Yalova’da 2. Uluslararası Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Miras Gündeme Taşındı

Yalova’da 2. Uluslararası Kâğıt Festivali’nde Kenevirden Sanata Uzanan 281 Yıllık Miras Gündeme Taşındı

Yalova’da düzenlenen 2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali’nde kenevirin kâğıt, kozmetik, tekstil, kimya, sanayi ve inşaat gibi alanlardaki kullanım potansiyeli ele alındı. Festivalde 115 sanatçının kenevir kâğıdıyla hazırladığı eserler sergilenirken, Yalova’nın 1745’te başlayan kâğıt tarihi de paneller ve atölyelerle yeniden gündeme getirildi.

Eylül 24, 2026 - 20:08

Yalova’da 18-20 Eylül tarihlerinde düzenlenen 2. Uluslararası Yalova Kâğıt Festivali, kentin 281 yıllık kâğıt mirasını sanat, tarih ve üretim başlıklarıyla ele aldı. Yalova Belediyesi koordinasyonunda, Yalova Ticaret ve Sanayi Odası ile Yalova İl Özel İdaresi’nin paydaşlığında gerçekleştirilen festivalde sergi, panel ve atölyelerin yanı sıra 21 stantta farklı sanat disiplinleri ziyaretçilerle buluştu.

Kenevir Kâğıdı 115 Sanatçıyla Sanata Dönüştü

Festivalin öne çıkan çalışmalarından biri, İbrahim Müteferrika Kâğıt Müzesi’nde geleneksel yöntemlerle üretilen kenevir kâğıtlarının 115 sanatçıya gönderilmesi oldu. Sanatçılar aynı doğal liften üretilen Yalova kâğıdını kendi sanat anlayışları doğrultusunda yorumladı.

Festival Komisyon Başkanı ve serginin küratörü Suna Koçal, çalışmanın yalnızca geçmişteki üretim yöntemlerinin sergilenmesini amaçlamadığını belirterek, kâğıdın yaşayan bir kültür ve sanat alanı olarak ele alınmasını hedeflediklerini ifade etti.

Koçal’ın küratörlüğündeki sergide resim, ebru, tezhip, hüsn-i hat, kaligrafi, linol baskı ve çağdaş sanat uygulamaları aynı kâğıt üzerinde buluştu. Sergide Devrim Erbil, İsmail Acar, Fuat Güner ve Özdemir Erdoğan’ın çalışmalarının yanı sıra UNESCO Türkiye’de Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi’nde yer alan Hikmet Barutçugil, Fuat Başar, Dürdane Ünver ve Nilgün Gencer’in eserleri de yer aldı.

“Türkler Çinlilerden Çok Önce Kâğıt Yapmış Olabilir”

Yalova Kent Müzesi’nde düzenlenen “Bir Kenevir Lifi, Binbir Sanat; Bir Kâğıt, Binbir İfade” başlıklı panelde kâğıdın tarihsel yolculuğu da ele alındı. Suna Koçal’ın moderatörlüğündeki panelde Hikmet Barutçugil, Fuat Başar ve Dr. Mustafa Küçük konuşmacı olarak yer aldı.

Sanatçı Hikmet Barutçugil, kâğıdın tarihine ilişkin kendisine ulaşan bir araştırmadan söz ederek, Türkistan bölgesinde Çinlilerden daha önce kâğıt üretimi yapılmış olabileceğine ilişkin bulgular bulunduğunu aktardı.

Barutçugil, “Kâğıt konusunda yeni bir araştırma elime geçti. Bir Amerikalı araştırmacının makalesi bir dergide yayımlandı. Orada 1978'de yapılan bir araştırmada Çinlilerden çok daha önce Türkistan bölgesinde kâğıt yapıldığı bulundu” dedi.

Araştırmada dut ağacının soymuklarının kullanıldığı ve liflerin “kakat” adı verilen ahşap çekiçle dövülerek keçeleştirildiğinin belirtildiğini aktaran Barutçugil, “Yani biz Türkler, Çinlilerden çok önce kâğıt yapmışız. Bu tarihi açıdan önemli” ifadelerini kullandı.

“Kenevir Meselesi Çok Önemli”

Panelde kenevirin farklı sektörlerdeki kullanım potansiyeli de konuşuldu. Barutçugil, kenevirin kâğıdın yanı sıra kozmetik, kimya, tekstil, sanayi ve inşaat gibi alanlarda kullanılabildiğini belirtti.

Barutçugil, “Bu kenevir meselesi çok önemli. Türkiye’nin ekonomisini ihya edecek, büyük değerler katacak bir ürün” diye konuştu. Kenevirin hızlı üretim döngüsünün kâğıt ham maddesi bakımından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Barutçugil, uyuşturucu özelliği bulunmayan kenevir türlerinin de bulunduğuna dikkat çekti.

“Kâğıdı Ebedi Kılan Şeydir”

Dr. Mustafa Küçük ise panelde kâğıt ile geleneksel sanatlar arasındaki ilişkiye değindi. Küçük, “Kâğıt meft gibidir yani ölü gibidir. Ölüler azizdir bizim dinimizde, yakılmaz. Kalem ve yazılan o şey de kâğıdı canlandıran ruh gibidir. Kat’, ebru, tezhip gibi sanatlar o kâğıdı yeniden canlandırır. Kâğıdı ebedi kılan şeydir” dedi.

Küçük, Osmanlı arşivlerinde farklı özelliklere sahip çok sayıda kâğıt türünün kullanıldığını belirterek kâğıdın bilgi ve kültürün aktarılmasındaki rolüne dikkat çekti.2. uluslararası kağıt festivali (11).JPG

Fuat Başar: “Yalova Adeta Başkentlik Yapıyor”

UNESCO Türkiye’de Yaşayan İnsan Hazineleri Listesi’nde yer alan Fuat Başar, kâğıdın medeniyetlerin bilgi ve kültür birikimini kuşaktan kuşağa taşıyan araçlardan biri olduğunu belirtti.

Başar, “Böylesine köklü bir mirasın sanat aracılığıyla yeniden görünür hale getirilmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Medeniyet elçisi olan kâğıda Yalova adeta başkentlik yapıyor” ifadelerini kullandı.

1745’ten Bugüne Uzanan Kâğıt Hikâyesi

Festival kapsamında Yalova’nın kâğıt tarihi de yeniden ele alındı. 1745 yılında İbrahim Müteferrika tarafından Yalova’da kurulan kâğıt imalathanesi, kentin 281 yıllık kâğıt geçmişinin temelini oluşturuyor.

Yalova Kent Müzesi’ndeki sergide kadim Türk sanatları ve çağdaş görsel sanatların yanı sıra edebiyat, fotoğraf ve müzik de kâğıt teması etrafında bir araya getirildi. 15 Temmuz Demokrasi ve Cumhuriyet Meydanı’nda kurulan 21 stantta ise kâğıt sanatı, resim, heykel, ebru, tezhip, karikatür, hüsn-i hat, kaligrafi, cilt, linol baskı ve origami gibi farklı disiplinler ziyaretçilerle buluştu.

Festival, Yalova’nın 281 yıllık kâğıt mirasını sergi, panel ve atölyelerle yeniden gündeme taşırken, kenevirin üretim, sanat ve farklı sektörlerdeki kullanım alanlarının ele alındığı etkinliklerle tamamlandı.