Medicana’dan dış gebelik uyarısı: “Erken tanı cerrahi müdahaleyi önleyebilir”

Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, dış gebeliğin erken dönemde fark edilmemesi halinde iç kanama ve şok gibi hayati risklere yol açabileceğini belirtti. Adet gecikmesi, tek taraflı kasık ağrısı ve vajinal kanama gibi belirtilerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Koçun, erken tanının ilaç tedavisiyle sürecin kontrol altına alınmasına imkan sağlayabileceğini ifade etti.

Mayıs 13, 2026 - 20:48
Medicana’dan dış gebelik uyarısı: “Erken tanı cerrahi müdahaleyi önleyebilir”

Adet gecikmesi ve gebelik testinin pozitif çıkmasının her zaman sağlıklı bir gebelik anlamına gelmediğine dikkat çeken Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Gültekin Koçun, dış gebeliğin erken tanı konulmadığında ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini söyledi.

Dış gebeliğin, döllenmiş yumurtanın rahim yerine çoğunlukla fallop tüplerine yerleşmesiyle oluştuğunu belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, “Normal bir gebelikte döllenmiş yumurta tüplerden geçerek rahim içine yerleşir. Ancak dış gebelikte bu süreç bozulur ve embriyo rahim dışında gelişmeye başlar. Bu durum erken dönemde tespit edilmezse tüp yırtılması ve iç kanama gibi hayatı tehdit eden komplikasyonlar ortaya çıkabilir” dedi.

“İlk belirtiler normal gebelikle karıştırılabiliyor”

Dış gebeliğin en tehlikeli aşamasının tüp yırtılması olduğunu kaydeden Op. Dr. Gültekin Koçun, “Embriyo büyüdükçe yerleştiği tüpü gerer ve bir noktadan sonra tüp yırtılabilir. Bu durumda karın içine ani ve yoğun bir kanama başlayabilir. Müdahale edilmezse hasta kısa sürede şoka girebilir. Özellikle gebeliğin 5 ile 10’uncu haftaları arasında risk belirgin şekilde artar ve her geçen saat hayati tehlikeyi büyütebilir” ifadelerini kullandı.

Dış gebeliğin belirtilerinin çoğu zaman normal gebelik süreciyle karıştırılabildiğini vurgulayan Koçun, “Adet gecikmesi, tek taraflı kasık ağrısı ve vajinal kanama en sık görülen bulgulardır. Ancak gebelik testi yine pozitif çıkacağı için bu durum çoğu zaman gözden kaçabilir. İlerleyen süreçte omuz ağrısı, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtiler ortaya çıkarsa bu durum iç kanamanın başladığını gösterebilir ve acil müdahale gerektirir” açıklamasında bulundu.

“Her dış gebelik ameliyat gerektirmez”

Tedavi yönteminin hastanın durumuna göre değişebildiğini belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, erken tanının cerrahi müdahale ihtiyacını azaltabileceğini söyledi. Koçun, “Her dış gebelik ameliyat gerektirmez. Erken dönemde yakalanan birçok vakada ilaç tedavisiyle süreç kontrol altına alınabilir. İlaç, gebelik dokusunun büyümesini durdurur ve vücut tarafından emilmesini sağlar. Ancak tüp yırtılması, şiddetli kanama ya da tedaviye yanıt alınamayan durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir” diye konuştu.

Tanı sürecinde Beta-HCG hormon seviyelerinin önemli rol oynadığını ifade eden Op. Dr. Gültekin Koçun, “Sağlıklı bir gebelikte Beta-HCG hormonu her 48 saatte yaklaşık iki katına çıkar. Eğer bu artış beklenenden yavaşsa ya da duruyorsa dış gebelik şüphesi artar. Ayrıca belirli bir hormon seviyesine rağmen rahim içinde gebelik kesesi görülmüyorsa mutlaka dış gebelik araştırılmalıdır” dedi.

“Gecikme hayati riskleri artırabilir”

Tanı ve tedavide yaşanan gecikmelerin ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirten Koçun, “Gecikilen vakalarda tüp yırtılması sonucu şiddetli iç kanama gelişebilir. Bu durum hemorajik şoka yol açabilir ve hastanın hayatını tehdit eder. Ayrıca tüpün alınması gerekebilir, bu da gelecekteki gebelik şansını azaltabilir. Bunun yanında enfeksiyon ve yapışıklıklar da ilerleyen dönemde kısırlığa neden olabilir” ifadelerini kullandı.

Dış gebelik geçiren kadınlarda tekrar riskinin arttığını belirten Op. Dr. Gültekin Koçun, “Bir kez dış gebelik geçiren kadınlarda tekrar riski yaklaşık yüzde 10-15 civarındadır. Adet gecikmesi yaşanır yaşanmaz doktora başvurulmalı ve gebeliğin rahim içinde olduğu erken dönemde doğrulanmalıdır” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI