CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper: "2025-2026 eğitim öğretim yılının sonunda sınıfta kalan Milli Eğitim Bakanlığı olmuştur"
CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, 2025-2026 eğitim öğretim yılının sona ermesinin ardından yaptığı açıklamada okul güvenliği, MESEM uygulamaları, öğretmen atamaları, hijyen koşulları ve eğitimde fırsat eşitliği konularında Milli Eğitim Bakanlığı'nı eleştirdi. Özalper, çocukların güvenli ve nitelikli eğitim hakkına dikkat çekerek eğitim politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti.
CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, 2025-2026 eğitim öğretim yılının tamamlanmasının ardından yazılı bir açıklama yaparak Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim politikalarını çeşitli başlıklarda eleştirdi. İlksen Özalper, öğrencilerin karne heyecanı yaşadığı günde yalnızca öğrencilerin değil, Milli Eğitim Bakanlığı'nın da performansının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Başarılarla Değil, İhmallerle Hatırlanan Bir Eğitim Yılı."
İlksen Özalper, açıklamasında öğrencileri, öğretmenleri ve velileri tebrik ederek, "Bugün çocuklarımız karnelerini aldı. Öncelikle bir yıl boyunca emek veren tüm öğrencilerimizi, fedakârca görev yapan öğretmenlerimizi ve çocuklarının geleceği için büyük fedakârlık gösteren velilerimizi yürekten kutluyorum. Her bir evladımıza sağlıklı, mutlu ve umut dolu bir tatil diliyorum." dedi.
Eğitim öğretim yılının çeşitli sorunlarla gündeme geldiğini belirten Özalper, "Bugün sadece öğrencilerimizin değil, Milli Eğitim Bakanlığı'nın da karnesini konuşmamız gerekiyor. Çünkü geride bıraktığımız eğitim öğretim yılı başarılarla değil ihmallerle, eşitsizliklerle ve derin acılarla hafızalarımıza kazındı." ifadelerini kullandı.
Okullarda yaşanan güvenlik sorunlarına değinen İlksen Özalper, "Bir eğitim yılı boyunca çocuklarımız derslerinden çok güvenliği konuştu. Bilimi, sanatı, sporu ve başarıyı konuşmaları gerekirken okul baskınlarını, şiddeti ve hayatını kaybeden çocuklarımızı konuştuk. Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta okullar basıldı. Öğretmenlerin de öğrencilerin de kendilerini güvende hissedemediği bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Soruyoruz; çocukların eline silah nasıl geçti? Okullarımız ne zaman böylesine savunmasız bırakıldı? Çocuklarımızın güvenliğini sağlamak kimin sorumluluğudur." dedi.
"MESEM'de Çocuklarımızı Koruyamadılar."
Mesleki Eğitim Merkezleri'nde yaşanan olaylara da değinen Özalper, "Bir başka acı tablo ise Mesleki Eğitim Merkezleri'nde (MESEM) yaşandı. Eğitim almaları gereken yaşta çalışma hayatının içine sürüklenen çocuklarımızı iş cinayetlerinde kaybettik. İhmallerin bedelini evlatlarımız canlarıyla ödedi. Yine MESEM kapsamında staj yaptıkları iş yerlerinde tacize ve istismara maruz bırakılan çocuklarımız oldu. Çocukları koruması gereken sistem, ne yazık ki onları koruyamadı." ifadelerini kullandı.
Okulların fiziki koşullarına ilişkin eleştirilerini de sıralayan İlksen Özalper, "Bugün hala temizlik personeli olmayan okullar var. Tuvaletlerinde sabun bulunmayan, hijyen malzemesi eksik olduğu için velilerin kendi imkânlarıyla temizlik malzemesi almak zorunda bırakıldığı okullar var. Kalabalık sınıflar, fiziki yetersizlikler ve çözülmeyen altyapı sorunlarıyla eğitim vermeye çalışan okullar var." dedi.
Öğretmen açığı ile atama bekleyen öğretmenler arasındaki çelişkiye dikkat çeken Özalper, "Bir tarafta öğretmen açığı nedeniyle dersler boş geçerken, diğer tarafta yıllarca emek verip atama bekleyen yüz binlerce öğretmenimiz bulunuyor. Genç öğretmenlerimiz umutlarını tüketirken, öğrencilerimiz öğretmensiz bırakılıyor. Bu plansızlığın bedelini hem öğretmenlerimiz hem de çocuklarımız ödüyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Bu Ülkenin Çocukları Nitelikli Eğitimi Hak Ediyor."
Açıklamasının sonunda eğitim sisteminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirten İlksen Özalper, "Eğitim sadece müfredat hazırlamak değildir. Eğitim çocuğun can güvenliğini sağlamak, okulunu temiz tutmak, öğretmenini atamak, fırsat eşitliğini sağlamak ve her çocuğa güven içinde eğitim alma hakkını sunmaktır." dedi.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın çeşitli alanlarda yetersiz kaldığını savunan Özalper, "Çocuklarımızın can güvenliğini sağlamaktan zayıf. Okulların fiziki koşullarını iyileştirmekten zayıf. Temizlik ve hijyeni sağlamaktan zayıf. Öğretmen atamalarını planlamaktan zayıf. MESEM'de çocuklarımızı korumaktan zayıf. Fırsat eşitliğini sağlamaktan zayıf. Bu eğitim öğretim yılının sonunda sınıfta kalan ne yazık ki Milli Eğitim Bakanlığı olmuştur." ifadelerini kullandı.
İlksen Özalper, "Biz; çocuklarımızın korkuyla değil umutla okula gittiği, öğretmenlerin hak ettiği değeri gördüğü, okulların temiz ve güvenli olduğu, hiçbir çocuğun okulunda ya da staj yaptığı iş yerinde ihmalin kurbanı olmadığı bir Türkiye'yi kurmak için mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu ülkenin çocukları, eksik bırakılmış bir eğitim sistemini değil; güvenli okulları, nitelikli eğitimi ve umut dolu bir geleceği hak ediyor." sözleriyle açıklamasını tamamladı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI