Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu: “Memurun özel hayatı disiplin sopası olamaz”

Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, bazı kamu idarelerinin memurların tamamen özel yaşam alanına giren fiilleri gerekçe göstererek disiplin soruşturmaları başlattığını belirterek, somut zarar ve kamu hizmetine ölçülebilir etki ortaya konulmadan işlem yapılamayacağını vurguladı. Kuruoğlu, Anayasa Mahkemesi kararlarını hatırlatarak kamu idarelerine hukuka ve ölçülülük ilkesine uyma çağrısında bulundu.

Şubat 21, 2026 - 12:48
Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu: “Memurun özel hayatı disiplin sopası olamaz”


Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, kamu görevlilerinin özel hayatlarına yönelik başlatılan disiplin soruşturmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Kuruoğlu, bazı kamu idarelerinin memurların özel yaşam alanında gerçekleşen fiillerini “hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak davranış” kapsamında değerlendirerek disiplin soruşturması başlattığını ifade etti.

“Disiplin hukuku özel hayatı değil, kamu düzenini korur”

Sendikaya ulaşan bilgilere göre memurlar hakkında idari cezalar verildiğini ve görev yeri değişiklikleri uygulandığını belirten Kuruoğlu, “Disiplin hukuku; idarenin iç düzenini ve kamu hizmetinin sağlıklı yürütülmesini korumak amacıyla vardır.” dedi.

Memurun özel yaşamına ilişkin bir fiilin disiplin hukukuna konu edilebilmesi için kamu hizmetini somut ve ölçülebilir biçimde olumsuz etkilediğinin açıkça ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Kuruoğlu, “Aksi hâlde yapılan işlem, özel hayata müdahale niteliğindedir.” ifadelerini kullandı.

Anayasa Mahkemesi kararı hatırlatıldı

Kuruoğlu, Anayasa Mahkemesinin 2014/167 sayılı bireysel başvuru kararına işaret ederek, “Disiplin işlemlerinde özel hayata ilişkin eylemlerin mesleki hayata ve kurum işleyişine etkisinin somut, ikna edici ve ölçülülük ilkesine uygun şekilde ortaya konulması gerektiği açıkça vurgulanmıştır.” dedi.

Anayasa’nın 20. maddesini hatırlatan Kuruoğlu, “Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Bu hak, kamu görevlileri için de tartışmasız bir anayasal güvencedir.” değerlendirmesinde bulundu.

“Keyfî soruşturmalar kamu kaynaklarını israf ediyor”

Somut zarar ya da kamu hizmetine etkisi ortaya konulmadan başlatılan soruşturmaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirten Kuruoğlu, “Bu tür işlemler kamu kaynaklarının gereksiz kullanımına da yol açmaktadır.” dedi.

Müfettiş ve muhakkik kapasitesinin gerçek ihtiyaç alanlarına yönlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kuruoğlu, özel hayat alanına müdahale niteliği taşıyan süreçlerin idari işleyişi gereksiz yere meşgul ettiğini kaydetti.

Hür-Sen’den açık çağrı

Hür-Sen Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, “Özel hayata ilişkin fiillerin mesleki hayata etkisi somut biçimde ortaya konulmalıdır.” dedi.

Kuruoğlu, “Kurum işleyişine yönelik gerçek ve ölçülebilir bir risk bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.” ifadesini kullandı.

Memurun sicili ve geçmiş hizmet durumunun dikkate alınarak ölçülülük ilkesinin titizlikle gözetilmesi gerektiğini belirten Kuruoğlu, “Bu unsurlar ortaya konulmadan başlatılan disiplin süreçleri, Anayasa ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliği hakkının ihlalidir.” değerlendirmesinde bulundu.

Kuruoğlu, kamu idarelerini hukuka, ölçülülük ilkesine ve temel haklara uygun davranmaya davet ederek, “Memurların özel hayatına yönelik keyfî müdahalelere karşı hukuki mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna duyururuz.” dedi.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI