DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Barış umudunu korurken hukukun sınırlarından vazgeçemeyiz”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Elif Esen: “Barış umudunu korurken hukukun sınırlarından vazgeçemeyiz”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda “Terörsüz Türkiye” sürecini değerlendirdi. Kalıcı toplumsal barış için hukuk, şeffaflık, eşit vatandaşlık ve Meclis denetimine işaret eden Esen, düzenlemedeki hukuki güvencelere ilişkin sorular yönelterek iktidara yapıcı itirazları dikkate alma çağrısında bulundu.

Ağustos 11, 2026 - 22:19


DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Elif Esen, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplumsal barışın kalıcı hâle gelebilmesi için hukuk, şeffaflık ve Meclis denetiminin önemine dikkati çeken Esen, sürecin güvenlik ve toplumsal uyum boyutlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

“Tek bir vatandaşımızın dahi ne şehit ne de gazi olmadığı bir Türkiye’yi istiyoruz”

Türkiye’nin kırk yılı aşkın süredir terörün açtığı yaraları taşıdığını belirten Esen, barış beklentisini şu sözlerle dile getirdi:

“Bir askerimizin, bir polisimizin, ülkemizin herhangi bir ilinde tek bir vatandaşımızın dahi ne şehit ne de gazi olmadığı bir Türkiye’yi bütün kalbimizle istiyoruz.”

Silahların on yıllardır çözemediği sorunların Meclis çatısı altında istişare yoluyla ele alınmasının kıymetli olduğunu ifade eden Esen, toplumda sürece ilişkin oluşan endişelerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Esen, sürecin yalnızca güvenlik ekseninde değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, toplumsal uyum ve güvenlik başlıklarının birlikte yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Hiçbir terör örgütü Kürt vatandaşlarımızın iradesinin temsilcisi değildir”

Türkler ve Kürtlerin yüzyıllardır ortak bir tarih ve kader paylaştığını ifade eden Esen, kalıcı barışın eşit vatandaşlık ve demokratik siyasetin güçlendirilmesiyle sağlanabileceğini söyledi.

Esen, “Hiçbir terör örgütü Kürt vatandaşlarımızın iradesinin sahibi veya temsilcisi değildir. Kalıcı barış, bir örgütün taleplerini bütün bir halkın talebi gibi göstermekle değil, eşit vatandaşlığı ve demokratik siyaseti güçlendirmekle kurulabilir.” dedi.

“Hukuk devletinde güvence yalnızca kanuna bir cümle yazmak değildir”

Konuşmasında düzenlemenin 10. maddesine ilişkin hukuki kaygılarını da gündeme getiren Esen, görevini yerine getiren kişilere sağlanan hukuki, idari ve cezai güvencenin uygulamada nasıl karşılık bulacağına ilişkin, “Bu güvenceyi kim ve nasıl garanti edecektir?” sorusunu yöneltti.

Esen, hukuki güvencenin yalnızca kanun metninde yer almasının yeterli olmayacağını belirterek, “Devlet bir insana ‘Bu görevi yap’ diyorsa, o insanın yarın ‘Bu görevi neden yaptın?’ sorusuyla karşı karşıya kalmayacağından da emin olması gerekir. Hukuk devletinde güvence yalnızca kanun metnine bir cümle yazmak değil, o cümlenin uygulamada da aynı anlamı taşımasıdır.” ifadelerini kullandı.

Meclis kürsüsündeki sözlere ilişkin soruşturmalara dikkat çekti

Milletvekillerinin Meclis kürsüsündeki sözlerinin dahi soruşturma konusu yapılabilmesinin toplumdaki güven duygusunu zedelediğini belirten Esen, topluma dönüş süreçlerinde hukuki çerçevenin açık olması gerektiğini kaydetti.

Esen, Kuzey İrlanda ve ETA örneklerine işaret ederek bu tür süreçlerin doğrulama, bireysel değerlendirme, geri alınabilirlik ve mağdur haklarının gözetilmesi esaslarıyla yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

“Meclisi sürecin gerçek karar ve denetim merkezi hâline getirin”

Yaklaşımını “barış ihtimalini koruyan fakat hukukun sınırlarını da terk etmeyen temkinli bir iyimserlik” olarak tanımlayan Esen, iktidara yapıcı itirazları dikkate alma çağrısında bulundu.

Esen, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

“Yapıcı itirazları dikkate alın. Görevini yapanı korurken ağır kusuru, kötü niyeti ve yetki aşımını güvence dışında bırakın. Meclisi sürecin gerçek karar ve denetim merkezi hâline getirin. Barışı hukukla, kardeşliği eşit vatandaşlıkla, millî birliğimizi milletimizin onurunu koruyarak güçlendirelim.”


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI