Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Daha adil ve özgür bir dünya için bütün bedenimizi taşın altına koyduk”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Daha adil ve özgür bir dünya için bütün bedenimizi taşın altına koyduk”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen TRT World Forum 2026'da uluslararası sistemin yaşadığı krize, Gazze'deki insani duruma ve küresel adalet arayışına ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin Filistin'den Ukrayna'ya kadar çatışmaların barışçıl çözümü için çaba gösterdiğini belirten Erdoğan, uluslararası kuruluşların tutumunu eleştirdi. Erdoğan'ın dünya düzeni, basın özgürlüğü ve Türkiye'nin diplomatik girişimlerine ilişkin mesajları forumda öne çıktı.

Kasım 8, 2026 - 21:11

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Kasım 2026 tarihinde İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen TRT World Forum 2026 kapsamında yaptığı konuşmada, küresel sistemin karşı karşıya bulunduğu sorunları, Gazze'deki gelişmeleri, uluslararası kuruluşların sorumluluklarını ve Türkiye'nin barış girişimlerini değerlendirdi.

Bu yıl 10'uncusu düzenlenen ve “Merkezsiz Dünya: Kurallar Geçersiz Kaldığında Kim Liderlik Eder?” temasıyla gerçekleştirilen forumda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, mevcut uluslararası düzenin ciddi bir krizden geçtiğini belirterek daha adil ve hakkaniyetli bir dünya düzenine ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.

Erdoğan, Türkiye'nin küresel barış ve adalet arayışındaki tutumunu şu sözlerle açıkladı:

“Türkiye olarak daha adil ve özgür bir dünyanın inşası için sadece elimizi değil, bütün bedenimizi, kalbimizi hatta yüreğimizi taşın altına koymuş durumdayız.”

“Küresel Yönetişim Mekanizmaları Sorunların Çözümünde Yetersiz Kalıyor”

Dünyanın farklı bölgelerinden katılımcıları İstanbul'da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun uluslararası sorunların tartışılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir platform olduğunu belirtti.

Enerjiden ekonomiye, yapay zekâdan ulaştırmaya, bölgesel krizlerden küresel sınamalara kadar birçok konunun ele alınacağını kaydeden Erdoğan, organizasyonu gerçekleştiren TRT yönetimini tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2017 yılından bu yana düzenlenen TRT World Forum'un uluslararası düzeyde takip edilen bir platform hâline geldiğini ifade ederek şunları söyledi:

“İnsanlığın ortak sorunları bu platformda alanında uzman isimler tarafından etraflıca ele alınıyor. Güncel konulara ilave olarak geleceği şekillendirecek, milyarlarca insanın hayatını etkileyecek meselelere burada ışık tutuluyor.”

Forum kapsamında 43 ülkeden yaklaşık 150 konuşmacının değerlendirmelerde bulunacağını bildiren Erdoğan, toplantılardan çıkacak mesajların barışa, huzura ve istikrara katkıda bulunmasını temenni etti.

“Uluslararası Sistemin Üzerine Bina Edildiği İlkeler Ayaklar Altına Alınıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası ilişkilerde kurallara dayalı düzenin giderek zayıfladığını belirterek küresel yönetişim mekanizmalarının mevcut sorunlara çözüm üretmekte zorlandığını söyledi.

Erdoğan, uluslararası sistemin yaşadığı krizi şu ifadelerle değerlendirdi:

“Güç rekabetinin giderek sertleştiği, kuralların yok sayıldığı, kural temelli sistemin çok ciddi manada aşındığı, değerlerin âdeta toprak kaymasına uğradığı sancılı bir dönemden geçiyoruz. Küresel yönetişim mekanizmaları, karşı karşıya olduğumuz sorunların çözüme ulaştırılmasında yetersiz ve işlevsiz kalıyor.”

Mevcut uluslararası düzenin temel ilkelerinin ihlal edildiğini savunan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uluslararası sistemin üzerine bina edildiği norm ve ilkelerin tamamı bugün ayaklar altına alınıyor. Eskinin ölmekte olduğu, yeninin ise henüz doğamadığı yapısal bir krizi hep beraber tecrübe ediyoruz.”

Bu krizin adil çözümlerle sona erdirilmesinin ortak sorumluluk olduğunu vurgulayan Erdoğan, forumun temasının mevcut küresel gelişmeler bakımından önem taşıdığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmiş dönemin çözüm yöntemleriyle günümüz sorunlarının aşılamayacağını ifade ederek 81 yıl önce oluşturulan uluslararası sistemin ciddi çıkmazlarla karşı karşıya bulunduğunu söyledi.

Erdoğan, “Şu anda on milyonlarca insan savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların, açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor. Durum öyle bir hâl oldu ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken, barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı.” ifadelerini kullandı.

“Gazze'de 75 Bin Kişi Hayatını Kaybetti”

Konuşmasının önemli bir bölümünü Gazze'deki gelişmelere ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'in saldırılarında yaşanan can kayıplarına ve bölgedeki insani koşullara dikkati çekti.

Erdoğan, Ekim 2023'ten bu yana Gazze'de yaşananlara ilişkin şu rakamları paylaştı:

“Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi, 176 bin kişi yaralandı. Bu rakam 1995'te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse 10 katına tekabül ediyor.”

Son bir yılda yaşanan can kayıplarına da değinen Erdoğan, bin 500 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 5 bin 500 kişinin yaralandığını belirtti.

Gazze'de insani koşulların ağırlaşmaya devam ettiğini söyleyen Erdoğan, hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı yaşandığını, insani yardım girişlerinin engellendiğini ve sivillerin temel ihtiyaçlara erişmekte güçlük çektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgedeki yaşam koşullarını şu sözlerle anlattı:

“Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor. Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hâlâ engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil, derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran iptidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyor.”

“Batı Şeria'da Yerleşimci Terörü Her Gün Daha da Pervasız Hâle Geliyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'nin yanı sıra Batı Şeria'da yaşanan gelişmelere de değinerek Filistinlilerin topraklarından zorla göç ettirilmesine yönelik uygulamaları eleştirdi.

Erdoğan, “Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü, modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hâle geliyor.” dedi.

Uluslararası bir heyetin önceki hafta Batı Şeria'ya girişine izin verilmediğini hatırlatan Erdoğan, heyette milletvekilleri, akademisyenler ve siyasetçilerin bulunduğunu belirtti.

Amerika merkezli bir gazetenin foto muhabirinin de Batı Şeria'da yerleşimciler tarafından darbedilerek ağır yaralandığını söyleyen Erdoğan, yalnızca ekim ayında Filistinlilere yönelik 3 binden fazla saldırı ve ihlalin kayıtlara geçtiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaşanan hak ihlallerine ilişkin uluslararası toplumun tutumunu sorgulayarak şöyle konuştu:

“Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını, işgali, gaspı meşrulaştırabilir? Çadır kentlere, hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın, evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın ne tür gerekçeleri olabilir?”

Erdoğan, yaşananlara dinî veya siyasi farklılık gözetmeksizin itiraz edilmesi gerektiğini belirterek bölgedeki gelişmelerin öfke ve nefreti artırdığına dikkati çekti.

“Uluslararası Yapılar Gazze'de Yaşananları Tribünden Seyretmektedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası kuruluşların Gazze'deki gelişmelere karşı yeterli adımları atmadığını savunarak Birleşmiş Milletler başta olmak üzere küresel yapıların sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini vurguladı.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Görevi barışı, güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da, Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir.”

Uluslararası kuruluşların açıklamalarla yetindiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar.”

Gazze'de barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin imzalanmasına katkı sunduğu anlaşmanın uygulanmadığını söyledi.

“Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan 'ahde vefa' ilkesi hayata geçirilemiyor.” diyen Erdoğan, anlaşmalara bağlı kalınmamasının bölgedeki sorunların çözümünü zorlaştırdığını kaydetti.

“Türkiye'yi Karalamaya Çalışan Algı Operasyonlarına Boyun Eğmeyeceğiz”

Konuşmasında basın özgürlüğü konusuna da yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki saldırılar sırasında 270'in üzerinde basın mensubunun hayatını kaybettiğini belirtti.

Erdoğan, basın özgürlüğü konusunda faaliyet gösteren bazı uluslararası kuruluşların İsrail'e yönelik tutumlarını eleştirerek çifte standart uygulandığını savundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye söz konusu olduğunda aslan kesilenler, mesele soykırım şebekesi olunca bakıyorsunuz hemen kâğıttan kaplana dönüşüyor. Kimse alınmasın ama bu çifte standardın en bayağı hâlidir.” ifadelerini kullandı.

Basın özgürlüğü alanında otorite olarak kabul edilen kuruluşların güvenilirliğinin de sorgulanması gerektiğini belirten Erdoğan, bu kavramın belirli ülkelere karşı siyasi baskı aracı olarak kullanılmasını kabul etmediklerini söyledi.

Erdoğan, Türkiye'ye yönelik uluslararası eleştirilere ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Ülkemizin sırf ilkeli ve onurlu duruşundan dolayı hedef gösterilmesini, ülkemize karşı alenen haksızlık yapılmasını içimize sindiremiyoruz. Türkiye'yi art niyetli bir şekilde küresel ölçekte karalamaya ve sıkıştırmaya çalışan algı operasyonlarına boyun eğmeyeceğimizin bilinmesini açıkça isterim.”

“Hakkı ve Hakikati Kararlılıkla Savunmaya Devam Edeceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bölgesel ve küresel krizlerin çözümüne yönelik diplomatik girişimlerini sürdüreceğini ifade etti.

Filistin, Yemen, Sudan ve Ukrayna'da yaşanan savaş ve krizlere işaret eden Erdoğan, “Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Ukrayna'ya uzanan hatta vuku bulan tüm bu savaşların, krizlerin, trajedilerin barışçıl yollarla çözüme ulaştırılması için elimizden geleni yapıyoruz.” dedi.

Türkiye'nin uluslararası konularda benimsediği politikalardan vazgeçmeyeceğini belirten Erdoğan, şu mesajı verdi:

“Birileri rahatsız olsa da, birileri kirli kampanyalarla şahsımızı ve ülkemizi yolundan çevirmeye çalışsa da bundan asla geri adım atmayacağız. Ne pahasına olursa olsun doğru bildiklerimizi cesaretle dillendirmeye, çözüm önerilerimizi açık yüreklilikle paylaşmaya, hakkı ve hakikati kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, merhum senarist ve yazar Ayşe Şasa'nın “Kıyamet gününde yaratıcıya anlamlı ve onurlu bir hikâye anlatabilmeliyim.” sözlerini hatırlatarak adalet mücadelesinin kararlılık ve fedakârlık gerektirdiğini ifade etti.

Erdoğan, “Haklının güçlü olduğu değil, güçlünün haklı olduğu günümüz dünyasında barışı, adaleti ve insan onurunu savunmak da kolay değildir. Bu zorlu mücadeleyi ancak cesur olanlar verebilir.” değerlendirmesinde bulundu.

“TRT Verdiğimiz Adalet Mücadelesine Medya Cephesinden Güç Katıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT'nin yayıncılık faaliyetlerine değinerek kurumun uluslararası habercilik alanındaki çalışmalarını değerlendirdi.

TRT'nin 62 yıldır yayıncılık faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Erdoğan, kurumun farklı coğrafyalarda yaşanan gelişmeleri uluslararası kamuoyuna aktardığını söyledi.

Erdoğan, TRT'nin savaş ve kriz bölgelerindeki habercilik faaliyetlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“TRT'miz bu onurlu hikâyeyi dünyanın yedi kıtasına duyurarak verdiğimiz adalet mücadelesine medya cephesinden önemli bir güç katıyor. Bilhassa habercilik alanındaki yetkinliğiyle, savaş ve kriz bölgelerinde çekilen acıları, yaşanan zorlukları, buralarda işlenen suçları hakikat merkezli bir anlatımla kayıt altına alıyor.”

TRT'nin yayın kapasitesine ilişkin bilgileri de paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurumun 18 televizyon kanalı, 17 radyo kanalı, dijital uygulamalar, ortak yapım sinema filmleri, belgeseller ve yabancı dillerdeki haber platformlarıyla faaliyet gösterdiğini belirtti.

TRT'nin ayrıca 41 dil ve lehçede radyo ve internet yayını gerçekleştirdiğini kaydeden Erdoğan, kamu yayıncılığında üstlenilen sorumluluğun önemine dikkati çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sadece 86 milyonun değil, yüzünü Türkiye'ye dönmüş yüz milyonların da gururu olan TRT'mize bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi.

Konuşmasını TRT World Forum 2026'nın uluslararası barış ve istikrara katkı sağlaması temennisiyle tamamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, organizasyonda görev alan TRT yönetimine, konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür etti.