Batı Karadeniz Büyük İftarı’nda binler buluştu, Başkan Çolakoğlu: “İstanbul ve Batı Karadeniz tek yürektir”

İstanbul Meridien Hotel’de 12 Mart 2026’da Kastamonulular Platformu ile Batı Karadeniz Konseyi’nin ortak düzenlediği büyük iftar buluşması, binin üzerindeki katılımla siyaset, bürokrasi, belediyeler, iş dünyası, sivil toplum ve medya temsilcilerini aynı sofrada buluşturdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telgrafıyla açılan gecede birlik, kalkınma, turizm, ulaşım, gençlik, temsil gücü ve ortak hafıza başlıkları öne çıkarken, CUMHA’nın özel yayınlarında da kürsüden yükselen mesajlar gün boyu geniş kitlelere taşındı.

Mart 15, 2026 - 12:38
Mart 16, 2026 - 15:07
Batı Karadeniz Büyük İftarı’nda binler buluştu, Başkan Çolakoğlu: “İstanbul ve Batı Karadeniz tek yürektir”

İSTANBUL Meridien Hotel’de 12 Mart 2026 akşamı düzenlenen büyük iftar buluşması, yalnızca bir Ramazan sofrası olmanın ötesine geçerek Batı Karadeniz’in toplumsal hafızasını, siyasal ağırlığını, sivil toplum kapasitesini ve gelecek tasavvurunu aynı salonda görünür kılan geniş katılımlı bir buluşmaya dönüştü. Kastamonulular Platformu ile Batı Karadeniz Konseyi’nin ortak ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, Batı Karadeniz’in önde gelen sivil toplum yapılarının yanı sıra bakanlar, eski bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, bürokratlar, iş insanları, federasyon başkanları, dernek yöneticileri ve medya temsilcileri katıldı.

TELGRAF VE ORTAK SOFRAYLA BAŞLAYAN GECE

Program, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Batı Karadeniz’in birlik ve beraberliğini tebrik eden telgrafının okunmasıyla başladı. Salonda gün boyunca hissedilen ana tema, “aynı havzanın çocukları” vurgusu etrafında şekillendi. Ramazan ayının manevi iklimiyle birleşen buluşmada, hemşehrilik hukukunun ötesine geçen daha geniş bir bölgesel dayanışma çağrısı yapıldı.

Geceye Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, eski İçişleri ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, AK Parti Kastamonu Milletvekili Av. Halil Uluay, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, çok sayıda milletvekili, belediye başkanı, bürokrat ve sivil toplum temsilcisi katıldı. Programın organizasyonunda Batı Karadeniz’in öncü sivil toplum yapılarının geniş desteği yer alırken, salondaki yoğunluk katılımın salon kapasitesini zorladığını ortaya koydu.

Açılış bölümünde mehter marşlarının eşlik ettiği atmosfer, ilerleyen saatlerde hem kürsü konuşmalarına hem de özel yayınlara taşındı. CUMHA, programı yerinden takip ederken Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı tarafından gün boyunca özel canlı yayınlar gerçekleştirildi.

ÇOLAKOĞLU: “BU BİR COĞRAFYA DEĞİL, DEĞERLER TOPLULUĞUDUR”

Programın ev sahibi Batı Karadeniz Konseyi İstanbul Başkanı ve Kastamonulular Platformu Başkanı Haydar Çolakoğlu, konuşmasına “Tekrar Ramazan’da buluşuyoruz, tekrar Ramazan soframızı paylaşıyoruz, tekrar Kastamonu diyoruz, tekrar Batı Karadeniz diyoruz” sözleriyle başladı. Çolakoğlu, bu buluşmanın yalnızca İstanbul’daki bir iftar programı olmadığını, aynı zamanda büyük bir toplumsal gövde gösterisi niteliği taşıdığını söyledi.

Çolakoğlu, “İstanbul’daki Batı Karadeniz kökenli nüfusun ağırlığı çok büyüktür. Kastamonulular da bu büyük kitlenin en güçlü damarlarından biridir. Dün ‘iki şehir, tek yürek’ diyorduk. Bugün geldiğimiz noktada ‘İstanbul ve Batı Karadeniz tek yürektir’ diyoruz” ifadelerini kullandı. “Üsküdar’a kadar Kastamonu” sözünü daha da genişlettiklerini belirten Çolakoğlu, “Artık sadece Üsküdar’a kadar Kastamonu değil, Üsküdar’a kadar Batı Karadeniz diyoruz” diye konuştu.

Batı Karadeniz’i yalnızca coğrafi bir alan olarak görmediklerini vurgulayan Çolakoğlu, “Bizim için Batı Karadeniz ve Kastamonu sadece coğrafi işaret değildir; tarihimizle övünmektir, aidiyettir, vatan sevgisidir, çalışkanlıktır, dürüstlüktür, dayanışmadır” dedi. “Mikro milliyetçilik yapmam. Benim için en büyük gurur Türk olmaktır” sözleri, salonda en çok alkış alan bölümlerden biri oldu.

Çolakoğlu, 12 Mart tarihinin özellikle seçildiğini belirterek İstiklal Marşı’nın kabulünün 105. yıl dönümüne dikkat çekti. “Korkma nidâsıyla başlayan o büyük metin, bir milletin bağımsızlık iradesidir” diyen Çolakoğlu, Kastamonu’nun İstiklal Harbi’ndeki yerine özel vurgu yaptı. İnebolu’nun İstiklal Madalyası’na sahip tek ilçe olduğunu hatırlatan Çolakoğlu, “Bu toprakların insanı vatan müdafaası için arkasına bakmadan cepheye koşmuştur” dedi.

Konuşmasında Fatih Sultan Mehmet Han’dan Enver Paşa’ya, Şehit Şerife Bacı’dan Halime Çavuş’a kadar uzanan tarihsel hafızayı anan Çolakoğlu, “Kastamonu ve Batı Karadeniz Türkiye’nin çimentosudur” ifadesini kullandı. Salonda kırka yakın şehit yakını ile çok sayıda gazinin bulunduğunu açıklayan Çolakoğlu, “Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yeri hepimizin üstündedir” dedi.

Kastamonulular Platformu ile Batı Karadeniz Konseyi’nin hedeflerini de anlatan Çolakoğlu, “Amacımız hemşehriler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, bölgemizin sosyal ve ekonomik gelişimine katkı sağlamak ve gelecek nesiller için daha güçlü bir Batı Karadeniz bırakmaktır” diye konuştu. Gençlik ve kadın yapılanmasına özel önem verdiklerini belirten Çolakoğlu, “Gençlerimizin aklına, vizyonuna güveniyoruz. Kadınlarımızın üretkenliğine ve bakış açısına güveniyoruz” dedi.

CUMHA özel yayında da değerlendirmelerini sürdüren Çolakoğlu, bu buluşmanın yalnızca salondaki bin kişiyle sınırlı olmadığını belirterek, “Biz bugün sadece bu odadaki bin kişiye hitap etmedik; Pasifik’ten Atlantik’e kadar Batı Karadenizli gönül coğrafyasına seslendik” ifadelerini kullandı. Temsil gücünün gençler, kadınlar, şehit aileleri, eğitimli insan kaynağı ve ortak kültürel hafıza ile büyüyeceğini söyleyen Çolakoğlu, “Görev verilmesini beklemeyin, bayrağı alın ve daha ileriye taşıyın” çağrısında bulundu.

Çolakoğlu, spor alanındaki çalışmalara da değinerek, tekvandodan hentbola, futboldan yüzmeye kadar birçok branşta gençleri desteklediklerini anlattı. “Sporun küçüğü büyüğü olmaz. Siz sporu unutursanız spor da sizi unutur” sözleriyle gençlere seslenen Çolakoğlu, Batı Karadeniz’in hareketli, eğitimli ve özgüvenli yeni kuşağını geleceğin en büyük gücü olarak tarif etti.

BAKAN YUMAKLI: “MEGA KENTTE DAYANIŞMA RUHU ÇOK KIYMETLİ”

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, konuşmasında Ramazan ayının paylaşma, dua ve aynı sofrada buluşma anlamına geldiğini vurguladı. “Bizler de bu akşam aynı sofranın etrafında bir arada olduk, dua ettik. Rabbim dualarımızı kabul etsin” diyen Yumaklı, organizasyonda emeği geçen Kastamonulular Platformu yönetimini tebrik etti.

İstanbul gibi bir mega kentte dayanışma ruhunun önemine dikkat çeken Yumaklı, farklı ilçelerden, farklı illerden gelip gurbette hayata tutunmaya çalışan büyüklerin bugün birçok kişiye hizmet etme imkânı sunduğunu söyledi. “Bu ülkenin her bir tuğlası için emek veren, bizi yetiştiren büyüklerimize saygı borçluyuz” diyen Yumaklı, ahirete irtihal edenlere rahmet diledi.

Yumaklı, konuşmasının önemli bir bölümünde bölgesel ve küresel krizlere değindi. Gazze başta olmak üzere mazlum coğrafyalarda yaşanan acıların Türkiye’yi de derinden etkilediğini belirten Yumaklı, Türkiye’nin barış, hukuk ve vicdan temelinde tutum aldığını söyledi. “Devletlerin çıkarlarını insanlık değerlerinin üstüne koyan anlayışın dünyaya huzur getirmesi mümkün değildir” diyen Yumaklı, Türkiye’nin iç birliğini güçlendirmesinin önemine dikkat çekti.

“Terörsüz Türkiye” ve “iç cepheyi güçlendirme” başlıklarına da değinen Yumaklı, bu sürecin küçük siyasi hesapların gölgesine bırakılmaması gerektiğini söyledi. Kastamonu’nun vatan, millet ve devlet bağlılığını hatırlatan Yumaklı, “Kastamonu gibi ülkesine ve milletine canını verecek nitelikte bir şehrin evladı olarak bunu söylemek benim için bir haktır” dedi.

Kendi hayat hikâyesine de değinen Yumaklı, “Bu ülke o kadar güzel bir ülke ki dağ köyünden çıkmış bir çiftçinin torunu olan İbrahim Yumaklı’ya bu millete hizmet etme şerefini vermiştir” sözleriyle salona seslendi. Platformun faaliyetlerinden memnuniyet duyduğunu da belirten Yumaklı, “Birliğin ve beraberliğin önde tutulduğu bir zaman diliminde çok önemli bir görev icra ediliyor” dedi.

BAŞESGİOĞLU: “BİZ AYNI HAVZANIN ÇOCUKLARIYIZ”

Eski İçişleri ve Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, programın en kapsamlı konuşmalarından birine imza attı. Batı Karadeniz insanının karakterini “sabır” kavramı üzerinden anlatan Başesgioğlu, Balkan Savaşları’ndan maden ocaklarına, denizden cepheye kadar uzanan ağır bir tarihi tecrübenin bölge insanının yüzüne işlediğini söyledi. “Batı Karadenizlinin yüzündeki en belirgin çizgi sabırdır” diyen Başesgioğlu, bu sabrın artık bölgesel kalkınma hedefleriyle birleşmesi gerektiğini ifade etti.

“Biz bir havzanın çocuklarıyız. Aramızdaki sınırlar çoğu zaman kâğıt üzerindedir” diyen Başesgioğlu, kültürün, türkünün, havanın, ağıdın ve tarihin ortak olduğunu söyledi. Filyos Projesi, Batı Karadeniz Sahil Yolu, Karasu-Bartın hattından Kastamonu ve Sinop’a uzanacak demir yolu, lojistik merkezler ve turizm koridorları gibi başlıkların birlikte savunulması gerektiğini belirtti.

Başesgioğlu, Batı Karadeniz adını taşıyan kurumların daha koordineli hale getirilmesini önererek, “Bu yapıları konsolide edelim, kurumsal bir çatı altında güç birliği oluşturalım” çağrısında bulundu. GAP ve DAP benzeri bir “Batı Karadeniz Kalkınma İdaresi” kurulmasının zorunlu hale geldiğini söyleyen Başesgioğlu, “İlleri birbirine rakip hale getirmeyecek, her ile hakkaniyetle yatırım götürecek bir yapıya ihtiyaç var” dedi.

Bölgenin yaşlanan nüfus yapısına da değinen Başesgioğlu, Kastamonu ve Sinop’un demografik verilerinin dikkatle okunması gerektiğini söyledi. “İnsan unsuru zayıflayan bir yapıda sürdürülebilir kalkınma olmaz” diyen Başesgioğlu, ulaşım kadar yeni sanayi devriminin gereklerine de hazırlık yapılması gerektiğini belirtti. “Dördüncü sanayi devrimi yaşanıyor. Yapay zekâya, nesnelerin internetine, yüksek katma değerli üretime yapışmamız lazım” ifadelerini kullandı.

CUMHA’nın özel yayınında da konuşan Başesgioğlu, geceyi “özlenen büyük buluşma” olarak tanımladı. “Ben bunu büyük bir ailenin buluşması olarak görüyorum” diyen Başesgioğlu, “Bu coğrafyanın doğal zenginliği muhteşemdir ama ulaşım, konaklama ve nitelikli hizmet altyapısını tamamlamadan rekabet etmek kolay değil. Kaybedecek vaktimiz yok, çok çalışmak zorundayız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

PLATFORM YÖNETİMİNDEN KİMLİK, VEFA VE DAYANIŞMA VURGUSU

Kastamonulular Platformu Başkan Vekili Ali Muhittin Tığlı, kısa ama dikkat çeken konuşmasında “Kastamonu, Türkiye’nin en zor dönemlerinde umutsuzluğa kapılmadan görevini yapan, ülkesine, milletine ve vatanına sahip çıkan insanların şehridir” dedi. Salonda bulunan belediye başkanları, sivil toplum temsilcileri ve siyasetçilerin bu ortak hafızanın taşıyıcıları olduğunu belirten Tığlı, Murat Başesgioğlu’nu da “yol gösteren bir isim” olarak andı.

Kastamonulular Platformu Başkan Vekili Mehmet Umur ise konuşmasında Ramazan ayının “sabrın, paylaşmanın ve gönülleri birleştirmenin ayı” olduğunu söyledi. Umur, “Kastamonu bizim için sadece doğduğumuz şehir değildir; tarihiyle, kültürüyle, insanıyla gönlümüzde ayrı bir yere sahip kıymetli bir yöredir” dedi. “Kastamonulu olmak ayrıcalıktır” ifadesini kullanan Umur, Nasrullah Meydanı’ndan Ilgaz Dağları’na uzanan kültürel hafızanın İstanbul’da da yaşatılması gerektiğini vurguladı.

Umur, konuşmasında Kastamonu’nun “evliyalar, şehitler, gaziler ve alimler şehri” olduğunu belirterek, “Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri’nin ve Şerife Bacı’nın torunları olmaktan gurur duyuyoruz” dedi. İstanbul’daki hemşehri gücünün korunması halinde daha güçlü bir toplumsal dayanışma zemini oluşacağını ifade eden Umur, platformun bu nedenle yalnızca sosyal değil, stratejik bir misyon da üstlendiğini söyledi.

ABDULLAH ÖZDEMİR: “İSTANBUL’UN EN ÖNEMLİ DİNAMOLARINDAN BİRİYİZ”

AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, kürsüde yaptığı konuşmada bölgenin yalnızca kültürel değil, toplumsal sorumluluk bakımından da ağır bir yük taşıdığını söyledi. Özdemir, “Zor bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte Kastamonulu hemşehrilerimizin omuzlarında da büyük bir yük bulunduğunu biliyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye’nin bölgesel güvenlik ve istikrar üretme kapasitesine değinen Özdemir, Ramazan ayının bereketiyle daha hayırlı bir döneme girilmesi temennisini dile getirdi.

İstanbul’un dünya ölçeğindeki yerine işaret eden Özdemir, “Dünya bir ülke olsa İstanbul başkent olur denmiş. Bizler de Kastamonu’dan, Batı Karadeniz’den çıkıp İstanbul’a gelmiş insanlar olarak bu şehrin en önemli dinamosu olduğumuzu biliyoruz” ifadelerini kullandı. Özdemir, önümüzdeki yıl için “İstanbul, Ramazan’ın dünya başkenti olsun” hedefini de ilk kez bu programda dillendirdi.

Platformun gençlik çalışmalarına da değinen Özdemir, geçen ay Kastamonulu gençlerle bir araya geldiklerini, İstanbul’daki büyük Kastamonu kitlesinin geleceğe daha güçlü hazırlanması için istişareler yaptıklarını anlattı. “İyi yetişmiş, özgüvenli binlerce gencimiz var. Siyasetin en önemli görevlerinden biri de bu gençlerin önünü açmaktır” dedi.

CUMHA’nın canlı yayınında da konuşan Özdemir, “İçeri girdiğimiz andan itibaren çok güzel bir atmosfer gördük. Dayanışmanın hissedildiği çok kıymetli bir akşam” dedi. “Nerede o eski Ramazanların tadı denirdi; o toplumsal maneviyatı yeniden hissedebileceğimiz bir Ramazan iklimini İstanbul’da daha güçlü kurmak istiyoruz” diyen Özdemir, CUMHA’ya da yayınları için teşekkür etti. Özdemir, mesajının sonunda “Savaşların olmadığı, insanların barış içinde yaşadığı, eşitliğin öne çıktığı bir dünya diliyorum” ifadelerini kullandı.

FARUK ÖZLÜ’DEN ORTAK TURİZM VE STRATEJİ ÇAĞRISI

Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, konuşmasında Batı Karadeniz illerinin tarih boyunca sanayiden madenciliğe, ormancılıktan istihdama kadar çok büyük katkılar sunduğunu söyledi. “Bizim iktisadi ve insan kaynağı sermayemizin yeterince değerlendirilemediğini düşünüyorum” diyen Özlü, çözümün “ortak stratejik akıl” olduğunu ifade etti.

Ankara’da geçen yıl düzenlenen Batı Karadeniz Çalıştayı’na atıf yapan Özlü, orada ortaya konan vizyonun artık somut adımlara dönüşmesi gerektiğini söyledi. Batı Karadeniz Kalkınma Birliği’nin başkanlığını da yürüttüğünü belirten Özlü, bu yapının turizm odaklı daha büyük bir iş birliği modeline evrilmesi gerektiğini ifade etti. “Batı Karadeniz Kalkınma Birliği’ni Batı Karadeniz Turizm Birliği’ne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Her ilin tek başına çalışması yerine Batı Karadeniz’i ortak bir turizm destinasyonu ve marka haline getirmeliyiz” dedi.

Özlü, TURSAB ile birlikte paket tur hazırlıkları yürütüldüğünü belirterek, İstanbul’dan çıkacak bir turun Düzce, Zonguldak, Karabük-Safranbolu, Bartın-Amasra, Kastamonu ve Bolu güzergâhında bölgesel bir deneyim sunacağını söyledi. “İdari sınırlar turistin zihninde yok. Bölgeyi bir bütün olarak anlatmak zorundayız” diyen Özlü, bu çalışmaların siyaset üstü bir çerçevede sürdürülmesi gerektiğini vurguladı ve bir sonraki buluşmaya Düzce’de ev sahipliği yapmaktan memnuniyet duyacağını kaydetti.

ÖZKAN ÇETİNKAYA: “BATI KARADENİZ TÜRKİYE’NİN GÖZ BEBEĞİDİR”

Karabük Belediye Başkanı Özkan Çetinkaya, Batı Karadeniz’in Sinop’tan Düzce’ye uzanan çizgide doğası, denizi, kıyıları, sanayisi, eğitimi ve kültürel mirasıyla Türkiye’nin en özel coğrafyalarından biri olduğunu söyledi. “Batı Karadeniz her zaman Türkiye’nin göz bebeği olmuştur” diyen Çetinkaya, demir-çelik, madencilik, ormancılık, su ürünleri ve nitelikli iş gücünün bölgenin temel gücü olduğunu ifade etti.

Çetinkaya, teknokentlerden üniversitelere, kıyı turizminden kış turizmine kadar geniş bir kalkınma alanına sahip olduklarını belirterek, “Sinop, Bartın, Akçakoca ve bütün sahil hattı çok kıymetli. Buna Ilgaz, Keltepe ve Kartalkaya gibi kış turizmi merkezlerini de ekleyerek daha güçlü bir destinasyon oluşturabiliriz” dedi. Kastamonu ve Zonguldak havalimanlarının daha aktif kullanılması gerektiğini ifade eden Çetinkaya, bunun hem turizm hem de gurbetçilerin ulaşımı açısından önemli olduğunu kaydetti.

İftar sofralarının siyaset zemini değil, bölgesel menfaatlerin konuşulduğu birlik zemini olması gerektiğini vurgulayan Çetinkaya, “Bizler bu sofralarda siyaset yapmamalıyız. Atalarımızdan aldığımız kudretle birlik ve beraberliğimizi daha da perçinlemeliyiz” dedi. “Kastamonu, Batı Karadeniz bu ülkenin çimentosudur” sözleri de salonda dikkat çeken ifadeler arasında yer aldı.

Canlı yayında da değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, “İçeride Batı Karadeniz’in denizleri gibi, dağları gibi omuz omuza bir kardeşlik gördük” dedi. Karabük’ü “çeliğiyle, sanayisiyle ülkeye değer üreten Cumhuriyet şehri” olarak tanımlayan Çetinkaya, CUMHA’ya da teşekkür ederek tüm bölgeyi Karabük’e davet etti.

HASAN BALTACI: “SOMUT ADIMLAR ATMALIYIZ”

Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, konuşmasında İstanbul ile Kastamonu arasındaki ilişkinin toplumsal derinliğine rağmen, bu gücün henüz yeterince etkili biçimde dönüştürülemediğini söyledi. “Bizler Kastamonu deyince aklımıza İstanbul gelir ama İstanbul denilince akla çoğu zaman Kastamonu gelmez” diyen Baltacı, nüfus, temsil ve hemşeri gücüne rağmen bu etkinin daha görünür hale getirilmesi gerektiğini belirtti.

Baltacı, “Kastamonulu olmakla övünürüz, gurur duyarız ama mesele bunun bir adım ötesine geçip somut adımlar atabilmektir” ifadelerini kullandı. Önümüzdeki dönemde Kastamonu ile İstanbul arasında “güçlü ve erdemli bir dayanışma” kurulması gerektiğini dile getiren Baltacı, İstanbul’daki hemşerilere değer katacak her işin parçası olmaya hazır olduğunu söyledi.

Konuşmasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun selamını da salona ileten Baltacı, programın ardından ayrılacağını belirterek katılımcılardan helallik istedi. CUMHA’nın canlı yayınında ise programı “sadece bir iftar değil, iş dünyası, siyaset ve akademik çevreleri buluşturan önemli bir dayanışma zemini” olarak niteledi. Baltacı, “Kastamonu’da yaşamak mağduriyet sebebi olmamalı” sözleriyle yerel kalkınma hedefini özetledi. Yerel medya ve basının demokratik toplum için vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Baltacı, Kastamonu’nun İstanbul’daki siyasetçi, basın, iş insanı ve sivil toplum gücünün birlikte hareket etmesi halinde kente çok büyük katkı sağlayacağını söyledi.

CUMHA ÖZEL YAYINLARINDA GECENİN NABZI TUTULDU

Kürsü konuşmalarının ardından CUMHA Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı tarafından gün boyunca özel canlı yayınlar gerçekleştirildi. Yayınlar, programın yalnızca salondaki katılımcılarla sınırlı kalmayan ikinci yüzünü ortaya koydu. Siyasetten sivil topluma, iş dünyasından medyaya uzanan geniş bir yelpazede konuklar ağırlanırken, her konuşmacı Batı Karadeniz’in ortak geleceğine ilişkin farklı başlıklar açtı.

AK Parti Kastamonu Milletvekili Halil Uluay, yayında organizasyonu “hem il hem bölge açısından büyük kazanım” olarak niteledi. Uluay, “İstanbul işin mutfağı sayılır; biz Ankara’da altyapıyı hazırlıyoruz. Buradaki hemşerilerimizin işin bir ucundan tutması, siyaset kurumunun da onların önünü açması gerekiyor” dedi. Araç-İhsangazi Organize Sanayi Bölgesi ve yatırım bölgesi statüsü gibi başlıklara değinen Uluay, Kastamonulu yatırımcıları memlekete yatırım yapmaya davet etti.

Ankara Kastamonu Dernekler Federasyonu Başkanı Hasan Şen, “Bizim sesimiz oluyorsunuz” diyerek CUMHA’ya teşekkür etti. İstanbul’daki organizasyonu “çok başarılı bir çalışma” diye tanımlayan Şen, “Zor dönemlerden geçiyoruz. İç yapımızı güçlendirme konusunda kimseyi dışlama lüksümüz yok. Bu birlikteliğe millet olarak ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

BAKSENDER Kastamonu Temsilcisi Mehmet Kayaçal, programı “bütün derneklerin ve platformların aynı çatı altında buluştuğu ilk büyük iftar” olarak değerlendirdi. Kayaçal, “İki şehir tek yürek” sloganının İstanbul’daki Kastamonulular için güçlü bir karşılık ürettiğini belirterek, “Bu kaynaşma İstanbul’daki Kastamonuluların birbirine daha fazla dayanışma içinde yaklaşmasını sağlayacak” dedi.

Batı Karadeniz Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Erol Tayhan ise Batı Karadeniz’i “mini Türkiye” olarak tanımladı. “İşin içine girince burada ciddi bir çalışma olduğunu görüyorsunuz” diyen Tayhan, bölgenin nüfus üzerinden değil, sahip olduğu değerler üzerinden okunması gerektiğini söyledi. Küçük nüfuslu görülen illerin tanıtım ve medya desteği olmadan hak ettiği görünürlüğe kavuşamayacağını vurgulayan Tayhan, “Medya olmazsa olmazdır” dedi.

Batı Karadeniz Konseyi Başkan Yardımcısı Gurbet Altay, açılıştaki mehter marşlarının eşlik ettiği atmosferi hatırlatarak, “Ramazan’ın bereketini burada hissediyoruz. Batı Karadeniz’in ruhu burada, birliği burada” dedi. Altay, Batı Karadeniz’den başlayacak kalkınma hareketinin Türkiye geneline yayılacağına inandığını belirtti. Gençler, sanatçılar, kadınlar ve proje üretim kapasitesi üzerinden yeni bir kalkınma dili kurulacağını ifade etti.

Batı Karadeniz Konseyi Başkan Vekili Selahattin Ateş, Batı Karadeniz üzerine 25 yıldır çalıştıklarını, 2025 yılında Ankara’da düzenlenen Batı Karadeniz Çalıştayı ile yeni bir aşamaya geçildiğini söyledi. Ateş, İstanbul’daki yapılanmanın kurulduğunu, sıradaki adımların Kastamonu ve Düzce’de atılacağını belirtti. “Gönüllerimiz bir, amaçlarımız bir, çalışmalarımız bir” diyen Ateş, CUMHA’nın bölgenin tüm sorunlarına duyarlı yaklaşımını da takdir ettiğini ifade etti.

Batı Karadeniz Konseyi Kastamonu Başkanı Sadık Kışlı, iftarı “eksik kalmış, bugüne kadar yapılamamış bir organizasyonun başarılı başlangıcı” olarak değerlendirdi. Kışlı, bu gecenin “bir marş görevi göreceğini” belirterek, Batı Karadeniz’in ticaret, siyaset ve turizmde daha güçlü bir temsil üretmesi gerektiğini söyledi. “İstanbul’daki Batı Karadenizli nüfus çok ciddi bir ağırlık taşıyor. Bu güç doğru okunursa bölgemiz turizmde ve ekonomide daha ileri bir noktaya gelir” dedi.

Emlak Konut Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Yüksel de büyükşehirlerde yaşamanın getirdiği uzaklıkların bu tür programlarla giderildiğini söyledi. “Bu iftarlar bizi bir araya getiriyor, hemşerilik hukukunu canlı tutuyor” diyen Yüksel, Filistin’de ve bölgede yaşanan acıların herkesi derinden etkilediğini, Ramazan Bayramı’nın barışa vesile olmasını dilediğini belirtti.

Yeniden Refah Partisi Genel Sekreteri Mehmet Altınöz ise programı “sadece bir iftar değil, çok kapsamlı hazırlanmış bir buluşma” olarak nitelendirdi. Altınöz, Kastamonulular Platformu ile Batı Karadeniz Konseyi’nin İstanbul’daki toplumsal ağırlığının çok büyük olduğunu söyledi. 12 Mart tarihinin seçimini anlamlı bulduğunu belirten Altınöz, Türkiye’nin hem iç siyasette hem dış politikada adalet, barış ve itidal eksenli bir çizgiye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.

UZUNKÖK: “TÜRKİYE’DEKİ TÜM SERMAYE SAHİPLERİ KASTAMONU’YA BORÇLUDUR”

Programa Ankara’dan katılan ve Kastamonulu olan CUMHA Genel Müdürü Can Uzunkök de Serdar Nalcı’nın canlı yayın konuğu olarak değerlendirmelerde bulundu. Uzunkök, Kastamonu’nun sıradan bir şehir olmadığını vurgulayarak, “Kurtuluş Mücadelesi’nde toprağı işgal edilmediği halde en çok şehit veren illerin başında geliyor. Bu memleketin yükünü çekmiş, bedel ödemiş, bu ülkenin bugünlerine omuz vermiş bir şehirden bahsediyoruz” dedi.

Uzunkök, “Açık konuşmak gerekirse, bugün sahip olduğumuz birçok şeyi Kastamonu’nun o fedakârlığına borçluyuz” ifadelerini kullandı. Bu nedenle yalnızca Kastamonuluların değil, Türkiye’de imkân sahibi olan herkesin bu şehre karşı bir vefa sorumluluğu bulunduğunu vurgulayan Uzunkök, “Kastamonulu olsun ya da olmasın, bu ülkenin ekmeğini yiyen, imkânından büyüyen herkesin bu topraklara sahip çıkması gerekir” diye konuştu.

