Mersin Büyükşehir Belediyesinin 5. Uluslararası Tarsus Festivali'nde Gastronomi, Tarih ve Kültür Buluştu

Mersin Büyükşehir Belediyesinin 5. Uluslararası Tarsus Festivali'nde Gastronomi, Tarih ve Kültür Buluştu

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Tarsus Festivali, ikinci gününde gastronomi gösterileri, tarih ve kültür söyleşileri, müzik dinletileri ve yöresel lezzet atölyeleriyle devam etti. St. Paul Meydanı, Tarsus Müzesi ve Kubat Paşa Medresesi'nde gerçekleştirilen etkinliklerde ünlü şefler, sanatçılar ve akademisyenler katılımcılarla buluşurken, Tarsus'un binlerce yıllık kültürel mirası ve geleneksel mutfağı ele alındı.

Kasım 8, 2026 - 11:29

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen 5. Uluslararası Tarsus Festivali, ikinci gününde de gastronomi, tarih, sanat ve kültür etkinlikleriyle devam etti. “Tarihin İzinde, Efsaneler İçinde” sloganıyla gerçekleştirilen festival kapsamında St. Paul Meydanı, Tarsus Müzesi ve Kubat Paşa Medresesi farklı etkinliklere ev sahipliği yaptı.

Festivalin ikinci gününde MasterChef yarışmasıyla tanınan şefler Tarsus'un yöresel lezzetlerini hazırlarken, akademisyenler ve sanatçılar kentin tarihsel geçmişi, kültürel geleceği ve sanatsal birikimi üzerine söyleşiler gerçekleştirdi. Katılımcılar, gastronomi gösterilerinin yanı sıra müzik dinletileri ve geleneksel yemek atölyelerine de katıldı.

St. Paul Meydanı'nda Tarsus'un Yöresel Lezzetleri Tanıtıldı

Festival kapsamında St. Paul Meydanı'nda düzenlenen “Gastronomi Gösterileri”, mutfak sanatına ilgi duyan katılımcıları bir araya getirdi. MasterChef yarışmasıyla tanınan Şef Barış Kaya, Şef Eylül Azra Soysal ve Şef Ali Can Sabunsoy, Tarsus mutfağının geleneksel lezzetlerini hazırlayarak tariflerini ve mutfak deneyimlerini paylaştı.

Şefler, Tarsus'un yöresel yemeklerinden Tarsus Kebabı'nı hazırlarken, humusu közlenmiş kırmızıbiberle yeniden yorumladı. Gastronomi gösterilerinde yöresel ürünlerin kullanımı ve geleneksel tariflerin farklı sunumlarla hazırlanması da ele alındı.

Şef Barış Kaya: “İnanılmaz Bir Şehir ve Burada İnanılmaz Lezzetler Var”

Uluslararası Tarsus Festivali'ne ikinci kez katıldığını belirten Şef Barış Kaya, etkinlikten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kaya, “İnanılmaz bir gün, çok keyifli. Tarsus'a ikinci kez geliyorum. İnanılmaz bir yer, inanılmaz bir şehir ve burada inanılmaz lezzetler var. Tarsus'un meşhur Tarsus Kebabı'nı yaptım. Yanına köz kırmızıbiberli bir humus yaptım.” dedi.

Festivallerin bölgesel gastronominin tanıtılmasında önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnanılmaz güzel organizasyonlar bence. Ben bugünkü etkinlikten çok keyif aldım. Emeği geçen herkese sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki buraya geldim, iyi ki tekrar buradayım. Bütün Mersin ve Tarsus halkına sevgiler.”

Şef Eylül Azra Soysal: “Amacımız Türk Mutfağımızı Tüm Dünyaya Tanıtmak”

MasterChef yarışmacılarından Mersinli Şef Eylül Azra Soysal, festivalin atmosferinden ve Tarsus'un tarihi dokusundan etkilendiğini belirtti.

Soysal, “Bir Mersinli olarak burada olmaktan onur ve gurur duyuyorum. Festivalimiz devam ediyor. Hala gelmemiş olan çevre illerdeki katılımcıları buraya davet ediyorum. Geçen yıl da çok güzeldi. Burada olmak çok güzel.” ifadelerini kullandı.

Türk mutfağının uluslararası alanda tanıtılması ve kültürel mirasın korunması gerektiğine dikkat çeken Soysal, “Amacımız Türk mutfağımızı tüm dünyaya tanıtmak ve kültürel miraslarımıza sahip çıkmak. MasterChef de bana bunu aşıladı. Hem Mersin'in hem Tarsus'un hem çevre illerin burada harmanlanmış bu güzel mutfağını tüm dünyaya tanıtmak istiyoruz. Yapılan bu festivaller de bunun için gerçekten çok önemli bir araç.” diye konuştu.

Şef Ali Can Sabunsoy: “Tarsus'un Lezzetlerini Tanıtmak Açısından Çok Kıymetli”

Festivalde ikinci kez yer aldığını belirten Şef Ali Can Sabunsoy, Tarsus'un gastronomi değerlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılmasının önemini vurguladı.

Sabunsoy, “Geçen sene de buradaydık. Tarsus'un lezzetlerini çok iyi bir şekilde hazırlayıp misafirlere tattırmaya, anlatmaya, tanıtmaya çalışıyoruz. O yüzden çok kıymetli.” dedi.

MasterChef yarışmasında da Tarsus'a özgü fındık lahmacun ve humusun yanı sıra Adana Kebabı ve Analı Kızlı gibi yöresel yemekleri hazırladıklarını belirten Sabunsoy, bölgenin mutfak çeşitliliğine dikkat çekti.

İstiridye Mantarından Kokoreç Hazırlandı

Mersin Tarsus Aşçılar Derneği Başkanı Şef Musa Güvençli de gastronomi gösterilerinde kremalı mantar çorbası ve istiridye mantarından kokoreç hazırladı.

Mantar çeşitleri ve kullanım alanları hakkında bilgi veren Güvençli, hazırladığı yemekleri katılımcılara tattırdı.

Festivalin beşinci yılına ulaşmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Güvençli, “Öncelikle Tarsus'a böyle çok güzel bir imkân sunduğu için Vahap Başkan'a çok teşekkür ediyorum. Uluslararası Tarsus Festivali ilk olduğunda çok heyecanlandık ve 5. seneye kadar heyecanımız hep artarak geldi. Biz Tarsus'a, Mersin'e ve Vahap Başkan'a gönül verdik.” ifadelerini kullandı.

Nevin Yenigün: “Festivalin Tarsus'a Kazandıracağı Şeyler Çok Güzel”

Gastronomi etkinliklerini takip eden Tarsuslu Nevin Yenigün, festivalin kentin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağladığını belirtti.

Yenigün, “Harika bir festival. Bu festivalin zaten Tarsus'a kazandırdığı ve kazandıracağı şeyler çok güzel. Bunun için Mersin Büyükşehir Belediye Başkanımıza çok teşekkür etmek gerek. Halkın cumartesi günü zamanını ayırıp bunu izlemesi bile bence çok güzel.” dedi.

Tarsus'un 8 Bin Yıllık Tarihi ve Kültürel Geleceği Konuşuldu

Festivalin kültür ve tarih etkinlikleri kapsamında Tarsus Müzesi'nde “Bölgesel Bir Kültürel Gelecek Vizyonu ve Ütopyası Üzerine” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi.

Hatice Karataş Demir'in moderatörlüğünde düzenlenen söyleşiye Helün Fırat, Dr. Ali İhsan Ökten ve Nini S. Önözden konuşmacı olarak katıldı.

Söyleşide Tarsus'un bilinen 8 bin yıllık tarihi, kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve kentin uluslararası düzeyde tanıtılması için yapılabilecek çalışmalar değerlendirildi.

Sanatçı Nini S. Önözden: “Tarsus Tat, Koku ve Ses Veriyor”

Söyleşinin ardından değerlendirmelerde bulunan sanatçı Nini S. Önözden, Tarsus'un tarihi yapıları ve kültürel atmosferine dikkat çekti.

Önözden, “Tarsus'ta her yerde enerji var. Her yerde güzel bir köşe var, tarihi binalar ayrı güzel. Tarsus tat, koku ve ses veriyor. İzler çocuklara hatta bebeklere dahi dokunuyor. Herkes 'Ben varım' diyor. Bence insanlar burada aşırı mutlu.” ifadelerini kullandı.

Festivale katılım çağrısında bulunan Önözden, “Gelemeyenler mutlaka bir fırsatını bulup gelsinler. Bir şekilde Tarsus'taki sesleri duysunlar, buradaki yemekleri yesinler, insanların o mutlu yüzlerini görsünler. Herkes buradan keyif alıyor, bunu kaçırmasınlar.” dedi.

Helün Fırat: “Mersin'in Tanıtılması Açısından Çok Değerli”

Mersinli Helün Fırat, kentin tarihi ve kültürel geçmişini daha yakından tanıdıkça bölgeye duyduğu ilginin arttığını belirtti.

Festivallerin uluslararası katılımcılar aracılığıyla kentin tanıtımına katkı sağladığını ifade eden Fırat, “Mersin'de gerçekleşen festivallerin birçoğunda uluslararası misafirler de söz konusu. Dolayısıyla Mersin'in tanıtılması açısından çok değerli. Çok keyifli ve güzel hazırlanılmış bir festival. Buraya geldiklerinde sadece bu çok değerli tarihi görmeyecekler. Yanında da çok güzel yemekler yiyecekler.” diye konuştu.

Tarsus Müzesi'nde “İz ve Müzik” Söyleşisi Düzenlendi

Tarsus Müzesi'nde gerçekleştirilen “İz ve Müzik” söyleşisinde müziğin kültürel mirasın aktarılmasındaki rolü ele alındı.

Etkinlikte Anadolu'nun farklı dönemlerden günümüze ulaşan müzikal birikimi, kuşaktan kuşağa aktarılan ezgiler ve geleneksel müziğin kültürel hafızadaki yeri üzerinde duruldu. Söyleşi kapsamında seslendirilen türküler katılımcılar tarafından ilgiyle dinlendi.

Etkinliğin ardından değerlendirmelerde bulunan sanatçı Cansu Daloğlu, Tarsus'un kültürel özellikleri bakımından memleketi Antakya'yı hatırlattığını ifade etti.

Daloğlu, “Böyle kentlerin kültürel noktaların çok özenle korunması gereken şehirlerden birkaçı olduğunu düşünüyorum. Tarsus da bunlardan biri. Benim için birkaç özel kent var bu anlamda ve Tarsus bunlardan biri.” dedi.

Kültür ve sanat etkinliklerinin sanatçılar açısından yeni fırsatlar oluşturduğunu belirten Daloğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Tarsus'ta bu festivalin gerçekleşiyor olması, böyle bir kültürel faaliyete ev sahipliği yapıyor olması hem benim gibi bir sanatçı için hem tüm gelen sanatsever konuklar için çok değerli ve kıymetliydi. Âşık Veysel'in dünyaya açıldığı ilk adım böyle bir festivaldi. Küçük bir salonda, bir kent etkinliğinde sahne alarak yayıldı. Böyle etkinlikler çok daha büyük etkilere, anılara vesile oluyor ve yaygınlaşıyor. Bu yüzden bunların arttırılması gerektiğini düşünüyorum.”

Recep Özkaraman: “Tarsus Görülecek Bir Yer”

Festival etkinliklerini takip eden Recep Özkaraman, kent merkezindeki hareketliliğe ve vatandaşların etkinliklere gösterdiği ilgiye dikkat çekti.

Özkaraman, “Gerçekten millet evleri falan terk etti, hep çarşıda geziyor. Gerçekten gerekliymiş böyle bir şey. Çok güzel oldu. Kültür Park'tan başlayarak Kırkkaşık Bedesteni yanındaki stantları gezdik. Söyleşi de çok güzeldi. Tarsus görülecek bir yer. Artık dışarıdaki kişilerin gelip Tarsus'u görmesi lazım.” ifadelerini kullandı.

Kubat Paşa Medresesi'nde Tarsus'tan Namrun'a Tarihsel Yolculuk

Festivalin tarih söyleşilerinden biri de Kubat Paşa Medresesi'nde gerçekleştirildi. Prof. Dr. Deniz Kaplan, “Tarsus'tan Namrun'a” başlıklı söyleşisinde Tarsus, Namrun ve Çamlıyayla'nın tarihsel geçmişini katılımcılara anlattı.

Söyleşide bölgenin farklı dönemlerine ait yazıtlar, tarihi yerleşim alanları ve geçmişte kullanılan yer adları hakkında bilgiler paylaşıldı.

Muhittin Bolat: “Bazı Yazıtları İlk Kez Gördük”

Söyleşiye katılan Muhittin Bolat, bölgenin tarihi hakkında daha önce bilmediği birçok bilgi edindiğini söyledi.

Bolat, “Çünkü Tarsus'tan Namrun'a ve Çamlıyayla'ya kadar bazı şeyleri bilmiyorduk. Hocamız sayesinde öğrendik. Mesela bazı yazıtları ilk kez gördük.” dedi.

Festivalin Tarsus'un tanıtımına katkı sunduğunu belirten Bolat, “Güzel gayet güzel yani gastronomisi olsun, tarihi olsun, lezzetleri olsun. Gayet yerinde bir festival, millet faydalanıyor. Gittikçe Tarsus da tanıtılıyor, dizi ve filmler Tarsus'ta da çekiliyor artık.” ifadelerini kullandı.

Tarsus'un Geleneksel Yemek Kültürü Anlatıldı

Kubat Paşa Medresesi'nde düzenlenen “Tarsus Gastronomisi ve Yöresel Yemekler” söyleşisinde Tarsus Yöresel Yemek Kültürünü Araştırma ve Geliştirme Merkezi Dernek Başkanı Esin Erkoç, kentin geleneksel yemeklerini ve mutfak mirasını anlattı.

Söyleşide yöresel yemeklerin araştırılması, korunması ve gelecek nesillere aktarılmasına yönelik çalışmalar ele alındı.

Erkoç, 2017 yılından bu yana Tarsus'un gastronomi mirasını araştırmak ve tanıtmak amacıyla gönüllü çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Bu kapsamda esnaf ve üretici ziyaretleri gerçekleştirdiklerini, köylerdeki yöresel yemekleri araştırdıklarını ve gastronomi etkinlikleri düzenlediklerini aktardı.

Kent yönetiminde sosyal ve kültürel faaliyetlerin önemine dikkat çeken Erkoç, “Bir kenti yönetmek sadece idari işlerini yapmakla bitmiyor. Sosyal olarak kentin gelişmesini sağlamak ve böyle etkinlikler yapmak çok önemli. Vahap Bey de bunu gerçekten yıllardır gerçekleştiriyor.” dedi.

Yöresel değerlerin tanıtılabilmesi için öncelikle doğru biçimde öğrenilmesi gerektiğini vurgulayan Erkoç, “Öncelikle bu değerleri biz tanımaya başladık ki tanıtabilelim. Çünkü önce biz bileceğiz ki millete anlatabileceğiz.” ifadelerini kullandı.

Mamul Atölyesinde Geleneksel Tarifler Uygulamalı Anlatıldı

Festival kapsamında Kubat Paşa Medresesi'nde gerçekleştirilen “Mamul Atölyesi” etkinliğinde Seyran Davarcı, Arap mutfağından günümüze ulaşan ve Tarsus'un yöresel lezzetleri arasında yer alan mamulün hazırlanışını anlattı.

Davarcı, mamul yapımında kullanılan malzemeler, hazırlık aşamaları ve tarifin püf noktaları hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Atölyeye katılan vatandaşlar sahnede mamul yapımını deneyimleme fırsatı bulurken, merak ettikleri soruları Esin Erkoç ve Seyran Davarcı'ya yöneltti. Etkinliğin sonunda hazırlanan mamuller katılımcılara ikram edildi.

Gül Demir: “Sabırsızlıkla Bekliyoruz Aslında Festivali”

Mamul atölyesine katılarak geleneksel lezzetin hazırlanışını deneyimleyen Gül Demir, festivalin kendisi için hem öğretici hem de eğlenceli geçtiğini söyledi.

Demir, “Bence çok güzel bir deneyimdi. Esin Hanım'a da çok teşekkür ederim. Tarsus'ta böyle etkinlikler olduğu için çok mutluyum açıkçası. Çok güzel, çok eğlenceli geçiyor. Benim ikinci yılım. Daha önce burada değildim, iki senedir çok eğlenceli geçiyor. Sabırsızlıkla bekliyoruz aslında festivali.” dedi.

Mersin Büyükşehir Belediyesinin düzenlediği 5. Uluslararası Tarsus Festivali'nin ikinci gününde gerçekleştirilen gastronomi gösterileri, kültür ve tarih söyleşileri, müzik etkinlikleri ve geleneksel yemek atölyeleriyle Tarsus'un kültürel mirası farklı yönleriyle tanıtıldı. Festival kapsamında bir araya gelen şefler, sanatçılar, akademisyenler ve vatandaşlar, kentin tarihi ve gastronomik değerlerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti.