“Umursamak ya da Umursamamak”

“Umursamak ya da Umursamamak”

cumha.com.tr, CUMHA Cumhur Haber Ajansı abonesi olan tarafsız bir haber platformudur. Köşe yazıları bölümünde yayımlanan içerikler, yazarların şahsi görüş ve değerlendirmelerinden oluşur. Platform, her görüşten yazara alan açan çok sesli yayın anlayışıyla farklı fikirlerin özgürce ifade edildiği tarafsız bir yayın zemini sunar.

Ekim 12, 2026 - 11:23

İnsanın önünde iki yol varmış gibi durur hep: Umursamak ya da umursamamak.

Biz ise çoğu zaman ikisi arasında savruluruz. Bir gün dünyayı kurtaracak kadar hevesli, ertesi gün kapıyı kapatıp kimseyi duymayacak kadar yorgun.

Çünkü umursamamak kolaydır. Gözünü kapatırsın, sesi kısarsın, kalbini sessize alırsın. Yorulmazsın, telaşlanmazsın, tartışmazsın böylece kimseyle derdin kalmaz. Haberleri izlemezsin, insanların derdine ortak olmazsın, kendi kabuğuna çekilirsin. Hafiflersin. En azından öyle sanırsın.

Ama bir zaman sonra fark edersin, hafiflememişsin, eksilmişsin. Ne bir söze sevinir olmuşsun, ne bir derde üzülür. Bir arkadaşın başarısına içten gülümseyemez, bir yabancının acısına durup bakamaz olmuşsun. Hayat yanından akıp giderken, sen kıyıda beklemişsin. Kimseye değmeden, kimse sana değmeden umursamazca.

Umursamak ise zordur. Çünkü umursadığında elini uzatırsın. Elini uzattığında da bazen elin boşta kalır. Bazen canın yanar. Bazen fazla gelir. Herkesin derdini çözemezsin, herkesi mutlu edemezsin, her haksızlığı düzeltemezsin. Üstelik umursadıkça yorulursun. Taşıdığın şey sadece senin yükün değildir artık umursadığın herkesin, her şeyin yüküdür.

Ama umursayan insan bir şeyi erken öğrenir: Her şeyi umursayamazsın. Dünyanın bütün yükünü sırtlayamazsın. Bu da bir bilgeliktir.

Umursamak, her şeyi dert etmek değildir. Her kavganın içine girmek, her lafa cevap vermek, her acıyı kendi acın gibi taşımak değildir. Umursamak, neyi dert edeceğini bilmektir.

Bir çiçeği zamanında sulamaktır.
Bir sözü yarım bırakmamaktır.
Bir insanın gözünün içine bakarak dinlemektir.
Bir hayali ertelememektir.

İşte o seçicilik seni sen yapan bir değerdir.

Ders şudur:

Umursamazsan korunursun, ama çoğalamazsın. Duvarların sağlam olur ama içinde çiçek açmaz. Kimse seni incitemez ama kimse seni büyütemez de.

Umursarsan yorulursun, ama insan kalırsın. Kalbin nasır tutmaz. Hala bir şeye kızabilir, bir şeye ağlayabilir, bir şey için mücadele edebilirsin. Yaşadığını hissedersin.

Ve insan, en çok umursadığı şey kadar büyür. Umursadığı şey kadar derinleşir. Umursadığı şey kadar hatırlanır. Kimi parasını, kimi makamını, kimi de bir insanın hatırını umursar. Yıllar sonra geriye dönüp baktığında, seni sen yapan da işte o seçimler olur.

O yüzden soru şu değil: Umursayayım mı, umursamayayım mı?
Soru şu: Ben neyim, neye dönüşmek istiyorum?

Çünkü günün sonunda umursadıkların seni anlatacak. Neye sustuğun, neye ses olduğun, neyi görmezden gelip neye sarıldığın, kimin için durup kimin için geçtiğin...

İnsan, bir ömür boyunca aslında tek bir soruya cevap veriyor:
Ben neyi umursadım?

Ve cevabın neyse, sen de o'sun.
Umursadığın kadar varsın ve bu hayattasın.