Tekstil üreticisi Baran Başboğa: “Sipariş görünürlüğü zayıfladığında bütün kararlar etkileniyor”

Tekstil üreticisi Baran Başboğa: “Sipariş görünürlüğü zayıfladığında bütün kararlar etkileniyor”

İstanbul Sanayi Odası’nın Ağustos 2026 Sektörel PMI verilerinde Tekstil Ürünleri PMI 44,1’e, yeni siparişler endeksi ise 40,5’e geriledi. Tekstil üreticisi Baran Başboğa, sipariş görünürlüğündeki zayıflamanın üretimden istihdama, hammadde alımından yatırımlara kadar sektörün kararlarını etkilediğini belirtti.

Eylül 16, 2026 - 13:01


İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) Türkiye Sektörel PMI Ağustos 2026 sonuçları, tekstil sektöründe talep koşullarındaki zayıflamanın üretim ve istihdam göstergelerine yansıdığını ortaya koydu. Temmuz ayında 48,0 seviyesinde bulunan Tekstil Ürünleri PMI, ağustosta 44,1’e geriledi. Endeksin 50 seviyesinin altında kalması sektörde faaliyet koşullarındaki daralmaya işaret etti.

Yeni Siparişler Endeksi 40,5’e Geriledi

Sektörün alt göstergelerinde de düşüş kaydedildi. Yeni siparişler endeksi bir ayda 46,0’dan 40,5’e, üretim endeksi ise 48,3’ten 43,3’e indi. Yeni ihracat siparişleri 43,3 seviyesinde gerçekleşirken, istihdam endeksi 50,5’ten 47,1’e geriledi.

Firmaların mal alım miktarını gösteren endeksin 38,8’e kadar düşmesi, üreticilerin yeni döneme ilişkin satın alma kararlarında daha temkinli hareket ettiğine işaret etti.

“Sipariş Görünürlüğü Üretim Kararını Belirliyor”

Verileri değerlendiren tekstil üreticisi Baran Başboğa, sektörün mevcut durumunun yalnızca üretim rakamları üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağını belirtti.

Başboğa, “Bugün tekstilcinin temel meselesi fabrikada üretim yapabilmekten çok, üretim hattını önümüzdeki aylarda hangi siparişle ve hangi kapasitede çalıştıracağını öngörebilmek. Yeni sipariş endeksinin 40,5’e kadar gerilemesi bu nedenle önemli. Sipariş görünürlüğü zayıfladığında üretici yalnızca üretimi kısmıyor; hammadde alımından istihdama, stok yönetiminden yatırıma kadar bütün kararlarında daha ihtiyatlı hareket etmeye başlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

İSO verilerinde mal alım miktarının 38,8’e gerilemesi de siparişlerdeki zayıflamayla birlikte öne çıktı. Ağustos ayında Türkiye imalat sektörünün genelinde yeni siparişlerde yavaşlama görülürken, tekstil ürünlerinde PMI 44,1 seviyesinde gerçekleşti.

“Sorun Kapasiteden Çok Talebin Sürekliliği”

Tekstil sektörünün yüksek üretim kapasitesi ve ihracat tecrübesine sahip olduğunu belirten Başboğa, mevcut koşullarda rekabetin yalnızca üretim kabiliyeti üzerinden ele alınamayacağını ifade etti.

Başboğa, “Üretici açısından kapasitenizin olması tek başına yeterli değil. O kapasiteyi sürdürülebilir biçimde dolduracak sipariş akışına ihtiyacınız var. Talep zayıfladığında müşteriler daha düşük adetlerle, daha kısa vadeli ve fiyat konusunda çok daha hassas hareket ediyor. Bu da üreticinin birkaç ay sonrasını planlamasını güçleştiriyor. Tekstilde bugün üzerinde durmamız gereken temel gösterge, üretimden önce siparişin ne söylediğidir.” dedi.

Başboğa, siparişlerdeki zayıflamanın uzun süre devam etmesinin etkilerinin üretim miktarıyla sınırlı kalmayabileceğini belirtti. Üretim planlarının küçülmesinin hammadde tedarikinden çalışan sayısına, yatırım kararlarından ihracat fiyatlamasına kadar farklı alanlara yansıyabileceğini kaydetti.

“Rekabet Artık Fiyatın Ötesine Geçti”

Küresel tekstil pazarında alıcı davranışlarının değiştiğini ifade eden Başboğa, Türkiye'nin hızlı üretim, kısa termin, esnek sipariş yönetimi ve Avrupa pazarlarına yakınlık gibi özelliklerinin rekabette önem taşıdığını söyledi.

Başboğa, “Tekstil sektöründe rekabeti yalnızca kimin daha düşük fiyat verdiği üzerinden okumak doğru değil. Alıcı artık fiyat kadar hızlı teslimatı, değişen talebe uyum sağlayabilmeyi ve tedarik sürekliliğini de değerlendiriyor. Türkiye’nin bu alanlarda önemli bir üretim tecrübesi var. Ancak sipariş tarafındaki daralmayı tersine çevirebilmek için bu avantajların yeniden güçlü bir rekabet unsuruna dönüştürülmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Ağustos verilerinde yeni siparişlerdeki seyir, tekstil sektörünün önümüzdeki dönemde üretim planlaması açısından öne çıkan göstergeler arasında yer aldı. Sipariş akışındaki gelişmelerin üretim, istihdam, hammadde alımı ve yatırım kararları üzerindeki etkisinin sektör tarafından yakından izlenmesi bekleniyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI