Muhsin Yazıcıoğlu Ulucanlar Cezaevi’nde 17. yılında anıldı konuşmalarda dikkat çeken mesajlar verildi
Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, şehadetinin 17. yılında Ankara Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde düzenlenen kapsamlı programla anıldı. ASTEM’in ev sahipliğinde gerçekleşen etkinlikte siyasetçiler, akademisyenler ve yazarlar hem dikkat çeken açıklamalar yaptı hem de kamuoyuna yansıyan önemli hatıraları paylaştı.
Ankara’da Ulucanlar Cezaevi Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlenen anma programında, Büyük Birlik Partisi Kurucu Genel Başkanı merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberinde hayatını kaybeden yol arkadaşları, şehadetlerinin 17. yılında dualarla ve yoğun katılımla anıldı. Anadolu Düşünce ve Strateji Merkezi (ASTEM) tarafından organize edilen programda siyaset, akademi ve sivil toplum dünyasından çok sayıda isim bir araya geldi.
Programın genel atmosferi, hem geçmişe dair hatıraların paylaşılması hem de Yazıcıoğlu’nun fikir dünyasının ve mücadelesinin yeniden hatırlatılması üzerine kuruldu. Katılımcılar, onun yalnızca bir siyasi lider değil, aynı zamanda bir duruşun ve mücadelenin sembolü olduğunu vurguladı.
“Bir insanı değil bir duruşu yad etmek için toplandık”
Programın açılış konuşmasını yapan ASTEM Başkanı Haşim Yanar, konuşmasında Yazıcıoğlu’nun temsil ettiği değerlerin altını çizdi. Yanar, “Bazı insanlar vardır, öldüklerinde sadece o insanı kaybetmiş olmazsınız. Bir ahlakı, bir duruşu, bir cesareti kaybetmiş olursunuz.” ifadelerini kullanarak, anma programının yalnızca bir hatırlama değil, aynı zamanda bir vefa ve duruş göstergesi olduğunu dile getirdi.
Yanar ayrıca, Yazıcıoğlu’nun hayatının “bedel ödeyenlerin hayatı” olduğunu belirterek, onun siyasi mirasının günlük tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurguladı.
“Üç gün aynı çadırda kaldık, unutulmaz bir insandı”
Ülkem Partisi Genel Başkanı Neşet Doğan, konuşmasında sahada yaşadığı bir hatırayı paylaşarak, Yazıcıoğlu’nun insan ilişkilerine ve liderlik vasfına dikkat çekti. Doğan, “Üç gün aynı çadırda kaldık. Çok şey konuştuk. Çok değerli, çok kıymetli bir insandı.” ifadelerini kullandı. Bu sözler salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.
Doğan’ın aktardığı hatıra, Yazıcıoğlu’nun yalnızca siyasi kimliğiyle değil, aynı zamanda mütevazı yaşamı ve insanlarla kurduğu güçlü bağlarla hafızalarda yer ettiğini ortaya koydu.
“Hak aramak gerekir, devlet de olsa yanlış düzeltilmeli”
Liberal Parti Genel Başkanı Zübeyir Gülabi, konuşmasında 28 Şubat sürecine ilişkin yaşadıklarını aktararak, Yazıcıoğlu’nun hukuk anlayışına dikkat çekti. Gülabi, “Madem bu hak size verildi, müracaat edeceksiniz.” sözleriyle, Yazıcıoğlu’nun hak arama konusundaki kararlı tutumunu vurguladı.
Gülabi ayrıca, cezaevi süreçlerinde yaşananları aktararak, “Devletimizi şikayet etmemek için sustuk ama işkence devam etti.” ifadelerini kullandı ve bu durumun Yazıcıoğlu’nun adalet anlayışını daha da belirgin hale getirdiğini söyledi.
“Bu bir kaza değil, arkasında planlı girişimler var”
Avukat Dr. İrfan Sönmez, konuşmasında Yazıcıoğlu’nun hayatı boyunca çeşitli tehditlerle karşı karşıya kaldığını belirtti. Sönmez, “Onu şehit etmek için birçok defa teşebbüste bulunulduğunu görüyoruz.” dedi.
Sönmez, olayın sıradan bir kaza olarak değerlendirilmesine karşı çıkarak, bunun arkasındaki süreçlerin aydınlatılması gerektiğini ifade etti ve “Bu meselenin üzerinin örtülmemesi gerekir.” dedi.
“Sabaha kadar dua ettik ama kurtarılamadı”
Yüksek İhtisas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadirhan Sunguroğlu, konuşmasında Yazıcıoğlu ile olan hatıralarını paylaşarak, onunla kurduğu kişisel bağa dikkat çekti. Sunguroğlu, “O gece sabaha kadar dua ettik ama kurtarılamadı.” ifadelerini kullandı.
Sunguroğlu, Yazıcıoğlu’nun yoğun çalışma temposuna ve kendini tamamen ülkesine adayan bir lider olduğuna vurgu yaptı.
“Birlik olmazsa müdahaleleri engelleyemeyiz”
Yeni Yol Grup Başkanvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, konuşmasında Yazıcıoğlu’nun siyasi çizgisine ve Türkiye’nin geleceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Özdağ, “Milli ve manevi değerlere sahip kesimler birlik olmazsa müdahaleleri engelleyemeyiz.” dedi.
Özdağ, Yazıcıoğlu’nun hayatından örnekler vererek, onun sadece bir siyasi figür değil aynı zamanda bir fikir ve mücadele insanı olduğunu ifade etti.
“Bu bir suikasttır ve sonuna kadar takipçisi olacağız”
Araştırmacı yazar Hakkı Öznur, konuşmasında Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Bu bir suikasttır, sonuna kadar takipçisiyiz.” dedi. Öznur, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini belirtti.
Program boyunca yapılan konuşmalarda ortak vurgu, Muhsin Yazıcıoğlu’nun yalnızca geçmişte kalmış bir siyasi lider olmadığı, fikirleri ve duruşuyla günümüzde de etkisini sürdüren bir isim olduğu yönünde oldu. Katılımcılar, onun mücadelesinin ve değerlerinin gelecek nesillere aktarılması gerektiğini ifade etti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI