Avukat Serra Taşköprü “Benî Linç Eder Misiniz?” Kitabıyla Toplumsal Linç Kültürünü Mercek Altına Aldı

Avukat Serra Taşköprü’nün kaleme aldığı “Benî Linç Eder Misiniz?” adlı eser, linç kavramını yalnızca fiziksel şiddet boyutuyla değil; damgalama, itibarsızlaştırma ve toplumsal dışlama üzerinden ele alıyor. Kitapta, kapitalist sistem, medya dili, psikiyatrik etiketler ve ötekileştirme pratikleri sorgulanırken, okura “Toplumsal şiddetin neresindeyiz?” sorusu yöneltiliyor.

Şubat 15, 2026 - 23:04
Mart 7, 2026 - 16:53
Avukat Serra Taşköprü “Benî Linç Eder Misiniz?” Kitabıyla Toplumsal Linç Kültürünü Mercek Altına Aldı

Avukat Serra Taşköprü’nün yazdığı “Benî Linç Eder Misiniz?” adlı kitap, linç kavramını klasik anlamının ötesine taşıyarak toplumsal mekanizmalar üzerinden tartışmaya açıyor. Eserde, linçin yalnızca kalabalıkların uyguladığı fiziksel saldırılardan ibaret olmadığı, asıl etkinin sessizlik, dışlama ve etiketleme yoluyla ortaya çıktığı vurgulanıyor.

Kitapta, “Linç yalnızca taş atmak değildir; bazen bir kelime, bazen bir suskunluk en ağır şiddettir.” ifadesiyle görünmeyen şiddetin anatomisi ortaya konuluyor. Taşköprü, bireyin önce damgalandığını, ardından itibarsızlaştırıldığını ve yalnızlaştırıldığını belirterek, “Kişiyi kuşkuya düşürür, sonra çürütür, en sonunda da ‘zaten sorunluydu’ diyerek kendini temize çıkarırsın.” değerlendirmesinde bulunuyor.

Kapitalizm, Medya ve Güç İlişkileri
Eserde kapitalist sistemin insanı metaya dönüştürdüğü, duyguların ve ilişkilerin pazarlama nesnesi hâline geldiği savunuluyor. “Aşkın pazarlanması, cinselliğin nesneleştirilmesi ve medyayla bilinçlerin programlanması yeni çağın görünmez baskı araçlarıdır.” ifadesiyle sistem eleştirisi yapılıyor.

Psikiyatrik etiketlerin her zaman şifa üretmediği de kitapta tartışılan başlıklar arasında yer alıyor. Taşköprü, “Bazen tanı koymak iyileştirmez; zincirler.” sözleriyle uzmanlık alanlarında kurulan güç ilişkilerinin tahakküme dönüşebileceğini ileri sürüyor.

“Linç Hepimizi Kirletir”
Kadınlara, hayvanlara, LGBT+ bireylere ve toplumda “öteki” olarak tanımlanan kesimlere yönelen şiddetin ortak kaynağının korku ve iktidar arzusu olduğu ifade ediliyor. Kitapta, “Toplum tehdit algıladığında şiddete sarılır; ama o anda insanlığını askıya alır.” deniliyor.

Eserin en dikkat çekici mesajlarından biri ise “Linç, katili cezalandırmaz; hepimizi kirletir.” cümlesi oluyor. Okura doğrudan sorular yöneltilen metinde, “Ben yapmam diyen gerçekten masum mu, yoksa organize bir kalabalığın parçası mı?” ifadesiyle bireysel sorumluluk tartışmaya açılıyor.

Taşköprü, linçin bir refleks değil, bir karakter sınavı olduğunu belirterek, “Şiddeti alkışlayan, etiketi yapıştıran, susarak onaylayan herkes bu mekanizmanın içindedir.” görüşünü paylaşıyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI