CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu: “Türkiye’de icra takipleri yaygın bir toplumsal sorun haline geldi”
CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesinde Türkiye genelindeki icra ve iflas dosyalarının boyutunun, muhtarlıklarda biriken icra tebligatlarının ve borçluluğun toplumsal etkilerinin açıklanmasını istedi. Tanrıkulu, son yıllardaki artışın nedenlerine ve yurttaşların borç sarmalından çıkarılmasına yönelik adımlara ilişkin ayrıntılı yanıt talep etti.
CHP Diyarbakır Milletvekili Av. Dr. Sezgin Tanrıkulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu yazılı soru önergesiyle, Türkiye’de artan icra ve iflas dosyalarını Meclis gündemine taşıdı. Tanrıkulu, ekonomik kriz nedeniyle yurttaşların temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için borçlandığını, artan yaşam maliyetleri ve düşen alım gücü nedeniyle bu borçların ödenemediğini belirterek, “İcra takiplerinde ciddi artış yaşandığı görülmektedir.” ifadelerini kullandı.
“24 milyonu aşan dosya sayısı toplumsal tabloyu gösteriyor”
Önergede Ulusal Yargı Ağı Projesi verilerine atıf yapan Tanrıkulu, “Türkiye genelinde toplam icra ve iflas dosyası sayısının 24 milyonu aştığı, günlük ortalama 26 bin 500 yeni icra dosyasının açıldığı ifade edilmektedir.” değerlendirmesini aktardı. Tanrıkulu, bu verilerin “icra takiplerinin istisnai değil, yaygın bir toplumsal sorun haline geldiğini” gösterdiğini kaydetti.
Muhtarlıklardaki tebligat yoğunluğunu gündeme taşıdı
Tanrıkulu, özellikle mahalle muhtarlıklarında icra tebligatlarının yoğun biçimde biriktiğine ilişkin iddiaları da önergesine taşıdı. Önergede, “Bazı muhtarlıklara günde onlarca hatta 80’e yakın icra tebligatı ulaştığı belirtilmektedir.” ifadesi yer aldı. Tanrıkulu, “Muhtarlıkların adeta icra tebligat merkezine dönüştüğü yönündeki bu bulgular, borçluluk krizinin mahalle düzeyinde somutlaştığını ortaya koymaktadır.” görüşünü dile getirdi.
“Borçların önemli bölümü temel ihtiyaçlardan kaynaklanıyor”
İcra takiplerinin kaynağına ilişkin değerlendirmesinde Tanrıkulu, dosyaların önemli bölümünün lüks tüketime değil, “kira, elektrik, su, doğalgaz, kredi kartı ve temel ihtiyaç harcamalarına” dayandığı yönündeki tespitlere dikkat çekti. Tanrıkulu, bu tablonun “Türkiye’de derin yoksulluğun ulaştığı boyutu gözler önüne serdiğini” vurguladı.
Yıllara göre veri ve etki analizi talebi
Tanrıkulu, Adalet Bakanlığına yönelttiği sorularda 2020’den 2026’ya kadar yıllar bazında toplam icra ve iflas dosyası sayısını, günlük açılan yeni dosya ortalamalarını ve borç türlerine göre dağılımı sordu. Önergede ayrıca banka ve kredi kartı borçları, tüketici kredileri, kira borçları, elektrik, su ve doğalgaz gibi temel hizmet borçları ile diğer borç türlerinin ayrı ayrı açıklanması talep edildi.
Gerçek kişi sayısı ve çoklu dosya sayısı soruldu
Önergede, Türkiye genelinde icra takibine konu olan gerçek kişi sayısının kaç olduğu, bu kişilerden kaçının hakkında birden fazla icra dosyası bulunduğu da soruldu. Tanrıkulu ayrıca, icra dosyası bulunan yurttaşların sosyo-ekonomik durumlarına ilişkin herhangi bir istatistik veya araştırma yapılıp yapılmadığının da açıklanmasını istedi.
Bakanlığa düzenleme ve rapor soruları yöneltildi
Tanrıkulu, muhtarlıklara yapılan icra tebligatlarının yıllara göre sayısını ve toplam tebligatlar içindeki oranını sorarken, bu artışın nedenlerine ilişkin herhangi bir analiz veya çalışma bulunup bulunmadığını da gündeme getirdi. Önergede, “İcra dosyalarının bu denli artmasının nedenlerine ilişkin Bakanlığınız tarafından hazırlanmış bir değerlendirme raporu bulunmakta mıdır?” ve “Artan icra dosyası sayısının azaltılması ve yurttaşların borç sarmalından çıkarılması amacıyla yürütülen veya planlanan herhangi bir yasal veya idari düzenleme var mıdır?” sorularına da yer verildi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI