İZMİR KÖRFEZİ’NDE DENİZ MARULU ALARMI UZMANLAR GEDİZ HAVZASINI İŞARET ETTİ

İzmir Körfezi’nde artan deniz marulu oluşumuna karşı temizlik çalışmaları sürerken, bilim insanları kirliliğin kaynağının Gediz Nehri Havzası olduğunu açıkladı. Uzmanlar, kalıcı çözüm için Gediz’deki tarımsal, sanayi ve evsel kirliliğin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.

Nisan 23, 2026 - 00:57
İZMİR KÖRFEZİ’NDE DENİZ MARULU ALARMI UZMANLAR GEDİZ HAVZASINI İŞARET ETTİ

İzmir Körfezi’nde özellikle İnciraltı ve Bostanlı kıyılarında son günlerde artış gösteren deniz marulu oluşumuna karşı İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri sahada temizlik çalışmalarını sürdürüyor. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı ile İZDENİZ ekipleri koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, kıyılarda biriken deniz marulları düzenli olarak toplanıyor.

Yapılan saha tespitlerinde, Mavişehir ile Foça arasında 4 milyon metrekareyi aşan alanın deniz marulu ile kaplandığı belirlendi. Yetkililer, bu çalışmalarla çevresel etkilerin ve kötü koku oluşumunun azaltılmasının hedeflendiğini bildirdi.

“GEDİZ KÖRFEZ’İ KİRLETİYOR”

Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi emekli öğretim üyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Kırsal Kalkınma Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Kurucu, kirliliğin kaynağına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Gediz Nehri Murat Dağı’ndan başlayarak Kütahya, Uşak, Manisa ve İzmir’den geçerek Ege Denizi’ne ulaşıyor. Bu süreçte oluşan her türlü atık nehre karışıyor ve Körfez’e kadar taşınıyor.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Yusuf Kurucu, “Gediz Nehri ve yan dereleri, Körfez’i kirleten 33 dereden biri. Tarımsal, sanayi ve evsel kaynaklı kirlilik bu hat üzerinden taşınıyor.” dedi.

Kurucu, “Gediz’in suyu çok kirli; Körfez’i de kirletiyor, sulama yapılan topraklarda çoraklaşmaya neden oluyor.” diyerek kirliliğin etkisinin geniş bir alanı kapsadığını vurguladı.

KÖRFEZ’E TAŞINAN KİRLİLİK YÜKÜ

İZSU-İZDENİZ İzmir Körfez Ekoloji Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ergün Taşkın, deniz marulu oluşumunun yalnızca kıyı kaynaklı olmadığını belirterek, “Gediz Nehri başta olmak üzere Ağıl Deresi ve diğer kanallar Körfez’e önemli besin ve kirlilik girdileri taşımaktadır.” dedi.

Prof. Dr. Ergün Taşkın, “Tarımsal, evsel ve endüstriyel yükler ötrofikasyonu artırıyor ve deniz marulu çoğalmasını tetikliyor.” ifadelerini kullandı.

OKSİJENSİZLİK VE KOKU TEHLİKESİ

Deniz marullarının çürüme sürecine dikkat çeken Prof. Dr. Ergün Taşkın, “Deniz marulu hızlı büyür ancak öldüğünde çürür ve bakteriyel ayrışma başlar. Bu süreçte ortamdaki oksijen tüketilir, çamurlaşma ve kötü koku oluşur.” dedi.

Taşkın, “Oluşan oksijensizlik deniz canlıları için ciddi risk oluşturur. Balıklar ve diğer canlılar ortamı terk edebilir ya da ölebilir.” diyerek ekosistem üzerindeki tehdide dikkat çekti.

“KALICI ÇÖZÜM GEDİZ’DEN GEÇİYOR”

Kıyılarda yürütülen temizlik çalışmalarının önemine değinen Prof. Dr. Ergün Taşkın, “Toplama çalışmaları faydalı ancak geçici bir çözümdür. Sorunun kaynağı ortadan kaldırılmadan kalıcı çözüm mümkün değildir.” dedi.

Taşkın, “Gediz Havzası’ndan gelen şehirsel, endüstriyel ve tarımsal kirlilik kontrol altına alınmadan bu tür aşırı alg çoğalmalarının önüne geçilemez.” ifadelerini kullandı.

Uzmanlar, İzmir Körfezi’ndeki çevresel sorunun çözümü için Gediz Nehri Havzası’nda kapsamlı bir temizlik ve denetim süreci yürütülmesi gerektiğini vurguladı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI