CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı: “Türk Telekom’da Taşeron Kararı Kamu Yararıyla Açıklanamaz”
CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Antalya Türk Telekom İl Müdürlüğü önünde yaptığı basın açıklamasında özelleştirme politikalarını ve 1 Şubat 2026 itibarıyla bazı illerde saha hizmetlerinin taşeron firmalara devredileceği kararını eleştirdi. Kamacı, Türk Telekom’un geçmiş özelleştirme sürecini hatırlatarak kamu zararının büyüdüğünü savundu ve yaklaşık 2 bin teknik personelin önemli bölümünün iş güvencesinin tehlikeye gireceğini söyledi.
Cumhuriyet Halk Partisi Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, İl Yöneticileri, Aksu İlçe Başkanı Hamza Erdem, Kemer İlçe Başkanı ve 22. Dönem Milletvekilleri Feridun Fikret Baloğlu ile Tuncay Ercenk’in katılımıyla Antalya Türk Telekom Bölge Müdürlüğü önünde basın açıklaması yaptı. Kamacı, 24 Ocak kararlarıyla başlayan özelleştirme sürecinin Türkiye’nin stratejik kurumlarını zayıflattığını savundu.
“45 Yıldır Kamu Kurumları Elden Çıkarılıyor”
Nail Kamacı, 45 yıldır kamuya ait kurumların sistemli biçimde elden çıkarıldığını belirterek, “Cumhuriyet’in ekonomik kazanımları ulusal ve uluslararası sermayeye açıldı.” dedi. Türk Telekom’un bu sürecin en çarpıcı örneklerinden biri olduğunu ifade eden Kamacı, 2004 yılındaki özelleştirme sürecine dikkat çekti.
Özelleştirme döneminde kamuoyuna fiyatların düşeceği ve rekabetin artacağı yönünde vaatlerde bulunulduğunu hatırlatan Kamacı, “Rekabet değil tekelleşme oldu. Fiyatlar düşmedi, arttı. Vatandaş ucuzluk görmedi. Gelir azaldı, faturalar yükseldi.” ifadelerini kullandı.
“Borçsuz Kurum Borç Yükü Altına Sokuldu”
Türk Telekom’un yüzde 55’lik hissesinin Suudi bağlantılı Lübnanlı Hariri ailesine ait Oger şirketine satıldığını anımsatan Kamacı, satış sırasında şirketin borcu olmadığını ve kasasında 2 milyar dolar bulunduğunu söyledi. Kamacı, “Yıllar içinde milyarlarca dolar kâr elde edildi. 2016 yılında 12,6 milyar dolar temettü dağıtıldı. Bunun yaklaşık 7 milyar dolarını Oger aldı.” dedi.
Aynı dönemde şirketin borçlandırıldığını savunan Kamacı, “2016 itibarıyla 3,5 milyar dolar borca batırıldı. Borçsuz devralınan bir kurum, dövize endeksli ve değişken faizli borçlarla yük altına sokuldu.” diye konuştu. Özelleştirme bedelinin tam olarak ödenmediğini öne süren Kamacı, kamu zararının büyüdüğünü iddia etti.
Kamacı, süreç sonunda bankalara olan borçlar nedeniyle kamunun müdahalesiyle şirketin el değiştirdiğini hatırlatarak, Türk Telekom’un yüzde 60’ının Türkiye Varlık Fonu’na, yüzde 25’inin Hazine ve Maliye Bakanlığı’na, yüzde 15’inin ise halka açık olduğunu kaydetti.
“2 Bin Teknik Personelin İş Güvencesi Risk Altında”
Basın açıklamasında güncel bir karara da değinen Kamacı, Antalya başta olmak üzere Kocaeli, İstanbul, Sakarya, Edirne, Tekirdağ, Kırklareli, Ankara, İzmir ve Muğla’da 1 Şubat 2026’dan itibaren saha çalışmalarının taşeron firmalara devredileceğini söyledi.
Bu kararın yaklaşık 2 bin teknik personelin 1.300’ünün iş güvencesini tehlikeye atacağını belirten Kamacı, “Taşeron modeli hizmet kalitesini düşürür. Afet ve kriz anlarında merkezi ve hızlı müdahale kapasitesi zayıflar. Stratejik altyapı bilgileri üçüncü şahısların eline geçme riski taşır. İnsan kaynağı azalır, istihdam daralır.” dedi.
Söz konusu illerde toplam 6 milyon 300 bin abone bulunduğunu dile getiren Kamacı, abone başına maliyetin 75 TL’den 160 TL’ye çıkabileceğini öne sürerek, “Zaten kârlı bir kurumun saha ve altyapı hizmetlerini özelleştirmenin kamu yararıyla açıklanabilir bir yönü yoktur.” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda, Türk Telekom özelleştirme sürecinde birlikte çalıştığı Feridun Fikret Baloğlu ve Tuncay Ercenk’in de alanda bulunduğunu hatırlatan Kamacı, o dönemde de özelleştirmeye karşı çıktıklarını belirtti. Basın açıklaması partililerin alkışlarıyla sona erdi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI