Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hür Hassoy: “Halk sağlığının temel direği koruyucu hekimliktir”

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hür Hassoy: “Halk sağlığının temel direği koruyucu hekimliktir”

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hür Hassoy, Halk Sağlığı Haftası kapsamında koruyucu hekimliğin toplum sağlığındaki yerini anlattı. Hassoy; aşılama, erken tanı, çevre sağlığı, sosyal eşitlik ve bilimsel verilerin kamu politikalarına aktarılmasının önemine dikkat çekerek sağlığın yalnızca tedavi hizmetleriyle korunamayacağını vurguladı.

Eylül 9, 2026 - 13:07

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hür Hassoy, Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesinde koruyucu hekimlik, çevresel koşullar ve sağlıkta eşitliğin taşıdığı öneme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İzmir’de açıklamalarda bulunan Hassoy, modern tıbbın temel unsurlarından birinin koruyucu hekimlik olduğunu belirterek, sağlık hizmetlerinde temel hedefin bireylerin hastalanmasını önlemek ve yaşam kalitesini artırmak olduğunu ifade etti.

“Koruyucu hekimliği üç temel düzeyde ele alıyoruz”

Koruyucu hekimliğin üç kademeli bir yapıya sahip olduğunu anlatan Prof. Dr. Hassoy, birincil korunmadan üçüncül korunmaya kadar farklı aşamalarda hastalıkların ortaya çıkmasının veya oluşturduğu zararların önlenmesinin hedeflendiğini kaydetti.

Hassoy, “Koruyucu hekimliği üç temel düzeyde ele alıyoruz. Birincil korunma; aşılama, temiz su, sağlıklı beslenme ve tütün kullanımının önlenmesi gibi adımlarla hastalık ortaya çıkmadan riskleri yok etmeyi amaçlar. İkincil korunma; kanser taramaları ile hipertansiyon ve diyabet gibi kronik rahatsızlıkların henüz belirti vermeden erken dönemde saptanmasına dayanır. Üçüncül korunmada ise amacımız, ortaya çıkmış hastalıkların komplikasyonlarını, yeti kaybını ve yaşam kalitesindeki bozulmayı en aza indirmektir” dedi.

Halk sağlığının bulaşıcı hastalıklarla sınırlı olmadığını vurgulayan Hassoy, alanın çevre sağlığından yaşlı sağlığına, afet dönemlerindeki sağlık hizmetlerinden bilimsel araştırma yöntemlerine kadar geniş bir çalışma sahasına sahip olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Hassoy, “Bulaşıcı hastalıklardan çevre sağlığına, yaşlı sağlığından afetlerde sağlık hizmetlerine kadar oldukça geniş bir alanda hizmet veren halk sağlığının ve tüm bilimsel araştırmaların anahtarı ise sanılanın aksine sadece salgınları değil, sağlık alanındaki araştırma yöntem bilimini kapsayan epidemiyolojidir” ifadelerini kullandı.

Sağlıklı seçimler için uygun koşullar şart

Sağlığın yalnızca biyolojik faktörlerle açıklanamayacağını belirten Hassoy; bireylerin yaşadığı çevrenin, eğitim ve gelir düzeyinin, barınma şartlarının ve sosyal koşulların sağlık üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.

Hassoy, “Halk sağlığını sadece sağlık hizmetlerinden ibaret görmek büyük bir hatadır; çünkü bireyin sağlığını doğup büyüdüğü ortam, eğitim düzeyi, geliri, barınma durumu ve yaşadığı çevre doğrudan etkiler” dedi.

Sağlıklı yaşam önerilerinin uygulanabilmesi için kişilerin gerekli ekonomik ve çevresel olanaklara sahip olması gerektiğine işaret eden Hassoy, “Bir kişiye sağlıklı beslenmesini veya egzersiz yapmasını önerebiliriz; ancak ekonomik olarak sağlıklı gıdaya ulaşamıyorsa ya da yaşadığı bölgede güvenli bir yürüyüş alanı yoksa bu önerilerin bir karşılığı kalmaz” diye konuştu.

“Sağlıkta eşitlik kavramı devreye giriyor”

Gelir adaletsizlikleri, çalışma koşulları ve iklim değişikliğinin bazı toplum kesimlerini sağlık açısından dezavantajlı duruma getirebildiğini ifade eden Hassoy, koruyucu sağlık hizmetlerine erişimde eşitliğin önemini vurguladı.

Prof. Dr. Hassoy, “İşte bu noktada sağlıkta eşitlik kavramı devreye giriyor. Gelir adaletsizlikleri, olumsuz çalışma koşulları ve iklim değişikliği gibi çevresel etkenler bazı grupları dezavantajlı hale getiriyor. Halk sağlığının temel gayesi, bu önlenebilir ve adaletsiz farklılıkları ortadan kaldırarak birinci basamak sağlık sistemiyle koruyucu hizmetleri herkese eşit ulaştırmaktır” ifadelerini kullandı.

“Halk sağlığının gücü bilgiyi politikaya dönüştürmek”

Bilimsel verilerin uygulamaya ve kamu politikalarına aktarılmasının toplum sağlığının geliştirilmesindeki önemine değinen Hassoy, bireysel sorumlulukların tek başına yeterli olmayacağını belirtti.

Hassoy, “Aşıları zamanında yaptırmak ve sağlıklı yaşamak bireysel bir sorumluluk olsa da toplum sağlığı yalnızca bireysel davranışlarla geliştirilemez; sağlığı destekleyen kamu politikaları ve temiz bir çevre şarttır” dedi.

Toplumsal sağlık risklerinin önceden belirlenmesinde üç uzmanlaşma alanının öne çıktığını kaydeden Hassoy, “Bu noktada riskleri önceden görerek toplumu korumamıza imkân veren üç uzmanlaşma alanı öne çıkıyor: Epidemiyoloji, iş ve meslek hastalıkları ile çevre sağlığı. Türkiye’de bu alanların eğitim altyapısı bulunsa da bilimsel bilginin uygulamaya ve kararlara aktarılması noktasında kat etmemiz gereken yol var” değerlendirmesinde bulundu.

Halk Sağlığı Haftası dolayısıyla koruyucu sağlık yaklaşımının önemini bir kez daha vurgulayan Prof. Dr. Hassoy, “Sağlığı korumak yalnızca hastalandığımızda tedavi olmaktan ibaret değildir. Hastalıkları önleyebildiğimiz ve herkes için eşit yaşam koşulları sağlayabildiğimiz ölçüde güçlü bir toplum inşa edebiliriz” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI