DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur: “Meslek Fabrikası tahliyesi hukuka ve yerel iradeye müdahaledir”

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, Halkapınar’daki Meslek Fabrikası’nın tahliyesine ilişkin yaptığı açıklamada, devam eden yargı sürecine rağmen gerçekleştirilen işlemi eleştirdi. Uygur, tahliyenin yalnızca bir bina değil, kadınlar ve gençler başta olmak üzere toplumun geleceğini etkilediğini vurguladı.

Nisan 12, 2026 - 00:44
DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur: “Meslek Fabrikası tahliyesi hukuka ve yerel iradeye müdahaledir”

DEVA Partisi İzmir İl Başkanı Aybar Uygur, İzmir’de Vakıflar Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen Meslek Fabrikası tahliyesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Uygur, yaşananların “sadece bir tahliye işlemi olmadığını” belirterek, “Bu süreç yerel iradeye, hukuka ve halkın geleceğine karşı yürütülen siyasi bir müdahalenin açık göstergesidir.” ifadelerini kullandı.

“Tahliye edilen sadece bir bina değil”
Halkapınar’daki 1908 tarihli Meslek Fabrikası’nın uzun yıllardır İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kullanıldığını hatırlatan Uygur, “Belediyenin öz kaynaklarıyla restore edilen bu yapı, kadınların ve gençlerin ücretsiz eğitim aldığı, istihdama katıldığı bir merkez olarak hizmet vermektedir.” dedi.

Polis eşliğinde gerçekleştirilen tahliyeye tepki gösteren Uygur, “Devam eden bir yargı süreci henüz tamamlanmamışken yapılan bu işlem hukukun üstünlüğünü ve kamu vicdanını zedelemiştir. Tahliye edilen sadece bir bina değil; meslek edinmek isteyen gençler ve ekonomik özgürlüğünü kazanmak isteyen kadınlardır.” değerlendirmesinde bulundu.

“İzmir dayatmalar değil, hukuk istiyor”
İzmir halkının siyasi gerilimlerden yorulduğunu ifade eden Uygur, “Kentimiz dayatmaların değil; hukukun, adaletin ve ortak aklın yönettiği bir anlayış talep etmektedir.” açıklamasını yaptı.

“Torba yasa yöntemi şeffaflığı zedeliyor”
Uygur, 2/3309 esas numaralı düzenleme ve 7565 sayılı kanun üzerinden yapılan değişikliklere de değinerek, “Torba yasa yöntemi, kamu varlıklarını ve yerel yönetimleri ilgilendiren düzenlemelerin şeffaf tartışma olmadan yürürlüğe girmesine yol açmaktadır.” dedi.

Yeni düzenlemeyle “vakıf kültür varlığı” tanımının genişletildiğini belirten Uygur, “Bu durum merkezi idarenin geçmişte vakıf katkısı almış yapılara müdahalesinin önünü açmakta, yerel yönetim özerkliğini zayıflatmaktadır.” ifadelerini kullandı.

“Yerel yönetim özerkliği zedeleniyor”
Teklifin 11. maddesine dikkat çeken Uygur, “Geçmişte vakıf katkısı almış tüm yapıların vakıf yoluyla meydana gelmiş sayılması, belediyeler ve diğer kamu kurumlarının uhdesindeki tarihi yapıların doğrudan Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrinin önünü açmaktadır.” dedi.

Uygur, “Bu yaklaşım kamulaştırma hukukunu devre dışı bırakmakta ve yerel yönetimlerin yetkilerini zayıflatmaktadır. Amaç vakfedenin iradesini korumak olarak sunulsa da, ortaya çıkan tablo merkezi kontrol mekanizmasını güçlendirmektedir.” açıklamasını yaptı.

“Bu tahliye güç temellidir”
Anayasa’nın 127. maddesine atıfta bulunan Uygur, “Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliği açıkça güvence altındadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi bütçesiyle restore ettiği bir yapının, yargı süreci tamamlanmadan devredilmesi yerinden yönetim ilkesine aykırıdır.” dedi.

Uygur, “Bu tahliye hukuktan değil güçten beslenen bir yaklaşımı göstermektedir.” ifadesini kullandı.

“Çağrımız açıktır”
DEVA Partisi İzmir İl Başkanlığı olarak taleplerini sıralayan Uygur, “Yargı süreci tamamlanmadan hiçbir idari tasarruf meşru değildir. Kamu yararı gözetilmeli, yerel yönetimlerin yetkileri korunmalı ve yasama süreçlerinde şeffaflık sağlanmalıdır.” dedi.

Uygur, açıklamasını “İzmir, hukuku ve vicdanı savunmaya devam edecektir.” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI