BBP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TÜRKER YÖRÜKÇÜOĞLU: “TÜRKMEN KARDEŞLERİMİZİN HAKLARI İÇİN ŞAM NEZDİNDE GİRİŞİMLERİ HIZLANDIRMALIYIZ”

Büyük Birlik Partisi Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, CUMHA’nın da takip ettiği basın toplantısında 20–22 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Şam temaslarına ilişkin sahadaki izlenimleri paylaştı. Yörükçüoğlu, Suriye’de Baas rejimi sonrası sürecin kırılganlığını, ekonomik-sosyal yıkımın boyutlarını, mülteci geri dönüşlerinin önündeki engelleri ve Suriyeli Türkmenlerin eşit yurttaşlık taleplerini anlattı; Türkiye’nin diplomatik ve kurumsal desteğinin hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Ocak 26, 2026 - 19:30
BBP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI TÜRKER YÖRÜKÇÜOĞLU: “TÜRKMEN KARDEŞLERİMİZİN HAKLARI İÇİN ŞAM NEZDİNDE GİRİŞİMLERİ HIZLANDIRMALIYIZ”

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu, BBP Genel Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısında, 20–22 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Şam ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CUMHA’nın da katıldığı toplantıda Yörükçüoğlu, ziyaret kapsamında yapılan üst düzey görüşmeleri, sahadaki gözlemleri ve Suriyeli Türkmenlerin taleplerine dair tespitleri kamuoyuyla paylaştı.

“Şam temaslarımızın izlenimlerini kamuoyuyla paylaşıyoruz”
Yörükçüoğlu, heyetin siyasi işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Türker Yörükçüoğlu ile dış ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Emin Serin’den oluştuğunu belirterek, “Bu ziyaretimizle ilgili izlenimlerimizi ve temaslarımızdan elde ettiğimiz değerlendirmelerini Türk kamuoyuna paylaşmak üzere bir basın toplantısı düzenliyoruz.” dedi.

Şam’da bakanlıklar, kurumlar ve sahada geniş temas trafiği
Ziyaret boyunca yalnızca resmi görüşmelerle yetinmediklerini anlatan Yörükçüoğlu; Suriye’de yönetim yetkilileri, bürokrasi çevreleri ve kanaat önderleriyle ikili ve çoklu temaslar yürüttüklerini söyledi. Görüşmelerin; Suriye Afet ve Acil Yönetimi Bakanlığı, Suriye Savunma Bakanlığı yetkilileri, Türkiye’nin Şam Büyükelçiliği ve büyükelçilik bünyesindeki birimler, TİKA temsilciliği, Türk Kızılayı koordinatörlüğü ile üniversiteler ve kamu kurumlarını kapsadığını kaydetti. Şam sokaklarında Emevi Camii, Hamidiye Çarşısı, Türkmen mahalleleri ve diğer mahallelerde de gözlemler yaptıklarını ifade etti.

“Korku ikliminin izleri hâlâ insanların gözünde”
Yörükçüoğlu, Suriye’de “altmış yıllık baskıcı Baas rejiminin” sona ermesinin toplumda bir rahatlama oluşturduğunu, ancak korku ikliminin izlerinin sürdüğünü dile getirdi. “Aradan bir yıl geçmesine rağmen insanların gözünde o korkuyu müşahede etmek gerçekten üzücü.” ifadesini kullanan Yörükçüoğlu, ambargoların kalkmasının da halkta ekonomik ve sosyal iyileşmeye dair güçlü beklentiler ürettiğini, SDG’nin geriletilmesiyle çatışma döneminin büyük ölçüde geride kaldığına yönelik bir algı oluştuğunu aktardı.

Şam yönetimine “kapsayıcı siyaset” vurgusu
Saha gözlemlerine dayanarak yeni yönetimin ülkenin tüm kesimlerini kapsayan bir çizgide ilerlemesi gerektiğini söyleyen Yörükçüoğlu, “Ülkedeki tüm grupları merkezi yönetime aidiyet duygusunu artıracak, tam bir vatandaşlık duygusunu pekiştirecek kapsayıcı politikalar uygulanmalıdır.” dedi. Altyapı ve üstyapının hızla iyileştirilmemesi halinde toplumsal desteğin tükenebileceğini kaydeden Yörükçüoğlu, dış kışkırtmaların süreci hızlı biçimde başka bir yöne evirebileceğini belirtti; Türkiye’nin “dostluk ve kardeşlik temelli” yaklaşımına duyulan ihtiyacın görüşmelerde tekrar tekrar dile getirildiğini söyledi.

Ekonomi: “Fiyatlar Türkiye’ye yakın, gelir çok daha az”
Yörükçüoğlu, Suriye’de işsizliğin çok yüksek olduğunu, hayat pahalılığının günlük yaşamı zorlaştırdığını söyledi. Hane gelirlerinin “200–400 dolar bandında” seyrettiğini aktararak, “Fiyatlar neredeyse Türkiye’ye yakın ama gelir çok daha az.” dedi. Elektrik ve su sorununun başkent Şam’da dahi hissedildiğini belirten Yörükçüoğlu, bazı bölgelerde gün boyu elektrik verilemediğini, Şam’da da elektriğin günde sınırlı saatlerde geldiğini, su kesintilerinin günlerce sürebildiğini anlattı. Buna karşın sokakta belirgin bir toplumsal gerginlik gözlemediklerini, çarşı ve kamusal alanlarda daha rahat bir hareketlilik gördüklerini ifade etti.

Mülteci dönüşleri: “Şam yönetiminin en önemli gündemi geri dönüş”
Türkiye’den Suriye’ye yaklaşık 600 bin kişinin geri döndüğünü belirten Yörükçüoğlu, Suriye yönetimi yetkililerinin en önemli gündem maddelerinden birinin dönüşleri artırmak olduğunu söyledi. Yörükçüoğlu, ülkenin en üretken ve iyi yetişmiş kesimlerinin yurt dışına çıkmasının, ekonomik ve siyasi hamlelerin önünde engel oluşturduğunu, bu durumun görüşmelerde kendilerine “defalarca” dile getirildiğini kaydetti. Kısa vadede savaşın yıktığı ekonomi ve kurumların geri dönüşleri sınırlayacağını ifade eden Yörükçüoğlu, şartlar iyileştiğinde ise dönüş eğiliminin güçleneceği kanaatini paylaştı.

“Milli güvenlik için elverişli bir ortam oluştu”
Yörükçüoğlu, sahada Türkiye’ye karşı olumsuz yaklaşımın zemin kaybettiğini ve daha iyi bir döneme kapı aralandığını söyledi. Bu atmosferin, güney sınırlarında uzun yıllardır sıkıntılar yaşayan Türkiye açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu belirten Yörükçüoğlu, Türkiye’nin desteklerinin Suriye halkında olumlu bir karşılık bulduğunu mahallelerde ve çarşılarda gözlemlediklerini aktardı. Bölgenin SDG’den temizlenmesinin de milli güvenlik açısından elverişli bir tablo oluşturduğunu ifade etti.

Türkmenler: “Bağımsızlık düşüncesi yok, talep eşit yurttaşlık”
Suriyeli Türkmenlerin devrimin ilk gününden itibaren ağır bir yük taşıdığını söyleyen Yörükçüoğlu, buna rağmen yeterli kazanım elde edilememesinin Türkmenlerde hayal kırıklığı oluşturduğunu dile getirdi. Türkmenlerin Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduğunu vurgulayan Yörükçüoğlu, “Federal otonomi, bağımsızlık ya da Türkiye’ye katılmak gibi bir düşünceleri hiçbir zaman olmamıştır, bugün de yoktur.” dedi. Resmi dilin Arapça olması ve merkezi yapının Türkmenleri rahatsız etmediğini ifade eden Yörükçüoğlu, temel beklentinin eşit yurttaşlık, kimliğin ve kültürün korunması olduğunu kaydetti.

“Türkiye, Şam nezdinde girişimlerini ivedilikle hızlandırmalıdır”
Yörükçüoğlu, Türkmenlerin taleplerini; anayasal güvenceler, dil-kültür-kimlik haklarının korunması, eğitim alanında özel kurs ve seçmeli ders imkânları, kamuda dışlanmanın tersine çevrilmesi ve üst düzey görevlerde temsilin güçlendirilmesi başlıklarıyla sıraladı. Bu taleplerin kısa sürede karşılanacağına dair sahada güçlü bir işaret görmediklerini söyleyen Yörükçüoğlu, Türkmenlerin tek başına bu hedefleri gerçekleştirecek güç ve yetkiye sahip olmadığını belirterek, “Türkiye Cumhuriyeti devleti Şam hükümeti nezdinde Türkmen kardeşlerimizin haklarıyla ilgili girişimlerini ivedilikle hızlandırmalıdır.” ifadesini kullandı.

Kurumsallaşma: “İstişare heyeti” ve “Türkmen Meclisi” hazırlığı
Yörükçüoğlu, Türkmenler arasında kurumsallaşma çabalarının sürdüğünü, bu kapsamda iki yapının öne çıktığını belirtti. Buna göre “istişare heyeti”nin kanaat önderlerini ve önde gelen isimleri kapsayacak bir çatı olarak tasarlandığını, “Türkmen Meclisi”nin ise ülke genelinden delegelerle oluşturulmasının planlandığını söyledi. Yörükçüoğlu, bu yapılanmaların Türkmenlerin hukukunu ve sesini dile getirmede verimli bir zemin oluşturacağını, Türkiye’nin de daha güçlü destek vermesinin sahadaki beklentiyle örtüştüğünü kaydetti.

“Kalıcı istikrar eşit yurttaşlıkla mümkün”
Suriye’de yeni bir dönemin başladığını ancak kurulacak düzenin kırılgan olduğunu vurgulayan Yörükçüoğlu, kapsayıcı politikalar ve ekonomik toparlanma hızlanmadığı takdirde ülkenin yeniden istikrarsızlığa sürüklenebileceğini söyledi. Yörükçüoğlu, “Kalıcı istikrarın parçalanma veya fiili bölünme projeleriyle değil, tüm toplumsal kesimlerin eşit vatandaşlık ve eşit yurttaşlık hakları temelinde merkezi devlet yapısına aidiyetlerinin güçlendirildiği bir ortamda gerçekleşeceğine inanıyoruz.” dedi. BBP’nin Suriye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde tanınmış sınırları içindeki toprak bütünlüğünü ve anayasal üniter yapısını temel ilke olarak kabul ettiğini belirten Yörükçüoğlu, konuşmasını teşekkür ederek tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI