Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: “COP31’de su ve gıda güvenliği öne çıkacak”

Ankara’da SETA tarafından düzenlenen Çevre ve İklim Değişikliği Programı tanıtımında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 sürecinde Türkiye’nin önceliklerini su, gıda güvenliği, sıfır atık, enerji bağımsızlığı ve dirençli şehirler başlıklarıyla açıkladı. SETA yöneticileri Nebi Miş ve Murat Yeşiltaş da iklim krizinin artık yalnızca çevre değil, güvenlik, ekonomi ve diplomasi meselesi haline geldiğini vurguladı.

Nisan 14, 2026 - 21:33
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum: “COP31’de su ve gıda güvenliği öne çıkacak”

Ankara’da Bilkent Otel’de düzenlenen SETA Çevre ve İklim Değişikliği Programı tanıtımında konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecine ilişkin yaklaşımını kamuoyuyla paylaştı. Kurum, iklim krizinin yalnızca çevresel bir başlık olmadığını belirterek, “Asıl meselemiz insan ile doğanın bitmeyen kavgasıdır.” ifadesini kullandı.

“COP31 Yolculuğumuzda Ağır Sorumluluklar Var”
Murat Kurum, toplantının teknik bir değerlendirme ile sınırlı olmadığını belirterek, “Bugün biz Türkiye’nin yeni dünya doktrinini inşa edecek adımlarını konuşmak ve COP31 yolculuğumuzda omzumuza yüklenen ağır sorumluluklara dair yapacaklarımızı istişare etmek için bir aradayız.” dedi. Türkiye’nin iklim diplomasisinde geldiği noktaya dikkat çeken Kurum, ülkenin artık küresel masalarda izleyici değil, yön verici aktörlerden biri haline geldiğini kaydetti.

Su ve Gıda Güvenliği Vurgusu
Konuşmasında COP31 başlıklarını tek tek sıralayan Murat Kurum, “Bizim COP31’de en çok dikkat çekeceğimiz konular su ve gıda güvenliği olacak.” ifadesine yer verdi. Kurum, suyun stratejik bir unsur haline geldiğini belirterek, bölgesel istikrar ve milli güvenlik açısından yeni bir döneme girildiğini söyledi. Kurum, “Suyun petrolün yerini alacağı o zorlu yüzyılın şafağındayız.” değerlendirmesinde bulundu.

“Sıfır Atık Küresel Bir Çevre Hareketine Dönüştü”
Sıfır atık ve döngüsel ekonomi başlığının da eylem planının önemli sütunları arasında bulunduğunu belirten Murat Kurum, “Sıfır atık hareketi aslında eşyanın hukukunu koruma hareketidir.” dedi. Kurum, al-kullan-at anlayışının yerine atığın enerjiye, ham maddeye ve geleceğe dönüştüğü yeni bir model önerdiklerini ifade etti.

Dirençli Şehirler ve Enerji Bağımsızlığı Mesajı
Dirençli şehirler, enerji bağımsızlığı ve yeşil sanayileşme başlıklarına da değinen Murat Kurum, 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen yeniden inşa sürecini örnek gösterdi. Kurum, inşa edilen konutların iklim duyarlı, yalıtımlı, yenilenebilir enerji kullanımına uygun ve yağmur suyu depolama sistemleriyle desteklenen yapılar olduğunu anlatarak, bu tecrübenin uluslararası platformlarda paylaşılacağını söyledi.

“İklim Değişikliği Artık Güvenlik ve Ekonomi Meselesi”
SETA Dış Politika Araştırmaları Direktörü Murat Yeşiltaş da konuşmasında iklim değişikliğinin küresel risk sıralamalarında üst basamaklara çıktığını söyledi. Yeşiltaş, “İklim değişikliği artık yalnızca bir çevre meselesi değil, bir güvenlik, ekonomi ve insani kriz meselesidir.” dedi. Yeni programın teknik verileri toplumsal, siyasal, diplomatik ve jeopolitik boyutlarla birlikte ele alacağını belirten Yeşiltaş, Türkiye İklim Atlası ve COP31 simülasyonu gibi çalışmaların da bu kapsamda hayata geçirileceğini açıkladı.

“Türkiye Ev Sahibi ve Yön Verici Bir Aktör Olarak Öne Çıkıyor”
SETA Genel Koordinatörü Nebi Miş ise iklim ve çevre meselesinin artık devlet kapasitesi, ekonomik rekabet ve güvenlik mimarileriyle doğrudan bağlantılı çok katmanlı bir alana dönüştüğünü söyledi. Miş, “Ülkemiz bu süreçte gözlemci bir ülke konumunun ötesine geçmiş, ev sahibi ve yön verici bir aktör olarak öne çıkmaktadır.” değerlendirmesinde bulundu. Doğru ve stratejik bilgi üretiminin uluslararası alanda etkili konumlanmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Miş, SETA’nın başlattığı programın bu ihtiyaca Türkiye merkezli katkı sunmayı hedeflediğini ifade etti.

SETA’nın Yeni Programında Altı Başlık
Etkinlikte paylaşılan bilgilere göre SETA Çevre ve İklim Değişikliği Programı; iklim diplomasisi, iklim ekonomisi, enerji dönüşümü, iklim güvenliği, çevre ve toplum ile COP31’e doğru başlıkları etrafında şekillenecek. Program kapsamında saha araştırmaları, analizler, politika notları ve gençlere dönük interaktif simülasyon çalışmaları yürütülecek.

“Yeni Şeyler Söylemek Değil, Eylem İstiyoruz”
Murat Kurum konuşmasının sonunda, “Biz COP31’le yeni şeyler söylemek istiyoruz ve sadece laf değil, eylem istiyoruz, icraat istiyoruz, sonuç istiyoruz.” dedi. Kurum, Türkiye’nin küresel iklim krizine karşı vicdan, adalet ve ortak sorumluluk temelinde hareket ettiğini belirterek, tüm paydaşlara birlikte çalışma çağrısı yaptı. Etkinlik, iklim krizinin çevre başlığını aşan çok boyutlu etkilerine ilişkin değerlendirmelerle tamamlandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI