İzmir Barosu Başkanlığı: “Hukuk Yaşamı Ortadan Kaldırmanın Değil Yaşamı Korumanın Aracıdır”

İzmir Barosu, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’de sokakta yaşayan hayvanlara yönelik uygulamaların yaşam hakkını ihlal ettiğini belirtti. Baro, mevcut politikaların hayvanları korumaktan uzak olduğunu vurgulayarak kamu kurumlarını sorumluluklarını yerine getirmeye çağırdı.

Nisan 5, 2026 - 00:24
İzmir Barosu Başkanlığı: “Hukuk Yaşamı Ortadan Kaldırmanın Değil Yaşamı Korumanın Aracıdır”

İzmir Barosu Başkanlığı, 4 Nisan Dünya Sokak Hayvanları Günü kapsamında yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye’de sokakta yaşayan hayvanların yaşam hakkına yönelik ihlallerin arttığını ifade etti. Açıklamada, “Bugün, yaşam hakkı her gün biraz daha daraltılan, yaşadıkları alanlardan koparılan hayvanlar için koruma yükümlülüğünü hatırlatma günüdür.” denildi.

Baro, sorunun hayvanların varlığı değil, uygulanan politikalar olduğunu belirterek, “Sorun, yaşamı korumakla yükümlü olanların hayvanları hedef haline getiren bir düzen kurmuş olmasıdır.” ifadelerini kullandı. Yıllarca kısırlaştırma ve denetim görevlerinin ihmal edildiği vurgulanan açıklamada, mevcut tablonun sorumluluğunun hayvanlara yüklenemeyeceği kaydedildi.

“Hukuk Yaşamı Korumak İçindir”

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan değişikliklerin sahada eksik ve seçici uygulandığı belirtilen açıklamada, “Yasa bir bütün olarak uygulanmamakta, yalnızca toplama hükmü öne çıkarılmaktadır. Oysa hukuk, yaşamı ortadan kaldırmanın değil, yaşamı korumanın aracıdır.” denildi.

İçişleri Bakanlığı’nın sokak hayvanlarının büyük bölümünün toplandığı yönündeki açıklamasına da değinilen metinde, hayvanların akıbetine ilişkin sorular yöneltildi. Açıklamada, “Yeterli bakımevleri ve doğal yaşam alanları oluşturulmadan toplanan bu kadar hayvan nerededir, hangi koşullarda tutulmaktadır?” ifadeleri yer aldı.

Barınak Koşulları Tepki Çekti

Basına yansıyan görüntüler ve saha verilerine dikkat çekilen açıklamada, birçok barınakta hayvanların açlık, hastalık ve ihmal koşullarında tutulduğunun görüldüğü belirtildi. “Koruma amacı taşıması gereken alanların, hayvanların yaşamdan koparıldığı mekânlara dönüşmesi kabul edilemez.” denilerek mevcut uygulamalara tepki gösterildi.

Baro, denetimsiz üretim ve terk edilen hayvanların sayısındaki artışa da dikkat çekerek, “Üretime göz yumulup sahiplenmenin güçleştirilmesi çözüm değil, çelişkinin kendisidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Toplumsal Etki ve Vicdan Vurgusu

Açıklamada, hayvanlara yönelik şiddetin toplumsallaşma riski taşıdığı belirtilerek, “Hayvana yönelen nefretin zamanla insana da yöneldiğini görmek zorundayız.” ifadeleri kullanıldı. Hayvanları koruyan yurttaşların hedef haline getirilmesinin toplumsal barışı zedelediği kaydedildi.

Sokak hayvanlarının “sahipsiz değil, hak sahibi” olduğu vurgulanan açıklamada, çözümün toplama politikalarında değil; kısırlaştırma, tedavi, rehabilitasyon ve sahiplendirme süreçlerinde olduğu belirtildi.

İzmir Barosu Başkanlığı, açıklamasını “Bu alandaki hukuksuzlukların takipçisi olmaya ve yaşam hakkını esas alan hukuk anlayışını savunmaya devam edeceğiz.” sözleriyle tamamladı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI