Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz: “Hiçbirimiz birbirimizin rakibi değiliz, birbirimizi güçlendireceğiz”
Ankara Ticaret Odası 23. Meslek Komitesi ile peyzaj ve çevre düzenleme alanındaki sektör temsilcileri, 14 Mart Cumartesi günü Ankara Kent Konseyi’nde düzenlenen iftar programında bir araya geldi. Programda konuşan Ankara Kent Konseyi Başkanı ve ATO Başkanvekili Halil İbrahim Yılmaz, çiçekçilik, aktarlık ve peyzaj sektörlerinin üretim, istihdam ve kent ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını vurgularken, sektör temsilcileri de ortak üretim alanı, mezat, fuar ve mesleki örgütlenme başlıklarında çağrı yaptı.
Ankara Ticaret Odası 23. Meslek Komitesi (Aktarlar ve Çiçekçiler) ile peyzaj, çevre düzenleme ve yapısal faaliyetler alanındaki sektör temsilcileri, Ankara Kent Konseyi’nde düzenlenen iftar programında buluştu. Ankara’da gerçekleştirilen programda, çiçekçilik, fidancılık, aktarlık, peyzaj ve inşaat sektörlerinden temsilciler aynı masada bir araya gelirken, konuşmalarda sektörlerin dayanışması, üretim kapasitesi, ortak alan ihtiyacı ve mesleki geleceği öne çıktı.
“AYNI KİLİMİN DESENİYİZ”
Ankara Kent Konseyi Başkanı ve Ankara Ticaret Odası Başkanvekili Halil İbrahim Yılmaz, konuşmasında sektör içi dayanışma vurgusu yaparak, “Hiçbirimiz birbirimizin rakibi değiliz. Hiçbirimiz birbirimizi kıskanmayacağız. Ancak birbirimizi güçlendireceğiz. Yoksa yok olup gideriz.” dedi. Yılmaz, farklı meslek gruplarının aynı zeminde buluşmasının önemine işaret ederek, “Hepimizin aynı kilimin deseni olduğunu unuttuk. Çokluk içinde birlik olmamız gerektiğini unuttuk.” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, çiçekçilik, aktarlık ve peyzaj sektörlerini “geleneksel ama geleceğin sektörleri” olarak nitelendirerek, “Bu sektörler sadece iş yapan esnaf ve tüccar değil; doğanın bereketini insan hayatına taşıyan, şehre renk, nefes, enerji ve huzur veren alanlardır.” diye konuştu. Çiçeğin ve bitkinin yalnızca ticari bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini belirten Yılmaz, “Bu sektörlerin tedavi edici tarafını kullanacağız. Bazen masanın ortasına konulan bir çiçek aileyi kurtarıyor, anneyi tebessüm ettiriyor.” dedi.
“SEKTÖRÜN AYAKTA KALMASI İÇİN YENİ BİR ÇAĞRI LAZIM”
Sektörlerin üretim, depolama ve satış kapasitesini güçlendirecek yeni bir model gerektiğini söyleyen Yılmaz, ortak üretim alanı ihtiyacını da gündeme taşıdı. Yılmaz, “On yıldır yer sorunuyla uğraşıyoruz. Çiçekçilerin üretim yapabileceği, depolama yapabileceği, kooperatif mantığıyla mekan sahibi olabileceği bir projeyi yapmazsak bu sektör gidiyor.” ifadelerini kullandı. İncek, Pursaklar ve Çankaya başta olmak üzere çeşitli alanların değerlendirildiğini aktaran Yılmaz, organize üretim bölgesi kurulması için destek çağrısında bulundu.
Ankara’ya nitelikli ürün akışının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, mezat sisteminin de iyileştirilmesini istedi. Yılmaz, “Mezatın fiziki şartlarını iyileştirip bunu organize çiçek üretim merkezinin kalbine taşımamız gerekiyor.” dedi. Bu yapının aynı zamanda çocukların bitki ve baharatla tanışacağı bir eğitim ve farkındalık alanı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Anaokulu düzeyinde bu farkındalık olmazsa üniversitede bir insana çiçek aşkı veremezsiniz.” diye konuştu.
“MARKETE GİRMEMESİ LAZIM, BU SANAT İŞİ”
Çiçekçilikte tasarımın ve markalaşmanın önemine dikkat çeken Yılmaz, “Tasarımla buluşmadığı zaman bin lira, tasarımla ve akılla buluştuğu zaman on bin lira. Burası sadece üretim yapan bir alan değil, sanatla buluşan bir meslek.” dedi. Çiçeğin market raflarında sıradanlaştırılmasına karşı çıkan Yılmaz, “Markete girmemesi lazım abi, çünkü bu sanat işi.” sözleriyle sektörün nitelik boyutuna dikkat çekti.
Yılmaz, Ankara’da peyzaj ve çiçekçilik kültürünün daha güçlü bir ekonomik değere dönüştürülmesi gerektiğini de belirterek, “Bu doğanın şifasını ekonominin konusu yapacağız. Kreatif sektörlerle ilişkilendireceğiz, markalaştıracağız, coğrafi işaret ve tescille değerli hale getireceğiz.” dedi. Ankara’nın iklimine uygun, yerel koşullarda köklendirilmiş bitkilerin tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Yılmaz, “Burada köklenen, Ankara soğuğuna göre iklimlendirilmiş bitkilerle bu kente ekonomi oluşturacağız.” ifadelerini kullandı.
“ÇİÇEK BİR İSRAF DEĞİLDİR”
Ankara Ticaret Odası Aktarlar ve Çiçekçiler Meslek Komitesi Başkanı Erhan Ünal da konuşmasında çiçekçiliğin tarihsel ve toplumsal yönüne vurgu yaptı. Ünal, “Çiçekçilik ve peyzajı Türkiye’ye getiren Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’tür.” dedi. Cumhuriyetin ilk yıllarında çiçekçiliğin teşvik edildiğini belirten Ünal, “Çiçek benim halkım için gereklidir anlayışıyla bu meslek desteklendi.” ifadelerini kullandı.
Çiçeğin gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Ünal, “Çiçek bir israf değildir. Çiçek sevgidir, çiçek aşktır. Çiçeğin açamayacağı hiçbir kapı yoktur.” dedi. Erhan Ünal, Türkiye’nin çiçeklerle donatılması için sektörün daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu belirterek, birlik çağrısında bulundu.
Başka bir değerlendirmesinde de Ünal, “Dünyada hiçbir nesne yoktur ki söz söylemeden konuşsun; bunu yapan tek şey çiçektir.” diyerek çiçeğin sembolik ve kültürel değerine dikkat çekti.
“BU İŞİ SEVELİM, DEĞER VERELİM”
Fidancılık sektörü temsilcilerinden Hasan Öztürk ise konuşmasında, sorunların bilindiğini ancak önceliğin mesleğe sahip çıkmak olması gerektiğini söyledi. Öztürk, “Sorunlardan burada bahsetmek istemiyorum. Bunların çözümleri aslında çok zor değil. Benim söylemek istediğim şey şu: Bu işi sevelim, bu işe değer verelim.” dedi.
Öztürk, seraların toplumsal farkındalık için daha görünür hale gelmesi gerektiğini de belirterek, “Bizim seralarımız herkese açıktır. Okullardaki çocukları bile getirebilirsiniz. Bu iş sevgiyle başlar, bu sevgiyi biz aşılayalım, gerisi kendiliğinden gelir.” ifadelerini kullandı.
ANKARA’DA FUAR ÇAĞRISI
Sektör adına söz alan isimlerden Kirami Yıldırım da Ankara’da çiçekçilik ve peyzaj odaklı büyük bir fuar düzenlenmesi için hazırlık yapıldığını açıkladı. Yıldırım, “Ankara’da böyle bir fuar yok. Bu kadar peyzaj firmasının, çiçekçinin olduğu yerde böyle bir fuar yok. Biz bir çılgınlık yaptık.” dedi. Fuar için izinlerin alındığını ifade eden Yıldırım, “Sakarya’daki ya da Ödemiş’teki fuardan daha büyük, daha güzel bir fuar yapıp Ankara’ya kazandıralım. Bu defa diğer şehirlerden Ankara’ya ürün bakmaya gelsinler.” sözleriyle destek çağrısı yaptı.
ATO Meclis Üyesi Mert Ünyazıcı da farklı sektörlerin ortak sorunlar etrafında bir araya geldiğini belirterek, “Çok farklı sektörler olmamıza rağmen ortak sorunlarımız da var.” dedi. Ünyazıcı, aktarlık ve çiçekçiliğin mesleki yeterlilik alanında tanımlanmasının önemli bir adım olduğunu vurgulayarak, “Sektörlerimizde inovasyonu geliştirmek ve bu alanları unutulmaktan kurtarmak üzere projeler yapmaya çalışıyoruz.” ifadelerini kullandı.
MÜTEAHHİTLERDEN VE PERAKENDECİLERDEN DESTEK MESAJI
Programda söz alan müteahhitlik sektörü temsilcisi Mücahit Şentürk, inşaat ve peyzaj ilişkisine dikkat çekerek, “Betonlaşmanın bol olduğu bir dönemde mutlaka yan yana gelip peyzajlarımızı sizlerle beraber güçlendireceğiz.” dedi. Şentürk, sektörün yanında olduklarını belirterek destek vermeye hazır olduklarını söyledi.
TR Invest ve TR Holding Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Gökay da, “Peyzaj alanlarını artırma adına yapılabilecek ne varsa sonuna kadar sektörün yanındayım.” açıklamasında bulundu. Gökay, müteahhitlik ve mimarlık çevreleri nezdinde bu alana destek verilmesi için çalışacaklarını ifade etti.
Ankara City Gross Yönetim Kurulu Başkanı Ramazan Gülhan ise programda yaptığı değerlendirmede, çiçekçilik sektörünün alan ihtiyacını dinledikten sonra etkilendiğini belirterek, “Çok geniş bir alana ihtiyaç olduğunu bugün öğrendim. Bu konuda üzerimize ne iş düşerse katkı vermeye hazırız.” dedi.
İftar programı, çiçekçilik, aktarlık ve peyzaj sektörlerinin yalnızca ekonomik değil kültürel ve sosyal değer üreten alanlar olduğu vurgusuyla tamamlandı. Programda yapılan konuşmalarda, ortak üretim alanı, mesleki eğitim, fuar organizasyonu, mezat düzeni, tasarım odaklı büyüme ve sektörler arası iş birliğinin önümüzdeki dönemin ana başlıkları olacağı mesajı verildi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI