Milli Birlik ve Kardeşlik Komisyonu’nun İmralı görüşme tutanağı: “İletişim kanalları açılmalı, pratik adımlar hızlanmalı”
4 Kasım 2025 tarihli “Görüşme Tutanağı”nda, Abdullah Öcalan’ın 24 Kasım 2025’te Komisyon üyeleriyle yaptığı görüşmede dile getirdiği değerlendirmeler yer aldı. Metinde, “iletişim kanallarının açılması”, “silahlı yapıların bırakılması” ve “pratik adımların hızlanması” vurguları öne çıkarken; Komisyon temsilcileri “şehit ailelerinin hassasiyeti”, “Suriye sahası” ve “somut adım beklentisi” başlıklarını gündeme taşıdı.
4 Kasım 2025 tarihli “Görüşme Tutanağı” başlıklı metinde, Abdullah Öcalan’ın 24 Kasım 2025’te “Milli Birlik, Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu” üyeleriyle yaptığı görüşmede dile getirdiği ifadeler sıralandı. Tutanağa göre görüşmede, Türkiye’de Kürt sorununun tarihsel boyutu, çözüm yöntemleri, siyaset kurumunun rolü ve sürecin riskleri ele alındı.
“Teşekkür etmek istiyorum… cesaret sergiledi”
Tutanakta Abdullah Öcalan’ın, “ilk başta Sn. Cumhurbaşkanı ve Sn. Devlet Bahçeli’ye teşekkür etmek istediğini” belirttiği, “Sn. Devlet Bahçeli’nin Cumhuriyet tarihinde ender görülen bir cesaret sergilediğini” ifade ettiği yer aldı. Metinde ayrıca, “tüm sözlerinin arkasında olduğunu” ve “koşullar elverirse teorik ve pratik imkanlarının” buna müsait olduğunu söylediği aktarıldı.
“Her asker kaybı trajedi… asla sevinmedim”
Tutanakta, Komisyon üyesi Hüseyin Yayman’ın “şehit ailelerinin hassasiyetiyle geldiklerini” belirtmesi üzerine Abdullah Öcalan’ın, “Her asker kaybının kendisi için trajedi olduğunu, asla sevinmediğini, bu gençlerin böyle ölmemesi gerektiğini.” dediği kaydedildi. Metinde, şehit ailelerine ilişkin değerlendirmeler bağlamında Atatürk’ün Çanakkale’ye dair sözlerine atıf yapıldığı da yer aldı.
Darbe mekanizması vurgusu
Tutanakta, Abdullah Öcalan’ın “devlet içerisindeki bir elin” çözümü istemediğini öne sürdüğü; “her seferinde darbe mekanizmasının devreye girdiğini” ifade ettiği aktarıldı. Sürecin başarısız olması halinde “darbe mekanizmasının işleyebileceği” yönünde değerlendirmelere yer verildi.
Turgut Özal dönemi ve geçmiş temaslar
Metinde, “1992’den bu yana” devletle “irtibat ve diyalog” kurulduğu, farklı dönemlerde girişimler bulunduğu anlatıldı. Tutanakta ayrıca Mehmet Ali Birand ve Turgut Özal’a ilişkin hatırlatmalar, 1990’lı yıllara ilişkin çeşitli iddialar ve değerlendirmeler yer aldı.
“27 Şubat Bildirisi” ve süreç anlatımı
Tutanakta, Abdullah Öcalan’ın “27 Şubat Bildirisine yöneldiğini” belirttiği, “her cümlenin bir programatik özelliği bulunduğunu” söylediği aktarıldı. Metinde, “Kandil’in bu bildiriye harfiyen uyduğunu” ve “PKK’nın kendisini feshettiğini” öne süren ifadeler de yer aldı. Tutanakta, bir yıllık sürecin “başarılı” görüldüğü ve “bu dönemde hiçbir şehit verilmediği ve çatışma çıkmadığı” iddiası da kayda geçti.
Suriye başlığı, SDG ve “yerel demokrasi” tartışması
Görüşmede Suriye sahasına ilişkin değerlendirmelere geniş yer verildi. Tutanakta, Abdullah Öcalan’ın Suriye için “yerel demokrasi” vurgusu yaptığı, “üniter devlete bir şey demediğini ancak yerel demokrasisiz ve sivil toplumsuz asla olmaması gerektiğini” ifade ettiği aktarıldı. Metinde, SDG’nin kapasitesine ve bölgesel dengelere ilişkin değerlendirmeler, İsrail ve İran’a dair yorumlar ve “demokratik entegrasyon” yaklaşımı da yer aldı.
Komisyon üyelerinin mesajları: “Somut adım beklentisi”
Tutanakta, Komisyon adına konuşan Feti Yıldız’ın, Komisyonun “18 toplantı yaptığını”, “sivil toplum örgütleri, barolar, şehit ailelerinden Cumartesi Anneleri’ne kadar toplumun her kesimini dinlediğini” belirttiği kaydedildi. Yıldız’ın, “yaşanılan sorunların demokrasi çerçevesinde çözülebileceğini” ve bunun “teröre son verilerek” mümkün olacağını vurguladığı aktarıldı.
Hüseyin Yayman’ın ise “bütün Türkiye’nin kulağının burada olduğunu” söylediği, “milletin pratik adımların daha fazla olması konusunda talebi bulunduğunu” dile getirdiği tutanağa yansıdı. Yayman’ın, “Suriye’de de Türkiye’de de her yerde örgütün… çağrıya uyması” gerektiğini ifade ettiği ve “Diyarbakır’da çocuklarını isteyen anneler” başlığını da somut beklentiler arasında saydığı kaydedildi.
Gülistan Kılıç Koçyiğit’in de Komisyon adına görüşmede bulunduğu, “sürecin ilerlemesi” ve “söylenenlerin pratiğe geçmesi” için Komisyonun rolüne ilişkin değerlendirme istediği; ayrıca 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ne atıfla “kadınların selamlarını ilettiği” tutanakta yer aldı.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI