AL-KON Konfederasyonu Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban: “Malpraktis krizinin çözümü açık ve bağlayıcı bir Hekimlik Kanunu’ndan geçiyor”

Türkiye’de hasta–hekim ilişkisini ve kamu maliyesini doğrudan etkileyen bir malpraktis davasında, hastanın üçüncü gebeliği olmasına rağmen prenatal tarama testlerini kendi iradesiyle reddettiğinin kayıtlara geçmesine karşın hekimin tazminata mahkûm edilmesi, sağlık camiasında geniş yankı uyandırdı. AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, yaşanan sürecin mevzuat boşluğundan kaynaklandığını belirterek çözümün Hekimlik Kanunu olduğunu vurguladı.

Ocak 3, 2026 - 15:25
Ocak 3, 2026 - 20:05
AL-KON Konfederasyonu Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban: “Malpraktis krizinin çözümü açık ve bağlayıcı bir Hekimlik Kanunu’ndan geçiyor”

Türkiye’de sağlık sistemini, hasta–hekim ilişkisini ve kamu maliyesini yakından ilgilendiren son yargı kararı, malpraktis hukukundaki yapısal sorunları yeniden gündeme taşıdı. Davaya konu olayda, hastanın üçüncü gebeliği olduğu, prenatal tarama testlerinin kesin tanı koymadığı ve hastanın bu testleri özgür iradesiyle reddettiğinin tüm tıbbi kayıtlarda açıkça yer aldığı belirtildi. Buna rağmen hekimin tazminata mahkûm edilmesi, hekimler arasında ciddi endişe yarattı.

“Bu 3. Gebelikti, Bilinmemesi Mümkün Değil”
Dosya içeriğine göre gebe hasta, Down sendromu açısından önerilen tarama testlerini üç ayrı başvuruda açık şekilde reddetti. Hekim tarafından testlerin amacı, sınırları ve olası riskler anlatıldı; hastanın reddi epikriz raporuna eksiksiz biçimde işlendi. Kayıtların hem hastane bilgi sisteminde hem de Sağlık Bakanlığı veri havuzunda yer aldığı ifade edildi. Bilirkişi raporunda “hekimin kusuru yoktur” tespiti bulunmasına rağmen mahkûmiyet kararı verilmesi dikkat çekti. Şikâyetçi ailenin bu durumun üçüncü gebelik olduğunu bilmemesinin mümkün olmadığı vurgulandı.

77 Milyon TL’lik Tazminat Talebi
Konuya ilişkin X platformunda düzenlenen toplantıda konuşan AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, malpraktis davalarında talep edilen tazminat üzerinden yüzde 6 oranında vergi alındığını hatırlatarak, bu durumun yüksek meblağlı davaların önünü açtığını söyledi. İncelenen dosyada talep edilen tazminatın yaklaşık 77 milyon TL seviyesinde olduğunu belirten Kurban, bunun kamu maliyesi açısından ciddi bir risk oluşturduğunu kaydetti.

“Hekim Kasıtlı Bir Zarar Vermedi”
Uzm. Dr. Kurban, hekimin isteyerek veya ihmalle bir zarar verme eylemi içinde olmadığını vurgulayarak, “Tarama testleri kesin tanı koymaz. Ayrıca Down sendromlu da olsa bir insanın hayatını sona erdirme yetkisi hekime verilmiş değildir.” dedi. Mevcut sistemde tazminatların ilk aşamada hazineden karşılandığını, sonrasında rücu mekanizmasının işletildiğini aktaran Kurban, bu yapının hem hekimleri hem de kamu kaynaklarını baskı altına aldığını ifade etti.

Çözüm: Hekimlik Kanunu
AL-KON Konfederasyonu ve Hekimsen Genel Başkanı Adil Kurban, yaşananların münferit bir dava değil, mevzuat eksikliğinin sonucu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Hekimsen olarak hazırladığımız Hekimlik Kanunu taslağı, hasta güvenliğini, hekim sorumluluğunu ve kamu yararını birlikte ele alıyor. Bu taslak cezalandırıcı değil; kaliteyi, eğitimi ve güvenliği esas alan bir anlayış sunuyor.”

Taslakta, mesleki yetersizlik tespiti halinde doğrudan ceza yerine yeniden eğitim, sertifikasyon ve denetim süreçlerinin öngörüldüğü aktarıldı.

Meclis’e Sunulacak
Uzm. Dr. Kurban, Sağlık Bakanlığı ile ortak çalışmaya hazır olduklarını ve Hekimlik Kanunu taslağının Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması için gerekli adımların atılacağını açıkladı. Kurban, “Bu mesele yalnızca hekimlerin değil, toplumun tamamının meselesidir. Kalıcı çözüm Hekimlik Kanunu’dur.” ifadelerini kullandı.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI