İhracat Yasakları Kaldırılmalı”

İhracata yönelik kısıtlamaların üreticileri olumsuz etkilediğini belirten Çalışkan, fiyat artışlarını önlemek amacıyla uygulanan dış ticaret tedbirlerini eleştirdi.

Çalışkan, “Ticaret özgür olmalı, herhangi bir üründe fiyat artıyor diye ihracat yasağı konulmamalı veya içeride ürün, üretici para kazanacak diye ithalata izin vererek önlenilmemeli.” dedi.

Zeytinyağı ve beyaz et sektörlerinde yaşanan uygulamaları örnek gösteren Çalışkan, “Zeytinyağında yaşadık, beyaz ette yaşadık. Tavuk eti fiyatları artacak diye Nisan 2024'ten Temmuz 2026'ya kadar yasaktı.” ifadelerini kullandı.

Beyaz et ihracatındaki kısıtlamaların hafifletilmesine yönelik girişimler için Ticaret Bakanına teşekkür eden Çalışkan, düzenlemelerin henüz yeterli olmadığını belirtti.

Çalışkan, “Hâlen üretici firmalar istediği şartlarda ihracat yapamıyor, değişik engeller konuluyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Gümrüklerdeki uygulama farklılıklarına da değinen Çalışkan, Bakanlık tarafından yayımlanan genelgelerin sahada farklı yorumlanmasının ihracatçılar açısından sorun oluşturduğunu dile getirdi.

Çalışkan, “Zaten ihracat yasağında Bakanlığın herhangi bir konuda bir genelgesi oluyor ama iş gümrüklere gelince uygulama farklılaşıyor. Gümrüklerin kendilerince ek kriterleri oluyor.” diyerek uygulama birliği sağlanmasını istedi.

“Enflasyonu Düşürmek Değil, Refah Seviyesini Artırmak Hedef Olmalı”

Ekonomi politikalarında önceliğin vatandaşın alım gücünü artırmak olması gerektiğini belirten Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, enflasyonla mücadele politikalarının toplumsal refaha etkisinin dikkate alınmasını istedi.

Çalışkan, “Burada, enflasyon kutsal bir hedef gibi görünüyor, oysa, enflasyonu düşürmek değil, refah seviyesini artırmak kutsal hedef olmalı. Enflasyon düşmüş, kalkmış, mesele vatandaşa yansımadıktan sonra bir anlamı yok.” ifadelerini kullandı.

İhracatçıların döviz kuru baskısı altında bulunduğunu savunan Çalışkan, döviz dönüşüm desteğinin artırılması gerektiğini söyledi.

Çalışkan, “Bugün de ihracatçı döviz baskısı nedeniyle sıkıntı altında. Hiç olmazsa, bunu çözmek için bu döviz dönüşüm desteğinin artırılması gerekiyor. Bu, defalarca Meclis gündeminde yer aldı, hiçbir şekilde karşılık bulmadı.” dedi.

“Döviz Bozdurma Saatleri 11.00 ile 14.00 Arasına İndirildi”

Döviz dönüşüm desteğine ilişkin uygulamaların kısa süre içerisinde değiştirildiğini belirten Çalışkan, 1 Ekim ve 26 Ekim tarihlerindeki düzenlemelere rağmen bürokratik sorunların sürdüğünü savundu.

Çalışkan, “Bu konuda her ne kadar düzeltilmiş olsa da fevkalade yüksek bir şekilde evrak zorunluluğu var, bürokrasi artıyor işletmeler açısından.” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının döviz dönüşüm işlemlerindeki saat sınırlamasına da tepki gösteren Çalışkan, “Sonra Merkez Bankası eskiden 10.00'dan 16.00'ya kadar döviz bozdurmak için saat serbestken şimdi, bu saat 11.00'den 14.00'e kadar çok kısa bir zamana indirildi.” ifadelerini kullandı.

Çalışkan, bu uygulamanın ihracatçılar açısından güçlük oluşturduğunu belirterek ilgili kurumların çözüm üretmesini istedi.

“SGK Prim Desteği Artırılırsa Sigortasız Çalışan Sayısı Azalır”

İşletmelerin üzerindeki sosyal güvenlik maliyetlerine değinen Çalışkan, primlerini düzenli ödeyen işverenlerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini vurguladı.

Çalışkan, “Sayın Bakan, şu anda işletmelere yüzde 5 destek veriliyor; bu, gerçekten çok az. Zamanında ödeyen işletmeler desteklenmeli, böylece piyasada sigortasız çalışan eleman kalmamalı.” dedi.

Kayıt dışı istihdamla mücadelede yalnızca denetim ve cezaların yeterli olmayacağını savunan Çalışkan, “Az önce kayıt dışıyla mücadeleden, yapılan denetimlerden, kesilen cezalardan söz edildi oysa siz bu SGK prim desteğini yükseltseniz doğal olarak sigortasız sayısı azalır.” değerlendirmesinde bulundu.

“İşçinin Kıdem Tazminatını Devlet Ödemeli”

Kıdem tazminatı sisteminin hem işverenler hem de çalışanlar açısından sorunlar oluşturduğunu belirten Çalışkan, mevcut yapının yeniden düzenlenmesini önerdi.

Çalışkan, özel sektörde çalışan işçilerin emeklilik sonrasında kıdem tazminatlarını işverenden aldığını hatırlatarak “Bu da işveren üzerinde büyük bir yük.” dedi.

Çok sayıda personel çalıştıran işletmelerde kıdem tazminatı yükümlülüklerinin giderek büyüdüğünü ifade eden Çalışkan, “Bir taraftan kredi ama bir taraftan da binlerce çalışanı olan firma için milyonlarca dolarlık bir yük her geçen gün artarak devam ediyor.” diye konuştu.

Mevcut sistemin çalışanların iş değiştirme kararlarını da etkilediğini savunan Çalışkan, “Çalışan açısından ise bu rakam çoğunlukla mobbing etkisi, tazminatımı alamam korkusuyla iş yerinden ayrılamıyor.” ifadelerini kullandı.

Kıdem tazminatının kamu güvencesiyle ödenmesini öneren Çalışkan, “Mademki herhangi bir memur emekli olurken tazminatını kamudan alıyorsa, işçi de aylık emekli maaşını devletten alacaksa tazminatını da devletten alsın. Bu yük her ay ayrıca işveren üzerinde birikmesin.” dedi.

“İşsizlik Fonu'ndan Kendi İsteğiyle Ayrılanlar da Yararlanmalı”

İşsizlik Sigortası Fonu'nun kullanımına ilişkin eleştirilerde bulunan Çalışkan, fondaki kaynakların çalışanların yararına değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Çalışkan, “Yine İşsizlik Fonu ne yazık ki yerinde kullanılmıyor. Bu konuda da bir düzenleme yapılmalı, İşsizlik Fonu'nda biriken paralar turizm bölgelerindeki otellere teşvik olarak aktarılıyor.” ifadelerini kullandı.

Kendi isteğiyle işten ayrılan çalışanların da belirli koşullarla işsizlik ödeneğinden yararlanabilmesi gerektiğini belirten Çalışkan, “Oysa, çalışan bir adam İşsizlik Fonu'na alın terini devlete emanet olarak vermiş durumda, 'Sen kendi isteğinle ayrıldın, alamazsın.' demek düpedüz mobbing vesilesi oluyor.” dedi.

Çalışkan, “Bir insan eğer çalışmışsa bir yıl, iki yıl ne kadar olursa olsun, kendi isteğiyle de çıkmışsa mutlaka bu İşsizlik Fonu'ndan yararlanmalı.” çağrısında bulundu.

“Cilvegözü Sınır Kapısı Orta Doğu'ya Açılan Kapımız”

Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde bulunan Cilvegözü Sınır Kapısı'ndaki taşımacılık sorunlarını gündeme taşıyan Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, uluslararası deniz taşımacılığında yaşanan gelişmeler nedeniyle kara yolu taşımacılığının öneminin arttığını söyledi.

Çalışkan, “Hürmüz Boğazı'nda yaşanan sorunları, dünya genelindeki gemi trafiğindeki problemleri biliyoruz. Artık kara taşımacılığının son dönemde önemi arttı. Hatay Reyhanlı ilçesi Cilvegözü ülkemizin Orta Doğu'ya açılan sınır kapısı.” ifadelerini kullandı.

Sınır kapısındaki geçiş kapasitesinin iki ülke arasında farklılık gösterdiğini belirten Çalışkan, “Bizim bu taraftan 5 bin aracın geçişine izin verilirse karşı taraf bin araçtan fazla almadığı için yığılma var ama bunu çözmek de sizin müdahalenizle mümkün olur, karşı tarafa da personel, teknik destek verilebilir.” dedi.

“Suriye'ye Yük Taşıyan Araçların Önündeki Engeller Kaldırılmalı”

Türkiye'den Suriye üzerinden Ürdün'e yapılan taşımacılıkla Suriye içerisinde gerçekleştirilen yük teslimatları arasındaki uygulama farklılıklarına dikkat çeken Çalışkan, savaş döneminde getirilen kısıtlamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Çalışkan, “Türkiye'den yükleyip transit olarak Ürdün'e geçen araçlara izin veriliyor ama Suriye'nin içinde boşaltmaya izin verilmiyor. Bu, savaş öncesi normal bir durum, savaş nedeniyle ortaya çıkmıştı, artık iş normalleşti.” dedi.

Suriye içerisinde yük teslimatı yapılabilmesi için taşımacılık sektörünü destekleyecek düzenlemeler öneren Çalışkan, sorunun yalnızca karşı taraftan gelecek adımlarla çözülemeyeceğini vurguladı.

Çalışkan, “Biz buna seyirci kaldığımız sürece onların tek taraflı bunu düzeltmesini beklemek mümkün değil.” değerlendirmesinde bulundu.

“600 Dolarlık Nakliye Ücreti 1.500 Dolara Çıktı”

Sınır kapısında bekleyen tırların Türkiye'nin taşımacılık kapasitesini olumsuz etkilediğini savunan Çalışkan, uzun bekleme sürelerinin lojistik maliyetleri artırdığını belirtti.

Çalışkan, “Bugün tırlar günlerce sınır kapılarında beklediğinden ülkemizin taşıma kapasitesi de ciddi olarak düşmüş durumda. Şu anda araçların belki yüzde 30, belki yüzde 50'si o bölgede yatıyor, bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Nakliye ücretlerindeki artışa da dikkat çeken Çalışkan, “Mesela, Adana'dan sınıra nakliye fiyatı 600 dolar olan taşıma 1.200-1.500 dolarlara çıktı.” dedi.

Çalışkan, “Bu maliyetlerin düşürülmesi de bu tırların hızlandırılmasıyla ancak mümkün olabilir.” diyerek Ticaret Bakanlığının sınır geçişlerinin hızlandırılması için girişimde bulunmasını istedi.

“İşletmelere Denetim Yaparak Değil, Destek Vererek Kalkınma Sağlanır”

Konuşmasının son bölümünde işletmelerin karşılaştığı ekonomik güçlükleri yeniden gündeme getiren Saadet Partisi Hatay Milletvekili Necmettin Çalışkan, değerlendirmelerinin siyasi tartışmadan ziyade teknik sorunlara ve çözüm önerilerine odaklandığını belirtti.

Çalışkan, “Sayın Bakan, burası siyasi bir tartışma ortamı değil, teknik bir ortam. Bu bilinçle konuşma gayreti içerisindeyim.” ifadelerini kullandı.

İşletmelerin üzerindeki mali ve idari yüklerin azaltılması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, “Onun için de işletmelerin üzerindeki bu yükleri kaldıralım. İşletmelere denetim yaparak değil, destek vererek ülkenin kalkınmasına katkı sağlamış oluruz.” dedi.

Çalışkan, işletmelerin mevcut ekonomik koşullarda ciddi güçlüklerle karşı karşıya olduğunu belirterek “Bugün işletmeler çok zor durumda. Ben rakamlara boğarak yeni laf söylemek istemiyorum zaten bunların hepsini fazlasıyla sizde.” sözleriyle değerlendirmesini sürdürdü.