UZUNKÖK: “ÇOLAKOĞLU, SADECE DESTEK VEREN DEĞİL, İŞİN YÜKÜNÜ BİZZAT OMUZLAYAN İSİM OLDU”

Uzunkök, konuşmasının devamında programın ev sahibi Haydar Çolakoğlu’na da ayrı bir parantez açtı. Bu tür organizasyonlarda iş dünyasından gelen isimlerin çoğu zaman destek sunduğunu, finansman sağladığını ve ardından kendi iş temposuna döndüğünü belirten Uzunkök, Haydar Çolakoğlu’nun ise farklı bir tutum ortaya koyduğunu söyledi.

Uzunkök, “Normalde iş dünyasından gelen isimler katkı verir, desteğini sunar ve geri planda kalır. Haydar Çolakoğlu ise sadece destek veren değil, işin yükünü bizzat omuzlayan isim oldu. Masasından salonuna, davetinden akışına kadar sürecin her aşamasına sahip çıktı. Yoğun iş hayatına, ticari sorumluluklarına rağmen bu organizasyona doğrudan emek vermesi, takibini yapması ve yük alması bence asıl kıymetli olan noktadır” dedi.

UZUNKÖK: “BU SALONDAKİ TEK GERÇEKLİK KASTAMONU VE BATI KARADENİZ’Dİ”

Can Uzunkök, gecenin en dikkat çekici yanlarından birinin, çok farklı çevreleri aynı salonda ortak bir memleket duygusunda buluşturması olduğunu söyledi. Siyasetten bürokrasiye, iş dünyasından sivil topluma, medyadan sanat dünyasına kadar geniş bir katılımın olduğunu belirten Uzunkök, farklı siyasi partilerden, farklı kimliklerden isimlerin aynı çatı altında bir araya gelmesinin gecenin en anlamlı fotoğraflarından biri olduğunu ifade etti.

Uzunkök, “Bu salonda çok farklı siyasi partilerden, çok farklı kimliklerden insanlar vardı. Ama salondaki tek gerçeklik Kastamonu’ydu, Batı Karadeniz’di. Hiç kimsenin ayrıştığı yer değil, birleştiği aidiyet öne çıktı. Herkes aynı çatı altında memleket duygusunda buluştu. Bu da gecenin en güçlü taraflarından biriydi” ifadelerini kullandı.

Haydar Çolakoğlu’na teşekkür eden Uzunkök, konuşmasının sonunda doğum günü vesilesiyle de kutlama mesajı verdi. Uzunkök, “Bu anlamlı organizasyona öncülük eden Sayın Haydar Çolakoğlu’na hem teşekkür ediyorum hem de doğum gününü kutluyorum. Nice sağlıklı, başarılı ve hayırlı yıllar diliyorum” dedi.

CUMHA’nın bu önemli buluşmada yer almaktan onur ve mutluluk duyduğunu belirten Uzunkök, Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı’nın canlı yayınlarıyla programın daha geniş kitlelere ulaştığını söyledi. Uzunkök, “Başta Sayın Haydar Çolakoğlu olmak üzere emeği geçen herkese gönülden teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

ORTAK MESAJ BİRLİK, HAFIZA VE GELECEK OLDU

Gece boyunca kürsüden ve yayınlardan yükselen ortak dil, Batı Karadeniz’in yalnızca geçmişiyle övünen bir bölge olmadığı; aynı zamanda ulaşım, yatırım, turizm, gençlik, spor, medya, kadın temsili ve kurumsal iş birliği başlıklarında geleceğe dönük güçlü bir irade ortaya koyduğu yönünde oldu. Salonda sık sık tekrarlanan “birlik varsa güç vardır, umut vardır, gelecek vardır” vurgusu, programın ana ekseni haline geldi.

İstanbul’daki büyük iftar buluşması, Batı Karadeniz’in köklü tarihinden aldığı güçle Türkiye’nin geleceğine katkı sunma iddiasını bir kez daha görünür kıldı. Gecenin sonunda geriye yalnızca kalabalık bir salon değil; ortak hafızaya yaslanan, kurumsal iş birliğini büyütmeyi amaçlayan ve İstanbul’dan tüm Türkiye’ye ses veren güçlü bir birlik fotoğrafı kaldı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI