Tarihçi Dr. Selim Erdoğan Kurtuluş Savaşı’nın bilinmeyen 10 gününü belgelerle anlattı

Harp Coğrafyacısı, Tarihçi ve Yazar Dr. Selim Erdoğan, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Uluslararası Basın Merkezi’nde düzenlenen söyleşide 30 Ağustos 1922 Zaferi ile 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu arasındaki kritik süreci belgelerle aktardı. Erdoğan, kamuoyunda yaygın olan bazı tarihsel algıların gerçeği tam yansıtmadığını vurguladı

Nisan 17, 2026 - 12:07
Tarihçi Dr. Selim Erdoğan Kurtuluş Savaşı’nın bilinmeyen 10 gününü belgelerle anlattı


Harp Coğrafyacısı, Tarihçi ve Yazar Dr. Selim Erdoğan, “Dumlupınar’dan Halkapınar’a: Kurtuluş Savaşı’nın Bilinmeyen 10 Günü” başlıklı söyleşide Büyük Taarruz’un ardından İzmir’in kurtuluşuna uzanan süreci belgelerle anlattı. İzmir Gazeteciler Cemiyeti Uluslararası Basın Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinliğe İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi, Başkan Yardımcısı Mehlika Gökmen ve Genel Sekreter Reşat Yörük ev sahipliği yaptı. Söyleşiye Dokuz Eylül Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Uyar, öğrenciler ve gazeteciler katıldı.

“Yunan ordusu arkasına bakmadan kaçmadı”

30 Ağustos 1922 Zaferi ile 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtuluşu arasında geçen kritik sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Selim Erdoğan, bu dönemin kamuoyunda çoğu zaman eksik veya yanlış bilindiğini söyledi. Erdoğan, “Yunan ordusunun cephe yarıldıktan sonra arkasına bakmadan İzmir’e kaçtığı yönünde bir algı var. Ancak bu anlatım tarihi gerçeklerle örtüşmüyor. 30 Ağustos’tan sonra İzmir’e kadar yaşananları doğru anlatmazsak, Milli Mücadele’yi küçültenlere koz vermiş oluruz” ifadelerini kullandı.

“Amaç Mil Hattı’na ulaşmadan imha etmekti”

Büyük Taarruz’un hedefinin yalnızca cepheyi yarmak olmadığını belirten Erdoğan, Türk ordusunun stratejik amacının bölünen Yunan birliklerini tamamen imha etmek olduğunu ifade etti. Erdoğan, “27 Ağustos’ta cephe yarıldığında Yunan kuvvetleri ikiye ayrıldı. General Trikopis komutasındaki birlikler kuzeye, General Frangou kuvvetleri ise güneye çekildi. Asıl hedef, bu kuvvetlerin İzmir’i savunabilecekleri ‘Mil Hattı’na yani Akhisar-Salihli-Alaşehir hattına ulaşmadan imha edilmesiydi” dedi.

30 Ağustos’ta Trikopis kuvvetlerinin Dumlupınar’da çembere alındığını belirten Erdoğan, “Trikopis kuvvetleri büyük ölçüde imha edildi. Ancak General Frangou komutasındaki yaklaşık 35 bin kişilik, görece daha az hasar almış bir kuvvet hızla batıya çekildi” diye konuştu.

Zaferi taçlandıran Kaplangı Dağı muharebesi

Erdoğan, 30 Ağustos günü Dumlupınar’da Başkomutan Meydan Muharebesi sürerken 57. Tümen’in Kaplangı Dağı’nda General Frangou birlikleriyle çok kritik bir mücadele verdiğini anlattı. Bu muharebenin tarihsel önemine dikkat çeken Erdoğan, “Kaplangı Dağı muharebesi en az Başkomutan Meydan Muharebesi kadar önemlidir. Çünkü zaferi taçlandıran gelişme 31 Ağustos’ta bu dağın ele geçirilmesi oldu” ifadelerini kullandı.

Kaplangı Dağı’nın sarp ve yoğun ormanlarla kaplı bir araziye sahip olduğunu belirten Erdoğan, Çiğiltepe’de ağır kayıplar yaşayan 57. Tümen’in bu bölgede de büyük bedeller ödediğini söyledi.

Psikolojik çöküş 1 Eylül’de yaşandı

Yunan ordusunun moral ve psikolojik olarak kırıldığı sürecin ise 1 Eylül’deki Kapaklar ve 3 Eylül’deki Takmak muharebeleri olduğunu ifade eden Erdoğan, Eşme yakınlarında yaşanan çatışmanın dönüm noktalarından biri olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, “Savaşa henüz girmemiş olan ve zaferden pay almak isteyen Türk 2. Kolordusu, Eşme yakınlarında Yunan savunmasını bir iki saat içinde darmadağın etti. İşte bu andan sonra Yunan ordusunda savunma yapmaktan çok canını kurtarma ve İzmir üzerinden anavatana kaçma telaşı başladı” dedi.

Süvarilerin fedakârlığı

Savaşın son aşamasında Türk piyade birliklerinin ağırlıkları nedeniyle geri çekilen Yunan ordusuna yetişmekte zorlandığını anlatan Erdoğan, bu noktada Fahrettin Altay komutasındaki Süvari Kolordusu’nun kritik rol oynadığını söyledi.

Erdoğan, “Süvarilerimiz sivil halkın katledilmesini önlemek ve düşmanı yavaşlatmak için adeta bir kama gibi Yunan ordusunun önüne geçti. Kula, Alaşehir ve Salihli’de makineli tüfeklere karşı at ve kılıçla taarruz ederek büyük fedakârlıklar yaptılar” diye konuştu.

Salihli istasyonunda yaşanan çatışmaların ağır kayıplarla sonuçlandığını belirten Erdoğan, “Tüm bu çetin mücadelelerin ardından 9 Eylül’de Yüzbaşı Şerafettin’in İzmir Hükümet Konağı’na Türk bayrağını çekmesiyle süreç noktalandı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI