İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Bizim ittifak hedefimiz Türk milletinin bütünüyledir”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu: “Bizim ittifak hedefimiz Türk milletinin bütünüyledir”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında İmralı süreci, PKK ve bölgesel gelişmelerden Türkiye’nin dış politikasına, çiftçilerin sorunlarından gazilerin eylemlerine ve eğitim tartışmalarına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Dervişoğlu, sürece yönelik itirazlarının ulus devlet ve yurttaşlık hukuku temelinde olduğunu belirterek, “Bizim ittifak hedefimiz Türk milletinin bütünüyledir” dedi.

Ağustos 27, 2026 - 23:07


İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin genel merkez binasında düzenlediği basın toplantısında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çalışmalarına ara verdiği dönemde ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, İmralı sürecine yönelik eleştirilerini sürdürürken dış politika, PKK ve bölgedeki yapılanmalar, çiftçilerin yaşadığı sorunlar, gazilerin eylemleri ve eğitim alanındaki tartışmalara ilişkin açıklamalar yaptı.

“Eleştirilerimizin temelinde şüphe vardır”

İmralı sürecine yönelik yaklaşımının yaklaşık iki yıldır dile getirdiği uyarılarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Dervişoğlu, “Bizim eleştirilerimizin temelinde en temel insani özellik olan ve bu konularda mutlaka başvurulması gereken ‘şüphe’ vardır. Şüphemizin özünde ise 25 yıllık olaylar zinciri vardır” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, farklı siyasi geleneklerden gelen iktidar ve muhalefetin dış politika, ekonomi ve eğitim gibi alanlarda farklı görüşlere sahip olmasının doğal olduğunu ancak kendi itirazlarının daha temel bir noktaya dayandığını savundu.

“Hiçbir Cumhuriyet hükümeti, Cumhuriyet rejiminin özünü, demokratik işleyişin amacını, anayasa ve hukuk sisteminin temelden değiştirilmesini hedeflememiştir, hedefleyemez” diyen Dervişoğlu, “İşte bizim İmralı sürecine dair eleştirilerimizin özeti de bu duruma ilişkindir. Yaşananları ‘Türk milletine karşı girişilen büyük bir kalkışma’ olarak nitelendirmemizin sebebi budur” diye konuştu.

PJAK ve Suriye üzerinden bölgesel gelişmeleri değerlendirdi

İran ve Suriye’deki gelişmelere değinen Dervişoğlu, PJAK’ın bölgedeki faaliyetlerine dikkat çekti. ABD’nin PJAK’a silah verdiğini öne süren Dervişoğlu, uluslararası raporlarda örgütün güçlendiği ve bölgeye silah ile militan aktarımının sürdüğünün yer aldığını söyledi.

Suriye’de YPG ve Suriye Demokratik Güçleri üzerinden yürüyen entegrasyon tartışmalarını da değerlendiren Dervişoğlu, “Bu, örgütün yaşadığımız bölgede silah bırakmadığının en büyük delilidir. Ayrıca burnumuzun dibinde ABD tarafından kiralanmış yeni bir terör ordusu yapılandırılmaya çalışılıyor” ifadelerini kullandı.

Terörle mücadelede silah bırakma görüntülerinin yeterli olmayacağını savunan Dervişoğlu, “Normal bir devletin terörle mücadelesi, göz boyamak için yapılan silah bırakma müsamerelerine emanet edilemez” dedi.

Dervişoğlu, İmralı’daki görüşme tutanaklarına ilişkin değerlendirmesinde de PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın PJAK ve İran hakkındaki yaklaşımına işaret ederek hükümetin buna karşı sessiz kaldığını öne sürdü.

“Ortadoğu’daki savaş bizim savaşımız değildir”

Bölgedeki gelişmelerin İsrail tehdidine karşı alınan önlemler şeklinde açıklanmasına itiraz eden Dervişoğlu, sürecin İran, ABD, İsrail ve PKK eksenindeki bölgesel gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Suriye’nin devlet yapısının zayıflamasının İsrail’in İran’a yönelik operasyon kabiliyetini artırdığını ileri süren Dervişoğlu, geçmişte Suriye politikasında atılan adımlar ile çözüm süreci arasında da bağlantı kurdu.

Dervişoğlu, “Sonuç ne oldu? Hendek savaşları, şehitler, ülkemize yayılan dört milyon sığınmacı, büyükşehirlerde terör dalgası, Suriye bataklığı oldu” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin bölgedeki çatışmalarda taraf olmaması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Daha önce defalarca söyledik: Ortadoğu’daki savaş bizim savaşımız değildir. Ne ABD ve ne İsrail için İran’a karşı cephe almalıyız, ne de İran için kendi refah ve güvenliğimizi riske atmalıyız” dedi.

Dervişoğlu, “Açılım derken, savaş riskiyle yüz yüze mi geldik; bir beladan başka bir belaya mı sürükleniyoruz?” sorularını yönelterek Türkiye’nin krizlerden Cumhuriyet ve milli devlet ilkelerine bağlı kalarak çıkabileceğini savundu.

S-400 ve F-35 kararlarını eleştirdi

Türkiye’nin geçmişte aldığı S-400 sistemleri ve F-35 programından çıkarılması konularına da değinen Dervişoğlu, bu gelişmelerin İsrail’in bölgedeki hava üstünlüğüne katkı sağladığını ileri sürdü.

Dervişoğlu, “Yıllar önce bağıra çağıra alınan S-400’ler, vazgeçilen F-35’ler en çok Netanyahu’yu sevindirmiştir. Çünkü bu İsrail’e Ortadoğu’da hava hâkimiyetini hediye etmiştir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin üniter ve ulus devlet yapısının korunması gerektiğini belirten Dervişoğlu, mevcut siyasi sürecin bu yapı üzerinde oluşturabileceğini düşündüğü sonuçlara karşı uyarıda bulundu.

“Çiftçimizi tarlasına küstürüyor”

Hafta sonunda Bursa ve Balıkesir’de çiftçilerle bir araya geldiğini, tarlada hasada katıldığını anlatan Dervişoğlu, üreticilerin ekonomik sorunlarına ilişkin gözlemlerini aktardı.

Dervişoğlu, “Bu iktidar, İmralı’daki teröristi düşündüğü kadar çiftçimizi düşünmüyor. Bu iktidar, mangalda tüfek yakan katillerle barışırken, yıllardır kazanamayan köylümüzü tarlasına küstürüyor” dedi.

Güneydoğu Anadolu Projesi üzerinden hükümeti eleştiren Dervişoğlu, “25 yıldır GAP’ı bitiremeyen bu iktidar, doğuda da batıda da üreten her nasırlı eli aç bırakıyor, açıkta bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, süreç kapsamında “Takip ve Değerlendirme Kurulu” adı altında idari bir mekanizma kurulacağını belirterek, PKK’nın mali kaynakları ve suç gelirlerinin durumunun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledi.

“PKK’nın uyuşturucu, silah, gasp, insan ve organ ticaretiyle istiflediği kanlı parayı bölüşerek mi refah getirecekler?” diye soran Dervişoğlu, örgütün finansal varlıkları ve ticaret ağı hakkında kamuoyuna açıklama yapılmadığını savundu.

Gazilerin eylemleri ve Selçuk Türkoğlu’na yönelik müdahale gündemdeydi

Başkentte 40 günü aşkın süredir hak arayışlarını sürdüren gazilerin yaşadıklarını takip ettiklerini söyleyen Dervişoğlu, “Baş üstünde taşınması gerekirken, park köşelerinde itilip kakılmaları vicdanımızı yaralıyor” dedi.

İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun gaziler ve şehit aileleriyle birlikte bulunduğu sırada saldırıya uğradığını belirten Dervişoğlu, olaya tepki gösterdi.

Dervişoğlu, “Anayasal dokunulmazlığı olan bir milletvekilini yerde tekmeleyecek kadar aklını kaçırmış biri, kahraman polislerimize ve onların teşkilatına elbette gölge düşüremez. Ancak konu, kuru bir geçmiş olsun ile geçiştirilemeyecek kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.

TBMM Başkanı ile İçişleri Bakanı’na çağrıda bulunan Dervişoğlu, “TBMM Başkanı’nı ve İçişleri Bakanı’nı sorumluluklarını yerine getirmeye davet ediyorum. Bu edepsizliğin de sonuna kadar takipçisi olacağımı kamuoyuna duyuruyorum” dedi.

Eğitim üzerinden sürece yönelik tepki

Milli Eğitim Bakanlığı üzerinden de eleştirilerde bulunan Dervişoğlu, İmralı sürecinin çocuklara ve eğitim sistemine taşınmasına karşı olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a seslenen Dervişoğlu, “Evlatlarımıza bu kötülüğü yapmayın, yaptırmayın. Bu günahın bedeli çok ama çok ağır olur. Bu çocuklara Öcalan’ı mı anlatacaksınız? Öcalan’la mı barıştıracaksınız?” diye konuştu.

Dervişoğlu, toplumsal ayrışmanın önce düşünce dünyasında başladığını savunarak “Lübnanlaşma, Yugoslavyalaşma, Iraklaşma… Yani bölünme önce zihinlerde başlar” ifadelerini kullandı.

PKK ile Kürt vatandaşların özdeşleştirilmesine karşı çıktığını belirten Dervişoğlu, “Biz o kardeşliği ayakta tutmaya çalışıyoruz beyler. Yurttaşlık hukukunu yıkıp, kardeşlik hukukundan bahsedemezsiniz” dedi.

“Kimsenin kimseden üstün olmaması bu nizamın özüdür”

Türkiye Cumhuriyeti’nin farklı etnik kökenlerden vatandaşları ortak kimlik ve yurttaşlık temelinde bir araya getirdiğini söyleyen Dervişoğlu, Cumhuriyet düzeninin temelinde eşitlik bulunduğunu ifade etti.

Dervişoğlu, “O nizamın özü, kimsenin kimseden üstün olmamasıdır. Kanun karşısında herkesin eşit olmasıdır. Fırsatı olmayana fırsat, imkânı olmayana imkân sağlanmasıdır. İşte bu nizamın kurucusudur Türk milleti” diye konuştu.

Konuşmasını siyasi ittifak anlayışına ilişkin mesajıyla tamamlayan Dervişoğlu, “Bizim ittifak hedefimiz Türk milletinin bütünüyledir. Çünkü elimizden kayıp giden, milletliğimizin ta kendisidir” ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI