Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Türk ekonomisinin ayarını AK Parti'nin düzeltme imkân ve kabiliyeti yok”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Türk ekonomisinin ayarını AK Parti'nin düzeltme imkân ve kabiliyeti yok”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 3 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen Türk Milleti Basın Toplantısı’nda ekonomi, terörle mücadele politikaları, stadyumlardaki güvenlik uygulamalarına ilişkin iddialar, yargı süreçleri, CHP ve iktidara yönelik eleştirileri ile Yunanistan ve İsrail’e ilişkin dış politika değerlendirmelerini açıkladı. Özdağ’ın gündeme ilişkin dikkat çeken açıklamalarının ayrıntıları haberde yer aldı.

Eylül 3, 2026 - 15:38

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 3 Eylül 2026 tarihli Türk Milleti Basın Toplantısı’nda Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Ekonomiden terörle mücadele politikalarına, futbol tribünlerinden yargı süreçlerine, siyasi partilerden Yunanistan ve İsrail’e kadar birçok başlıkta değerlendirme yapan Özdağ, iktidarın ekonomi ve güvenlik politikalarını eleştirdi.

Özdağ, konuşmasına Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde meydana geldiğini belirttiği deniz kazasıyla başladı. Kazada can kayıpları yaşandığını ifade eden Özdağ, “21. yüzyılda Türkiye ile KKTC arasında gemi batar mı ya? Evet, battı ve birçok insan hayatını kaybetti.” dedi. Özdağ, yaşanan olayın ihmaller açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

CHP’DEKİ TOPLANTIYA ELEŞTİRİ

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde il başkanları ve belediye başkanlarına yönelik gerçekleştirildiğini söylediği bir toplantıya değinen Özdağ, toplantıda Türkiye’nin gelecekteki siyasi yapısına ilişkin bir sunum yapıldığını öne sürdü. Özdağ, sunumda Türkiye’de dört partinin kalacağına ilişkin değerlendirmelerin bulunduğunu iddia ederek, “Amerika Birleşik Devletleri'nin böyle istediği, iktidarın böyle istediği söyleniyor.” ifadelerini kullandı.

CHP’nin Atatürk tarafından kurulan bir parti olduğunu hatırlatan Özdağ, toplantıda gündeme geldiğini söylediği değerlendirmelere sert tepki gösterdi. Özdağ, “Atatürk hayatta olsaydı sizi kurşuna dizdirirdi arkadaşlar.” dedi ve CHP yönetiminin bağımsızlık ve millilik anlayışından uzaklaştığını savundu.

Muharrem İnce’nin kendisi hakkında yaptığı açıklamalara da yanıt veren Özdağ, İnce’nin “Ümit Özdağ benden daha fazla para harcadı siyasette” ve “Parti kurmak turşu kurmak değildir” sözlerine atıfta bulundu. Özdağ, “Parti kurmanın çok ciddi bir iş olduğunu biz biliyoruz ama parti kurmak ciddi bir iş olduğu kadar insanın kurduğu partiden kaçmaması da ciddi bir iştir.” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi’nin mali hesaplarının devlet denetiminde olduğunu belirten Özdağ, “Biz; öğrencilerin bağışlarıyla, memurların, esnafın bağışlarıyla çalışmalarımızı beş yıldan beri sürdüren bir partiyiz ve öyle de olmaya, kimseye de borçlu olmamaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

YARGITAY BAŞKANI KERKEZ’İN SÖZLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

Yeni adli yılın başlaması dolayısıyla Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez’in yaptığı konuşmayı da değerlendiren Özdağ, Kerkez’in Mustafa Kemal Atatürk’ün “Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz.” sözünü aktarmasına dikkat çekti.

Özdağ, “Herhalde bir Yargıtay Başkanı'nın mevcut hukuk anlayışıyla ilgili yapabileceği en ağır eleştiri budur diye düşünüyorum. Bu konu üzerinde bütün yargı unsurlarının da düşünmesi gerektiği fikrindeyim.” dedi.

AMEDSPOR MAÇLARI VE TRİBÜNLERE İLİŞKİN İDDİALAR

Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesi sonrasında oynanan karşılaşmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, maçların gerilim alanına dönüştüğünü savundu. Amedspor yönetimi ve taraftarlarına yönelik çeşitli iddialarda bulunan Özdağ, Zafer Partisi’nin daha önce taraftarlara provokasyonlara kapılmama çağrısı yaptığını hatırlattı.

İstanbul’daki bazı futbol taraftar gruplarının emniyete çağrıldığı yönündeki gazeteci Erdem Atay tarafından paylaşılan iddiğa değinen Özdağ, taraftarlara Abdullah Öcalan aleyhine tezahürat yapılması halinde “organize suç” kapsamında işlem uygulanacağı yönünde uyarıda bulunulduğunun öne sürüldüğünü söyledi.

Özdağ, “PKK terör örgütü mensupları hapishanelerden serbest bırakılırken, vatansever futbol seyircisi organize suç örgütü mensubu olmaktan, Abdullah Öcalan'a küfretti diye içeri mi alınacak?” ifadelerini kullandı.

İstanbul Valisi’nin spor kulübü yöneticileriyle yaptığı toplantıda da benzer yönde baskılar bulunduğunu öne süren Özdağ, “İstanbul’da olanın başka illerde olup olmadığını bilmiyoruz.” dedi. Özdağ, iktidarın tribünlerdeki tepkilere yönelik yaklaşımını eleştirerek, “Yarın Türkiye bir savaşa girdiği zaman askere çağıracaklarınız bu vatansever futbol seyircileri mi olacak? Yoksa hapishaneden serbest bıraktığınız PKK'lılar mı olacak?” diye konuştu.

Özdağ, “İstiklal Marşı'nı söyleyen Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor, Samsunspor, Rizespor, Eskişehirspor seyircisiyle mi? Yoksa kendisine küfredilmesin diye çaba sarf ettiğiniz Abdullah Öcalan ve yandaşlarıyla mı?” ifadelerini kullandı.

KAMU BANKALARI VE DİYARBAKIR AÇIKLAMASI

Bazı kamu bankalarının yurt dışından sağlanan kredileri Diyarbakır’da kullandıracağı yönündeki açıklamalara da değinen Özdağ, ekonomik kaynakların siyasi değil ekonomik ölçütlere göre kullandırılması gerektiğini savundu.

Özdağ, “Diyarbakır'da eğer bu kredileri harcamak ekonomik olarak rasyonelse Diyarbakır'daki firmaya verin. Ama ekonomik olarak rasyonel değilse, ekonomik olarak rasyonelse neredeyse oraya verin. Van'daysa Van'a, Hakkâri'deyse Hakkâri'ye, Edirne'deyse Edirne'ye.” dedi.

Kamu bankalarının yöneticilerine seslenen Özdağ, “Sizin işiniz siyaset yapmak değil. Sizin işiniz, milletin size emanet ettiği parayı dürüst bir şekilde, yasalara uygun bir şekilde, milleti zarara sokmayacak şekilde harcamaktır.” ifadelerini kullandı.

TUNCER BAKIRHAN’A TEPKİ

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Alevi ve Bektaşilere ilişkin açıklamalarını da eleştiren Özdağ, AK Parti ve MHP’nin izlediği politikaların bu tür açıklamaları cesaretlendirdiğini savundu.

Özdağ, “Tuncer Bakırhan, sen kimsin de Alevi Bektaşileri böyle aşağılıyorsun?” diye konuştu. PKK tarafından öldürülen ilk Türk askerinin Erzincanlı Alevi Türkmen Süleyman Aydın olduğunu belirten Özdağ, “Sizin elinizde Alevilerin, Bektaşilerin, Türklerin, Zazaların, Kürtlerin, herkesin kanı var. Bu ne küstahlık?” ifadelerini kullandı.

Özdağ, siyasi değerlendirmesini seçimlere taşıyarak, “Bu sandık sonunda gelecek ve siz o sandıkta ağır bir dayak yiyeceksiniz milletten.” dedi.

“TÜRK EKONOMİSİNİN AYARINI AK PARTİ'NİN DÜZELTME İMKÂN VE KABİLİYETİ YOK”

Ekonomide yaşanan gelişmelere geniş yer ayıran Özdağ, Ankara’da pazar yerleri, alışveriş merkezleri ve sendikalara ziyaretler gerçekleştirdiğini belirtti. Esnaf ve vatandaşların ekonomik sorunlarını dinlediğini kaydeden Özdağ, ekonomik sıkıntıların derinleştiğini savundu.

2026 yılı ikinci çeyrek büyüme oranının yüzde 2,3 olarak açıklandığını belirten Özdağ, büyümenin yavaş ve yetersiz olduğunu söyledi. Tarımdaki büyümede geçen yıl yaşanan don nedeniyle oluşan düşük bazın etkili olduğunu savunan Özdağ, tüketim, yatırım, sanayi ve ihracat göstergelerinde olumsuz bir görünüm bulunduğunu ileri sürdü.

Özdağ, “Türk ekonomisinin ayarını AK Parti'nin düzeltme imkân ve kabiliyeti yok. Hem enflasyon artıyor hem işsizlik artıyor. Resmi rakamlara göre bile 56 aydır enflasyon yüzde 30'un üstünde seyrediyor.” dedi.

Atıl işgücü oranının yüzde 30,6’ya yükseldiğini ifade eden Özdağ, özellikle genç işsizliğinin yüksek olduğunu belirtti. Resmi verilerin gerçek tabloyu yansıtmadığını savunan Özdağ, Suriyeli sığınmacıların sayısına ilişkin geçmiş yıllarda yapılan açıklamaları da eleştirdi.

EMEKLİ, DUL VE YETİM AYLIKLARINI GÜNDEME GETİRDİ

Emekli, dul ve yetim aylıklarına da değinen Özdağ, açlık sınırının 40 bin lira seviyesinde bulunduğunu belirterek, aylıkların bu seviyenin altında kaldığını savundu.

Özdağ, “Açlık seviyesinin 40 bin lira olduğu bir ülkede eğer dul ve yetimler 16 bin lira, emekliler 23 bin 500 lira alıyorlarsa aç kalıyorlar demektir.” ifadelerini kullandı. Pazar ziyaretlerinde vatandaşların geçim sıkıntısını doğrudan dile getirdiğini söyleyen Özdağ, ekonomik politikaların değiştirilmesi gerektiğini belirtti.

Vergi politikalarına da tepki gösteren Özdağ, cep telefonları ve otomobiller üzerindeki vergi yükünü örnek verdi. Özdağ, “Yani bir telefonu kendiniz alıyorsunuz, bir de hükümete alıyorsunuz. Bir araba kendinize alıyorsunuz, bir de hükümete araba alıyorsunuz.” dedi.

“MİLLETİN İNŞA ETTİĞİ ZENGİNLİKLER PAZARLANIYOR”

Toplanan vergilere rağmen yeterli ekonomik büyümenin sağlanamadığını savunan Özdağ, Türkiye’nin borçlandırıldığını, sanayi ve tarımdan uzaklaştırıldığını ileri sürdü.

Özdağ, “Devletin, milletin dişinden tırnağından artırarak AKP iktidara gelene kadar inşa etmiş oldukları zenginliklerin şimdi pazarlandığı ve elimizde artık kalanların da son kalanlar olduğu bir süreci yaşıyoruz.” ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası’nın dezenflasyon hedeflerini de eleştiren Özdağ, 2026 sonunda yüzde 28, 2027’de yüzde 15, 2028’de yüzde 9 ve orta vadede yüzde 5 enflasyon hedeflerini hatırlattı.

Hazine’nin borçlanma faizleriyle Merkez Bankası hedeflerinin birbiriyle uyuşmadığını savunan Özdağ, “Hazine, Merkez Bankası'na inanmıyor. İşte başka hiçbir veriye gerek yok arkadaşlar.” dedi.

SEÇİM VAATLERİNE ELEŞTİRİ

Yaklaşan seçim sürecinde ekonomik vaatlerin artacağını belirten Özdağ, faizlerin düşürülmesi, emekli maaşlarının ve ücretlerin artırılmasına ilişkin olası vaatlerin yeni borçlanmalar ve kamu varlıklarının satışıyla finanse edilebileceğini savundu.

AK Parti içinde ciddi görüş ayrılıkları bulunduğunu öne süren Özdağ, muhalefetin hukuk yoluyla baskı altına alındığını iddia etti. Özdağ, “Türk halkını ihraç edip yerine başka halk getirmedikçe bu seçimi kaybedersiniz.” ifadelerini kullandı.

TERÖRLE MÜCADELE SÜRECİNİ ELEŞTİRDİ

PKK ile yürütüldüğünü belirttiği sürece yönelik eleştirilerini sürdüren Özdağ, başlangıçta örgütün kayıtsız şartsız feshedileceğinin açıklandığını ancak gelinen noktada farklı bir tablonun ortaya çıktığını savundu.

Özdağ, “PKK'nın kendisini feshetmeyip Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet'in feshedilmeye çalışıldığını görüyoruz.” dedi. 2014’te Dolmabahçe’de gündeme gelen 10 maddelik mutabakatın yeniden uygulamaya alındığını ileri süren Özdağ, Abdullah Öcalan’a ilişkin kamuoyunda konuşulduğunu söylediği düzenlemelere de tepki gösterdi.

Özdağ, Öcalan için İmralı’da çalışma ofisi hazırlanacağı, dış dünyayla daha geniş iletişim imkânı sağlanacağı ve yeni bir siyasi yapılanmanın gündeme geleceği yönünde duyumlar bulunduğunu öne sürdü. Bu iddialara ilişkin, “Hani pazarlıksız diye yola çıkılan noktada yapılan pazarlıkların artık bunlar olduğunu duyuyoruz.” dedi.

“PKK SİLAH BIRAKMAYACAK, SİLAHLARININ YERİNİ DEĞİŞTİRECEK”

Özdağ, PKK’nın silah bırakacağı yönündeki açıklamalara inanmadığını belirterek, örgütün silahlarını Suriye ve İran’daki yapılanmalara taşıyacağını iddia etti.

“PKK silah bırakmayacak arkadaşlar. PKK, silahlarının yerini değiştirecek.” diyen Özdağ, silahların İran’da faaliyet gösteren PJAK unsurlarına kaydırılacağını ve olası bir bölgesel çatışma için kullanılacağını ileri sürdü.

MİT ve Türk Silahlı Kuvvetleri görevlilerine teslim edileceği belirtilen silahların sembolik kalacağını savunan Özdağ, İran’da olası bir Amerikan-İsrail müdahalesi sonrasında Ankara’nın nasıl bir politika izleyeceğinin önemli olduğunu ifade etti.

Özdağ, Suriye iç savaşının ilk dönemlerinde PYD ile kurulduğunu iddia ettiği temasları hatırlatarak, “Aynı şeyi PJAK'ın ele başlarına da yapacaklar mı? PJAK'ın ele başı kadroları da Ankara'ya uçakla gelip kırmızı halıdan uçaktan inecekler mi?” diye sordu.

DOĞU VE GÜNEYDOĞU İÇİN UYARI

PKK ve siyasi uzantılarının AK Parti ve MHP politikalarından cesaret aldığını savunan Özdağ, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da vatandaşlar üzerinde baskı oluştuğunu iddia etti.

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve eski Ankara ile Van Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan’ın bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini aktaran Özdağ, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yanında yer alan bazı vatandaşların kendilerini yalnız hissettiğini söyledi.

Özdağ, geçmiş çözüm sürecindeki gelişmelerin tekrar etmemesi gerektiğini belirterek, “Şimdi benzer bir sürecin yaşanmasına ve PKK'nın, Öcalan'ın bölge halkının temsilcisi olduğu düşüncesini uyandıracak bir zemine asla kayılmamalıdır.” dedi.

Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan ile eski AK Parti Milletvekili Şamil Tayyar’ın da süreç hakkında eleştirel açıklamalar yaptığını belirten Özdağ, AK Parti ve MHP seçmenleri arasında da rahatsızlık bulunduğunu savundu.

Stadyumlarda tepki gösteren taraftarlara yönelik uygulamaları yeniden eleştiren Özdağ, “Sizi Zafer Partisi olarak bu yanlıştan, Türkiye'nin selameti için geri dönmeye davet ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“ATİNA'YA TEKRAR SESLENİYORUZ: TÜRKİYE'YE KARŞI BİR MACERAYA GİRMEYİN”

Konuşmasının dış politika bölümünde Yunanistan ve İsrail arasındaki savunma iş birliğine değinen Özdağ, 3 milyar avro bedelli olduğunu söylediği Aşil Kalkanı hava savunma ve kontrol anlaşmasını gündeme getirdi.

Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin ABD, İsrail ve Fransa’dan yoğun şekilde silah aldığını belirten Özdağ, Yunanistan’ın Türkiye ile askeri rekabete yönelmesini eleştirdi.

Özdağ, “Türk milletinin Yunan milletine bir düşmanlığı yok.” diyerek, askeri harcamaların Yunan halkının kaynaklarını tükettiğini savundu. “Yunanistan, yanında kim olursa olsun Türkiye'yi askeri olarak yenme imkân ve kapasitesine sahip olamaz.” ifadelerini kullanan Özdağ, “Atina'ya tekrar sesleniyoruz: Türkiye'ye karşı bir maceraya girmeyin.” dedi.

“TÜRKİYE NETANYAHU'YA ÇOK BÜYÜK GELİR”

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya da seslenen Özdağ, İsrail’in bölgesel politikalarını eleştirdi. İsrail’in ABD desteği olmadan bölgesindeki çatışmalarda ciddi güçlüklerle karşılaşacağını savunan Özdağ, Lübnan ve İran örneklerini verdi.

Türklerin tarih boyunca Yahudilere düşmanlık yapmadığını, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki baskılardan kaçan Yahudilere kapılarını açtığını belirten Özdağ, İsrail yönetiminin Türkiye’ye yönelik düşmanca politikalardan kaçınması gerektiğini söyledi.

Özdağ, “Netanyahu, bu yapmış olduğun düşmanlığın, bölgedeki Arap ülkelerine yapmış olduğun düşmanlıktan çok büyük farkları olacağını sana, Türk ordusunu bilen ve tanıyan Amerikalı askeri uzmanlar anlatsın. Bir daha düşün.” dedi.

Bölgesel barışın İsrail halkının güvenliği açısından da gerekli olduğunu savunan Özdağ, “Herkesle savaşarak, herkesi imha etmeye çalışarak ve çevrenizdeki bütün ülkeleri kan ve gözyaşına boğarak huzur içinde İsrail halkının yaşaması mümkün olmaz. Türkiye özetle Netanyahu'ya çok büyük gelir.” ifadelerini kullandı.

MELİH GÖKÇEK SORUŞTURMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde Özdağ’a, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yurt dışına para aktarma suçlamasıyla soruşturma başlatıldığı belirtilerek değerlendirmesi soruldu.

Özdağ, soruşturmanın sonucunu görmek gerektiğini ifade ederek, “Sabah erken saatte evine baskın yapılsaydı ve gözaltına alınmış olsaydı, Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne götürülseydi o zaman bunu anlardık. Derdik ki burada uygulanan hukuk arasında bir fark yok, muhalefete uygulananla.” dedi.

Gökçek’in ifadeye davet edilme yöntemine dikkat çeken Özdağ, “Başlangıçta bir farklılaşma görüyorum. Bu farklılaşmanın sadece şekilsel mi yoksa içerik açısından da mı olacağını önümüzdeki süreçte, soruşturma sonunda göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

AHMET DAVUTOĞLU HAKKINDAKİ SORUŞTURMAYI DEĞERLENDİRDİ

Özdağ’a ayrıca Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlamasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı belirtilerek görüşü soruldu.

Özdağ, kendi gözaltına alınma süreciyle karşılaştırma yaparak, “Merakla şimdi izleyeceğim. Ahmet Bey'i de acaba beni lokantada yemek yerken yüzlerce polisle gözaltına almışlardı. Ahmet Bey'i de lokantada yemek yerken veya bir başka yerde yüzlerce polisle gözaltına mı alacaklar? Yoksa Ahmet Bey de olması gerektiği gibi davet üzerine gidip ifade mi verecek?” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI