DİSK/Genel-İş emar: “Çalışma çağındaki kadınların yüzde 64’ü işgücünde değil”

DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi (emar) tarafından Mart 2026’da kamuoyuna sunulan “Kadın Emeği Raporu”, Türkiye’de çalışma çağındaki kadın nüfusun büyük bölümünün işgücüne katılamadığını, istihdamdaki kadınlarda kayıt dışılığın sürdüğünü ve kadınların sendikal örgütlülüğünün düşük kaldığını ortaya koydu. Rapordaki veriler ve sendikanın talepleri dikkat çekti.

Mart 5, 2026 - 11:21
DİSK/Genel-İş emar: “Çalışma çağındaki kadınların yüzde 64’ü işgücünde değil”


DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesinin (emar) Mart 2026 tarihli “Kadın Emeği Raporu”nda, Türkiye’de sayısı 33 milyonu aşan çalışma çağındaki kadın nüfusun yüzde 64’ünün işgücünde yer alamadığı belirtildi. Raporun özet bölümünde, “Derinleşen ekonomik kriz, dizginlenemeyen hayat pahalılığı ve birer birer budanan sosyal haklar, kadınların çalışma ve yaşam koşullarını daha da kötüleştirdi.” ifadeleri yer aldı.

Kayıt dışılık ve güvencesizlik vurgusu
Rapora göre 2025’in dördüncü çeyreğinde toplam 10 milyon 753 bin çalışan kadının 3 milyon 150 bini kayıt dışı çalışıyor. Aynı dönemde kadınlarda kayıt dışılık oranının 2021’de yüzde 35,8 iken 2025’te yüzde 29,3’e gerilediği, buna rağmen kadınların yaklaşık üçte birinin sosyal güvenceden yoksun kaldığı kaydedildi.

Raporda, çalışma biçimine göre güvencesizliğin derinleştiğine dikkat çekilerek, “Kayıt dışılık oranı tam zamanlı çalışan kadınlarda yüzde 21,1 düzeyindeyken, kısmi zamanlı çalışan kadınlarda bu oran yüzde 60,7’ye kadar yükselmektedir.” denildi.

“Her 10 kadından sadece 3’ü istihdamda”
Rapor, kadın istihdam oranının 2021’de yüzde 28 iken 2024’te yüzde 32,5’e yükseldiğini, 2025’in dördüncü çeyreğinde ise yüzde 31,9’a gerilediğini bildirdi. Aynı dönemde erkek istihdam oranının 2025’in dördüncü çeyreğinde yüzde 66,5 olduğu belirtilirken, kadın ve erkek istihdam oranları arasındaki farkın yaklaşık 34–35 puan bandında seyrettiği ifade edildi.

İşgücü dışında kalan kadın sayısı 21,5 milyon
Raporda, “Türkiye’de 21 milyon 548 bin kadın, çalışmak istemesine rağmen çeşitli sorumluluklar ve yapısal engeller nedeniyle işgücüne katılamamaktadır.” denilerek, işgücüne dahil olmama nedenleri içinde ev işleri ve bakım yükümlülüklerinin belirleyici rolüne işaret edildi.

Geniş tanımlı işsizlikte artış
Rapora göre dar tanımlı kadın işsizliği 2024’ün son çeyreğinde 1 milyon 444 binden 2025’in aynı döneminde 1 milyon 344 bine gerilerken, geniş tanımlı kadın işsizliği 2024’te yüzde 37,3 iken 2025’te yüzde 38,7’ye yükseldi. Artışın, zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücündeki yükselişten kaynaklandığı kaydedildi.

Türkiye’nin sıralaması ve sendikalaşma
Raporda, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 Küresel Cinsiyet Açığı Raporu’na atıfla, Türkiye’nin 148 ülke içinde 135’inci sırada yer aldığı belirtildi.

Sendikal örgütlülük bölümünde ise 2025 Temmuz verileri temel alınarak kadınlarda resmi sendikalaşma oranının yüzde 11 olduğu, kayıt dışı istihdam dahil edildiğinde “gerçek kadın işçi sendikalaşma oranı”nın yüzde 7’ye düştüğü ifade edildi.

Genel-İş’in talepleri
DİSK/Genel-İş, raporda çalışma hayatında kadına yönelik ayrımcılığın terk edilmesini, esnek ve güvencesiz çalışma biçimlerine son verilmesini, bakım hizmetlerinin kamusal ve ücretsiz sunulmasını, “8 Mart’ın ücretli izin günü sayılmasını”, kadınların sendikal örgütlenmesinin önündeki engellerin kaldırılmasını ve ILO 190 sayılı sözleşme ile 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmasını talep etti.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI