Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar: “Yapay zeka gazetecinin yerini alamaz”

Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar: “Yapay zeka gazetecinin yerini alamaz”

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar, yapay zekânın dijital medya ve yayıncılıkta hız, kişiselleştirme ve otomasyon sağladığını belirterek, içeriklerin insan denetiminden geçmesi gerektiğini söyledi. Onar, gazetecilikte saha deneyimi, eleştirel düşünce ve empati gibi unsurların önemini vurguladı.

Ağustos 28, 2026 - 15:24

Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü Basın Ekonomisi ve İşletmeciliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Onar, yapay zekânın dijital medya ve yayıncılık üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Onar, teknolojinin medya sektörüne hız ve veri işleme kapasitesi kazandırdığını, buna karşın içerik üretiminde insan unsurunun önemini koruduğunu belirtti.

“EN BELİRGİN ETKİ HIZ VE KİŞİSELLEŞTİRME”

Yapay zekânın medya alanındaki en belirgin etkilerinin hız ve kişiselleştirme olduğunu ifade eden Prof. Dr. Sinem Onar, “Artık içeriklerin kişilere özel bir şekilde sunulduğu, veri gazeteciliğinin tamamen kolaylaştığı, beraberinde rutin haber yazım süreçlerinin de otomatikleştiği bir süreç yaşanıyor. Bunlar en önemli etkileri diyebiliriz.” dedi.

İçerik üretiminde taslak hazırlama, SEO odaklı metin oluşturma, görsel ve video üretimi ile dil çevirisi gibi zaman alan işlerin kısa sürede gerçekleştirilebildiğini aktaran Onar, “Bu durum içerik üreticilerini sıfırdan üretmek yerine tamamen birer editör konumuna getirdi. Ancak içerikler yayına girmeden önce mutlaka uzman bir editör onayından geçmeli. Şeffaflık ve güvenilirlik ancak bu şekilde sağlanabilir.” diye konuştu.

“GAZETECİLİĞİ TAMAMEN ELE GEÇİREMEZ”

Yapay zekânın gazetecilerin yerini alıp alamayacağı tartışmasına da değinen Prof. Dr. Onar, teknolojinin özellikle tekrara dayalı ve veri odaklı işlerde başarılı olduğunu belirtti.

Onar, “Yapay zeka sadece tekrara dayalı işlerde başarılı. Finans veya spor haberleri gibi veri odaklı alanlarda öne geçebilir ancak gazetecilik tamamen eleştirel düşünceye ve duygu aktarımına odaklı bir süreçtir. Dolayısıyla saha gazeteciliği, özel röportajlar ve eleştirel düşünce noktasında yapay zekanın insanın yerini alma olasılığı yoktur.” ifadelerini kullandı.

“BİLGİ DİYETİ ŞART”

Dezenformasyon ve manipülasyon risklerine de dikkat çeken Onar, deepfake ve ses klonlama teknolojilerinin yanlış bilgilerin hızlı şekilde yayılmasına zemin hazırladığını söyledi.

Toplumun “bilgi obezitesi” ile karşı karşıya olduğunu belirten Onar, “Bu bilgi kirliliği karşısında bir ‘bilgi diyeti’ şart. Duyduğumuz veya gördüğümüz her şeyin doğruluğunu kabul etmeden önce araştırma kültürümüzü geliştirmeliyiz. Bunun yolu da medya okuryazarı olmaktan geçiyor.” dedi.

Onar, medya içeriklerinin farklı bakış açılarıyla değerlendirilebilmesi için bireylerin entelektüel gelişimlerini sürdürmesi gerektiğini ifade etti.

“İNSAN DENETİMİ YÜZDE YÜZ OLMAK ZORUNDA”

Yapay zekâ algoritmalarında bulunan ayrımcı ve ön yargılı verilerin elenmesinin önemine değinen Prof. Dr. Onar, etik değerlerin korunması gerektiğini vurguladı. Gizlilik konusunun önemli etik sorunlardan biri olduğunu belirten Onar, yapay zekâ kullanımında insan denetiminin zorunlu olduğunu kaydetti.

Onar, “İnsan denetimi yüzde yüz olmak zorunda. Yapay zekayı sadece bir asistan olarak kullanabiliriz ancak bağlamı anlamak, derin analizler yapmak ve empati kurmak noktasında insan hala çok önemli.” diye konuştu.

“HİBRİT MODELLER ÖNE ÇIKACAK”

Dijital dönüşümle birlikte yazılı, görsel ve işitsel içerikler arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığını belirten Prof. Dr. Sinem Onar, yapay zekâ destekli yeni üretim biçimlerine dikkat çekti.

Onar, “Tek bir komutla makalelerin videoya, videoların etkileşimli grafiklere dönüştüğü bir dönemdeyiz. Gelecekte bu hibrit modellerin giderek daha fazla öne çıktığı bir süreç yaşayacağız.” dedi.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI